Doç. Dr. Üstel’in aktardığına göre araştırma, özellikle fiziksel aktivite, oturma süresi ve uyku düzeninin beyin sağlığı üzerinde düşündüğümüzden çok daha etkili olduğunu gösteriyor. Araştırma sonuçlarına göre düzenli fiziksel aktivite yapan kişilerde demans gelişme riskinin yaklaşık yüzde 25 daha düşük olduğu görüldü. Uzmanlara göre egzersiz yalnızca kasları güçlendiren ya da kalbi koruyan bir alışkanlık değil; aynı zamanda beynin işlevlerini destekleyen önemli bir koruyucu etki de sağlıyor. Yani gün içinde hareket etmek, yalnızca daha fit kalmak için değil, zihinsel performansı ve ileri yaşlardaki beyin sağlığını korumak için de büyük önem taşıyor.
Çalışmanın dikkat çeken bölümlerinden biri de hareketsiz yaşam tarzı ile ilgili veriler oldu. Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, günde 8 saatten fazla oturarak geçirilen sürenin, demans riskini yaklaşık yüzde 27 oranında artırabildiğini söyledi. Bu bulgu özellikle masa başı çalışanlar için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Çünkü bilgisayar başında geçen uzun saatler, fark edilmeden beyin sağlığı üzerinde de baskı oluşturabiliyor. Uzmanlara göre gün içinde kısa aralarla ayağa kalkmak, yürümek ve hareketi günlük rutine dahil etmek bu riskin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Araştırmada yalnızca hareket değil, uyku düzeni de öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Doç. Dr. Üstel’in paylaştığı bilgilere göre beyin sağlığı açısından ideal uyku süresi 7 ila 8 saat olarak öne çıkıyor. Günde 7 saatten az uyuyan kişilerde demans riskinin yaklaşık yüzde 18 arttığı tespit edilirken, 8 saatin üzerinde uyumanın da risk artışıyla ilişkilendirilebildiği görüldü. Bu da gösteriyor ki yalnızca az uyumak değil, uyku dengesinin bozulması da beyin üzerinde olumsuz etki yaratabiliyor.
Uzmanlara göre demans yalnızca genetik yatkınlıkla açıklanabilecek bir tablo değil. Günlük yaşam alışkanlıkları da bu süreçte oldukça belirleyici. Doç. Dr. Üstel, düzenli egzersiz, uzun süre hareketsiz kalmamak ve sağlıklı bir uyku düzeni oluşturmanın, demans riskini azaltabilecek değiştirilebilir faktörler arasında yer aldığını vurguladı. Özellikle orta yaşlardan itibaren benimsenen sağlıklı alışkanlıkların, ilerleyen yaşlarda zihinsel sağlığı koruma konusunda önemli katkı sağlayabileceği belirtiliyor.
Uzun saatler oturarak çalışmak günümüz yaşamının kaçınılmaz bir gerçeği gibi görünse de, uzmanlara göre küçük değişikliklerle bu etki azaltılabiliyor. Saat başı kısa yürüyüşler yapmak, gün içinde hareket molaları vermek, merdiven kullanmak ve düzenli uykuya dikkat etmek, beyin sağlığını korumada önemli adımlar arasında yer alıyor. Kısacası masa başı çalışma düzeni sadece bedeni değil, zihni de etkiliyor. Bu yüzden hareketi ertelememek, sağlıklı uykuyu ihmal etmemek ve gün içinde uzun süre hareketsiz kalmamak, ileride çok daha büyük fark yaratabiliyor.