Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İl Başkanları Toplantısı'na katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adalet ve İçişleri Bakanlığına atanan Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi’nin TBMM’deki yemin töreninde çıkan kavgaya değindi. Erdoğan, “Dün Meclis’te yaşanan sahneleri inanıyorum ki izlediniz. CHP’nin faşizan ve kibirli zihniyetine hep beraber bir kez daha tanık olduk. Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı, milletin kürsüsünü işgal etmek dâhil her türlü zorbalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz, durduramayacaksınız. Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne de gücünüz yeter” dedi.
Erdoğan'ın konuşması şöyle:
“İl başkanlarımız, kadın ve gençlik kollarımızın kıymetli il başkanları, kıymetli belediye başkanlarımız ve il genel meclis başkanlarımız, değerli dava ve yol arkadaşlarım; hepinizi en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.
Sizleri vesile kılarak 81 vilayetimizin her bir karışında AK Parti'nin millete hizmet davasının nöbetini tutan tüm kardeşlerime en içten selamlarımı, saygılarımı gönderiyorum. Yine sizlerin vasıtasıyla AK Parti teşkilatlarının fedakâr mensuplarına milletimize yaptıkları hizmetlerden ötürü tebriklerimi iletiyor, Cenab-ı Allah yar ve yardımcıları olsun, ülkemize, milletimize, demokrasimize hayırlar getirmesini diliyorum.
Erdoğan’dan muhalefete ‘şiddet’ tepkisi
Toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize teşekkür ediyorum. Değerli kardeşlerim, AK Parti olarak kadrolarımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. Partimize yönelik gerçekten büyük bir teveccüh söz konusu. Geçen ay grup toplantımızda 3 yeni milletvekilimiz AK Parti saflarına dâhil oldu. 4 ilçe ve belde belediye başkanımız da Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantımızda AK Parti ailesine katıldı. Türkiye Yüzyılı'nın inşasına omuz vermek için partimize intisap eden tüm arkadaşlarımıza bir kez daha hoş geldiniz diyorum.
Muhalefetin şiddet, hakaret, tahrik dozu giderek artan propagandasına rağmen partimiz ve Cumhur İttifakımız çekim merkezi olmayı sürdürüyor. Şu bir gerçektir ki AK Parti bugün Türkiye'nin hem en büyük siyasi partisi hem de en kurumsal siyasi hareketidir.
“Cumhur İttifakı devletimizin bekasının en sağlam güvencesidir”
Cumhur İttifakı ise devletimizin bekasının, milletimizin birlik ve dirliğinin en sağlam güvencesidir. Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır. Şayet AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa evelallah 86 milyonun her bir ferdi güvendedir; Türkiye’nin aydınlık yarınları teminat altındadır.
Bakın, bunu öyle laf olsun diye asla söylemiyorum. Aksine burada çok yalın bir gerçeği ifade ediyorum. Bölgemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri hepimiz yakından takip ediyoruz. Unutmayın, ezberler bozuluyor, kurumlar itibar kaybediyor, mevcut düzen temelden çatırdarken yerine ne geleceğini kimse kestiremiyor. Bütün bunlara baktığımızda Cumhur İttifakı’nın ülkemiz ve milletimiz açısından ne manaya geldiği özellikle bu günlerde daha iyi anlaşılıyor.
Şurası tartışmasız bir hakikattir: Belirsizliklerin küresel düzeyde arttığı, her gün yeni bir krizin patlak verdiği, haklının güçlü değil, güçlünün haklı olduğu günümüz jeopolitiğinde Türkiye’nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır; tecrübeli, liyakatli, dürüst, çalışkan kadroların iş başında olmasıdır.
Erdoğan’dan Özgür Özel’e eleştiri
Son 10 yıldaki hadiseleri şöyle bir gözden geçirin. Neler yaşadığımızı, nelerle mücadele ettiğimizi lütfen şöyle bir hatırlayın. Gelişmiş ülkeler dâhil dünyanın başka herhangi bir devletinin başına gelse yerle yeksan olacağı nice krizi biz başarıyla yönettik. Doğal afetlerden savaşlara kadar en zorlu badirelerin üstesinden alnımızın akıyla geldik. Türkiye’yi sıcak çatışmaların tarafı hâline getirmeye yönelik tuzakların tamamını boşa çıkardık. Dengeli ve stratejik aklı merkeze alan dış siyasetimizle ülkemizi krizlerin çözümünde anahtar ülke konumuna getirdik.
Ana muhalefetin başındaki zat yabancılar karşısında şekilden şekle girerken biz her alanda Türkiye’yi şanla, şerefle temsil ettik ve ettirdik. Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda, çok açık söylüyorum, bir Türkiye rüzgârı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor. Türkiye’nin ne diyeceği, nasıl tavır alacağı dikkatle takip ediliyor. Türkiye, gündemi belirlenen ülke değil; gündemi belirleyen bir ülke olarak adından daha fazla söz ettiriyor.
Cenab-ı Allah’a ne kadar hamd etsek azdır. Tam da aziz milletimizin bizden beklediği şekilde, tam da şanlı tarihimize yakışır biçimde uluslararası alanda güçlü bir varlık gösteriyoruz. Şunun da sizinle birlikte 86 milyonun bilmesini isterim: Henüz yeni başladık. Gelecekte çok daha iyi yerlerde olacağız.
"Engelleyemeyeceksiniz, durduramayacaksınız"
Dün Meclis’te yaşanan sahneleri inanıyorum ki izlediniz. CHP’nin faşizan ve kibirli zihniyetine hep beraber bir kez daha tanık olduk. Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı, milletin kürsüsünü işgal etmek dâhil her türlü zorbalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz, durduramayacaksınız. Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne de gücünüz yeter.
“Rahat dursanız da bu yeminler güzel güzel yapılsa olmaz mıydı?”
Ne oldu? Rahat dursanız da bu yeminler güzel güzel yapılsa olmaz mıydı? Olurdu. Ama bunlarda demokratik anlayış yok. O faşist anlayıştan vazgeçemezler. İliklerine kadar işlemiş bozgunculukla, milli iradeye karşı edepsizlik ederek, Gazi Meclis’in saygınlığına gölge düşürerek, çirkin siyasetlerini genel kurul salonuna taşıyarak nasıl bir zihniyete sahip olduklarını bir kez daha gösterdiler. Bu kendini bilmezlere sormak lazım: Türkiye Büyük Millet Meclisi sizin keyfinize göre kavga çıkaracağınız bir eylem alanı mıdır? Siz Gazi Meclis’e milletin hakkını, hukukunu savunmaya mı geldiniz; yoksa terör estirmeye, kavgayı, nefreti, öfkeyi, hakareti Yüce Meclis’e taşımaya mı? Hiç mi rahatsız olmuyorsunuz? Hiç mi utanmıyorsunuz? Daha ne kadar kendinizi rezil edecek, küçük düşürecek, size oy veren vatandaşlarımızın başını yere eğdireceksiniz?
Ana muhalefetin siyaset kurumuna olan güveni dinamitleyen, Meclis’in vakarına zarar veren, hepsinden öte aziz milletimizi üzen dünkü saldırılarını telin ediyor ve reddediyorum. Dün olduğu gibi gelecekte de Gazi Meclis’in mehabetine yönelik mütecaviz eylemler karşısında dimdik duracağımız bilinmelidir. Bunu yaparken de kavga ve kaosla değil; nezaketimizle, asaletimizle, bilgi ve birikimimizle farkımızı ortaya koymaya devam edeceğiz.”





