Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Gülistan Doku’nun Tunceli’de kayboluşunun üzerinden 6 yıl geçti. Yapılan kapsamlı arama ve soruşturmalara rağmen Doku’nun akıbetine ilişkin somut bir bulguya ulaşılamazken, ailesi yetkililere sürecin daha etkin yürütülmesi çağrısında bulundu.

Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kayboldu. O tarihten bu yana kendisinden haber alınamazken, güvenlik birimleri tarafından kent genelinde arama ve inceleme çalışmaları başlatıldı. Soruşturma kapsamında Doku’nun son görüldüğü noktalar ve kullandığı güzergâhlar incelendi; güvenlik kamerası kayıtları, telefon sinyalleri ve tanık beyanları dosyaya eklendi.

Arama çalışmalarında Uzunçayır Baraj Gölü ve çevresi farklı dönemlerde tarandı. Ancak yürütülen tüm faaliyetlere rağmen Gülistan Doku’ya ait herhangi bir ize ulaşılamadı.

Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, aradan geçen uzun süreye dikkat çekerek soruşturmanın daha kapsamlı şekilde ele alınmasını talep etti. Dosyada gizlilik kararı bulunduğunu belirten Doku, bu nedenle bazı bilgileri paylaşamadıklarını ifade ederek, aileye çok sayıda kişinin ulaştığını ve görgü tanıklarının bulunduğunu dile getirdi.

Soruşturma kapsamında, Gülistan Doku’nun kaybolmadan önce görüştüğü son kişi olduğu belirtilen Rusya doğumlu Zainal Abarakov, 17 Mart 2022’de Antalya’nın Alanya ilçesinde gözaltına alındı. Yaklaşık 24 saat gözaltında kalan Abarakov, Alanya Adliyesi’nde SEGBİS aracılığıyla yaklaşık 4 saat sorgulandıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirildi.

Öte yandan Doku ailesi, dosyanın şüphelisi Abarakov’un polis olan babası E.Y. hakkında, Gülistan Doku’ya ait kişisel bilgileri hukuka aykırı şekilde ele geçirip yaydığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından E.Y. hakkında kamu davası açılırken, E.Y.’nin Doku’ya ait kişisel bilgileri sosyal medya hesaplarında paylaştığı gerekçesiyle meslekten ihraç edildiği bildirildi.

"Bizim bu çaresizliğimize artık son verilsin"

Gülistan Doku’nun kayboluşunun 6’ncı yılında ablası Aygül Doku, 6 yıl önce, 5 Ocak’ta bir adalet yolculuğuna çıktıklarını belirterek şöyle konuştu:

Ayşe Tokyaz cinayeti davası; duruşma ikinci gününde devam ediyor
Ayşe Tokyaz cinayeti davası; duruşma ikinci gününde devam ediyor
İçeriği Görüntüle

"Çok zor bir adalet yolculuğu bu. Biz bu kente gelir gelmez dönemin Valisi Tuncay Sonel, 'Kızınız intihar etti' dedi bize. Bizi bu köprünün başına getirdi. Şu anda savcının dosyasında intihar ibaresi bile yok. Bizi bu köprüye kilitledi; tam altı yıldır buradayız, hala bu köprüdeyiz. Gelinen aşamada Gülistan’ın intihar etmediği zaten kesinleşti. Ki o dönemin savcıları da ilk haftadan itibaren bize 'Gülistan intihar etmedi' diyordu. Bizim bu çaresizliğimize artık son verilsin. Bakın, Cumhurbaşkanımızla görüştüğümüz zaman 'Devletimiz çok büyük, imkanlarımız çok' dedi. Artık o büyük imkânlar, bizim ricamızdır, devreye girsin. Bakın, bizim elimizde çok bilgi var. Dosyada gizlilik vardır diye konuşmuyoruz. Bize ulaşan çok kişi var, görgü tanıkları var. Hepsi, Gülistan’ın başına kötü bir olayın geldiğini ve bunun duyulmaması için bunları yaptıklarını söylüyorlar. Kızımız Gülistan’ımızı, sabahları uyandırmaya kıyamadığımız Gülistan’ımızı verin bize. Gülistan’ın başına kötü bir şey getirmişler. Sonra sesini duyurmaması için kardeşime kefeni bile çok görmüşler. Benim kardeşimin ruhu rahat değil. Katiller şunu çok iyi bilsin ki; benim canım yansa da, ailemin canı pahasına da olsa biz kardeşimizi bulacağız. Ve şu anda dışarıda organize bir kötülük var; katil ve katilleri koruyanlar adalet önünde hesap verecek. Yalvarıyorum, ben çaresizim. Kime gideceğimi bilmiyorum. Benim kardeşimin, benim Gülistan’ımın ruhu rahat etmeden ben nasıl evde oturayım? Ben nasıl gidip işime, gücüme bakayım?"

Kaynak: Haber Merkezi