Gazeteci Fatih Altaylı, geçtiğimiz hafta gözaltına alınarak tutuklanan gazeteciler Cem Küçük ve Tahir Sarıkaya ile ilgili dosyanın temelinde tutuklanan Rasim Ozan Kütahyalı’nın verdiği bilgilerin bulunduğunu öne sürdü.
“Cem Küçük’ün başını eski dostu yaktı” iddiası
Bir dönem yakın arkadaş oldukları belirtilen Cem Küçük ile Rasim Ozan Kütahyalı’nın ilişkilerinin, Kütahyalı’nın AK Parti çevreleri tarafından dışlandığı dönemin ardından bozulduğu ifade edildi.
Altaylı, soruşturma kapsamında kamuoyuna yansıyan isimlerin ve para transferlerinin henüz “buzdağının görünen kısmı” olduğunu belirterek, yeni operasyonların gündeme gelebileceğini yazdı.
Altaylı, köşe yazısında soruşturmayla ilgili yaptığı görüşmelerden edindiği bilgileri şöyle aktardı:
“Rasim Ozan Kütahyalı ile başlayıp, Cem Küçük ile devam eden, Tahir Sarıkaya’nın tutuklanmasıyla genişleyen ve daha başka yerlere de gideceği artık aşikar hale gelen soruşturma ile ilgili küçük bir soruşturma yaptım.
Konuya hakim bazı isimlerle konuştum.
Önce şunu söyleyeyim, ben bu üç kişiyle hayatımda bir kez bile konuşmadım, telefonlaşmadım, ellerini sıkmadım. Kütahyalı’yı Sinan Çetin’in kafesinde çalışırken bir kez gördüm.
Cem Küçük’le Habertürk’e program yaptırdıkları sırada birkaç kez karşılaştım, selamlaşmadım bile.
Tahir Sarıkaya’yı ise hiç görmedim, hatta adını bile pek bilmiyordum doğrusu.
Son gelişmeler ve bu soruşturmanın nereye gidebileceği konusunda fikir sahibi olabilmek için birkaç gündür meseleye hakim birkaç kişiyle görüştüm.
Öğrenebildiklerim şöyle:
Bunlar birkaç yıl öncesine kadar bir ekip olarak hareket ediyorlarmış ve iktidara yakın medyadaki bazı isimlerin ve yöneticilerin kontrolü altındaymışlar. Ancak önce Rasim Ozan Kütahyalı bu ekipten dışlanmış.
Bunun nedeni konusunda farklı görüşler olduğu belirtiliyor. Kimi kaynaklar bunu açgözlülük, kimi kaynaklar paylaşım sorunları, kimi kaynaklar fazla konuşması, kimi kaynaklar ise farklı çevrelerle ilişkiler kurması şeklinde yorumluyor.
Bu dışlanmanın ardından Kütahyalı’nın farklı kesimler tarafından kullanılmaya başlandığı ve zaman içerisinde sahipsiz kaldığı öne sürülüyor. Kütahyalı’nın bir süredir bazı çevrelerle çeşitli iddiaları paylaştığı, Tahir Sarıkaya, Cem Küçük ve bir yayın yönetmeni hakkında suçlamalarda bulunduğu ifade ediliyor.
Cem Küçük hakkında ileri sürülen iddialar
Altaylı’nın aktardığına göre Cem Küçük’ün iktidar çevrelerinde uzun süredir eleştirilen bir isim olduğu iddia edildi.
Küçük hakkında tehdit ve şantaj iddialarının bazı çevrelere ulaştığı, çalıştığı kuruma bu yönde uyarılar yapıldığı ve kurum yöneticilerinin soruşturma ihtimalini gördükten sonra iş akdiyle ilgili karar aldığı öne sürüldü.
Tahir Sarıkaya hakkında iddialar
Altaylı, Tahir Sarıkaya’nın bir tür PR organizasyonu gibi çalıştığının kendisine aktarıldığını belirtti.
Sarıkaya’nın farklı siyasi görüşlerden gazetecilerle, belediyelerle ve çeşitli çevrelerle iletişim halinde olduğu; röportaj ve haber organizasyonlarında aracılık yaptığı, bazı ödemeleri organize ettiği iddialarını yazdı.
Altaylı, görüştüğü bir kişinin şu ifadeleri kullandığını aktardı:
“Sarıkaya’nın telefon kayıtlarına bakılırsa hiç ummadığınız insanlarla bile diyalog içinde olduğu ortaya çıkar. Bu elbette o insanların Sarıkaya ile akçeli işler yaptığı anlamına gelmez ama kendini korumak için muhaliflerle bile çok sıkı fıkıydı.”
“İtirafçı olduğu öne sürülen kişi Kütahyalı”
Altaylı, soruşturmanın ortaya çıkış süreciyle ilgili olarak bir “itirafçı” bulunduğunu yazdı.
Savcılık dosyasındaki itiraf metnini gördüğünü söyleyen kişilere dayandırdığı değerlendirmesinde Altaylı, bu kişinin büyük ihtimalle Rasim Ozan Kütahyalı olduğunu belirtti.
Altaylı’nın aktardığına göre, Kütahyalı’nın çok sayıda bilgi verdiği ve bu nedenle tahliye ihtimalinin konuşulduğu ifade edildi.
Soruşturmadaki maddi boyuta ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Altaylı, başlangıçta ayakkabı ve takım elbise gibi küçük menfaatlerin gündeme geldiğini ancak dosyanın bundan daha geniş olabileceğini yazdı.
Altaylı, bazı kaynakların “çok daha büyük paraların söz konusu olduğunu, milyonlarca liralık aktarımlar ve düzenli ödemeler bulunduğunu” söylediğini aktardı.
“Soruşturmanın kapsamı genişleyebilir”
Altaylı, Cem Küçük’ün soruşturmadaki son halka olmadığını, dosyanın daha fazla isme uzanabileceği yönünde değerlendirmeler bulunduğunu yazdı.
Görüştüğü kişilerin, soruşturmanın yalnızca para transferleriyle sınırlı olmadığını; tehdit, şantaj, güç ilişkileri ve çeşitli bağlantıların da incelendiğini öne sürdüğünü aktardı.
Altaylı ayrıca bazı kaynakların soruşturma kapsamında İsrail bağlantıları ve Adnan Oktar yapılanmasıyla ilişkilerin de araştırıldığını iddia ettiğini yazdı.
“Daha fazla gazeteci inceleniyor” iddiası
Altaylı, Tahir Sarıkaya üzerinden geniş bir gazeteci çevresinin incelendiği yönünde bilgiler aldığını belirtti.
Bununla birlikte, birlikte hareket ettiği öne sürülen grubun daha sınırlı olduğu; bir genel yayın yönetmeni, bazı spor yorumcuları ve iki gazetecinin de dosyada değerlendirildiği iddialarını aktardı.
Altaylı yazısını şu ifadelerle tamamladı:
“Bu operasyonu yapanları alkışlıyorum.
Medyadaki böyle pislikler yüzünden, muhalif ya da iktidara yakın fark etmez, pek çok düzgün, namuslu, edepli gazeteci de aynı pis çukurun içindeymiş gibi görünüyor, meslek rezil oluyordu.
Belki tam olmasa da bir miktar ‘arınma’ burada gerçekleşir.
Umarım bu soruşturma gittiği yere kadar gider, birileri soruşturmaya çomak sokmaz.”




