11 Kasım 2025’te intihara sürüklendiği iddiasıyla hastaneye kaldırılan ve 10 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra yaşamını yitiren gazeteci Dilan Karaman’ın ölümüne ilişkin hazırlanan inceleme raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Rapor, Karaman’ın ölümüne giden sürecin münferit bir intihar değil, çok yönlü bir şiddet ve baskı sürecinin sonucu olduğunu ortaya koydu.
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi, DAKAH-DER, ÖHD, Rosa Kadın Derneği ve TJA temsilcilerinden oluşan İnceleme Komisyonu, 15 kişiyle yapılan görüşmeler sonucunda raporu hazırladı.
Raporda, Karaman’ın yaşamına son vermesine giden süreçte partner şiddeti, çalışma hayatındaki ağır mobbing, dijital baskı ve politik yalnızlaştırmanın etkili olduğu belirtildi. Komisyon, yaşananların bireysel bir olaydan ziyade yapısal bir şiddet zincirinin parçası olduğunu vurguladı.
Ancak Karaman’ın ailesi rapora tepki gösterdi. Ablası Gönül Karaman, sosyal medya platformu X (Twitter) üzerinden yaptığı açıklamada, “Dilan Karaman’ın ailesi olarak failleri koruyan bu raporu kabul etmiyoruz. Raporun derhal geri çekilmesini talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Dilan Karaman’ın ailesi olarak failleri koruyan bu raporu kabul etmiyoruz. Raporun derhal geri çekilmesini talep ediyoruz.
— Gönül Karaman (@GKaraman77252) March 9, 2026
İnsan hakları savunucusu avukat Eren Keskin de Gönül Karaman’ın talebine saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek, Karaman’ın uzun yıllardır kadın mücadelesi içinde yer alan bir isim olduğunu söyledi.
Öte yandan Karaman’ın danışmanlığını yaptığı DEM Parti Mardin Milletvekili Saliha Aydeniz de sosyal medya hesabından bir öz eleştiri mesajı yayımladı. Komisyonun bağımsızlığına zarar vermemek için bugüne kadar sessiz kaldığını belirten Aydeniz, “Bu sonuçtan ben de sorumluyum.” ifadelerini kullandı.




