Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Valiler Buluşması'na katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis'te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 21. Toplantısına değindi.

Toplantıda, 60 sayfalık süreç raporunun komisyonda kabul edilmesini ele alan Erdoğan, “Yol haritası niteliğindeki bu raporu önemli bir kazanım olarak görüyorum. Şimdi Meclisimizde sürecin yasal boyutuyla ilgili mütalaalar başlayacak; silah bıraktığını ilan eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak. Böylece önce Terörsüz Türkiye’yi, inşallah ardından da terörsüz bölgeyi coğrafyamızda kuvvetlendiren fiile çıkaracağız. Sürecin sıhhatli bir şekilde devamı için sınır bölgelerimizdeki valilerimiz başta olmak üzere ülkeyi idare amirlerimize önemli görevler düşüyor. Olası provokasyonların önüne geçilmesi, şehirlerimizde huzur ve güven ortamının korunması, güvenlik boyutunda en ufak bir zafiyetin olmaması, Terörsüz Türkiye’ye doğru ilerlediğimiz bu günlerde oldukça mühimdir. Sizlerden bu konuda da azami katkı beklediğimi özellikle vurguluyorum” dedi.

Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Hizmet ederken güç zehirlenmesine kapılmayacağız”

“Valilerimizden en büyük beklentimiz sorunlara hızlı ve etkin çözümler üretmeleri, insanımızın gönlüne girmeleri, görev ve mesuliyet dairesinde maksimum verimle vazifelerini ifa etmeleridir. Liderlik de esasen bunları gerektirir. Başarılı bir vali iyi bir lider demektir. İyi liderlik, yük almayı, sorumluluk almayı, riske girmeyi; idareyi massalatçılıktan, yani yerelde çözülebilecek sorunları Ankara'ya havale etmekten uzak durmayı gerektirir. Suyu akışına bırakan, hazıra konan, selefinden devraldığı mirası tüketen bir yöneticinin ne bulunduğu vilayete ne de riyaset ettiği kamu kurumuna liderlik etmesi mümkün değildir.

Erdoğan'dan Valilere: Kariyer mühendisliğine girişmeyeceksiniz

Her birinizden görevinizi yaparken şu hassasiyetleri her daim gözetmenizi özellikle bekliyorum: Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız. Yürüttüğünüz projeleri, yaptığınız yatırımları, verdiğiniz hizmetleri Hakk'ın rızasına vasıl olma aracı olarak görmelisiniz.

Bakın, her fırsatta vurguluyorum, bugün altını tekrar çiziyorum: Ünvanımız ne olursa olsun, şahsım dahil hepimiz Aziz milletimizin birer hizmetkarıyız. Devleti temsil ederken vakur olmak, kibirli olmak anlamına asla gelmez. Vatandaşa tepeden bakılmasına, insanımıza hürmetsizlik edilmesine, insanlarımız arasında ayrımcılık yapılmasına müsamahamız yoktur. Sizler zaten çok iyi biliyorsunuz; hizmet ederken güç zehirlenmesine kapılmayacak, kariyer mühendisliğine girişmeyecek, hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz devletimizin ve Aziz milletimizin selameti dışında hiçbir menfaat gözetmeyeceğiz.

Erdoğan’dan sosyal medya uyarısı

Son dönemde şikayetlere konu olan bir hususun burada ifade etmekte fayda görüyorum: Sosyal medyanın ve dijital platformların yaygınlaşması ile birlikte iletişim ve bilgilendirme faaliyetlerinin önemli bir kısmı bu mecralara kaydı. Kamu kurumlarımız ve görevlilerimiz doğal olarak bu mecraları daha çok kullanmaya başladı. Ancak beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda zaman zaman ölçünün kaçtığını şahit oluyoruz. İnsanların mahremiyeti ihlal edilirken, devletimizin ciddiyetine yakışmayan sahneler ortaya çıkmakta; iletişim çalışması ya iletişim kazasına ya da iletişim krizine dönüşmektedir. Bu konuda gereksizlerin, gerekse mahiyetinde çalışan kamu görevlilerinin en üst düzeyde hassasiyet göstereceğine inanıyorum.

Erdoğan’dan Valilere çağrı: Sizlerden çok büyük gayret bekliyorum

Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadı. Türkiye'de laiklik tartışması yokken, özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde, milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmayacağız; doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayınladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin, milletimizin arasına nifak sokmasına, birlik ve kardeşlik yerine insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz.

Sizlerden mübarek Ramazan ayında çok büyük gayret bekliyorum. Şunu en iyi sizler biliyorsunuz: Unutmayın, devlet kapısı hacet kapısıdır. Bizim insanımız mahcuptur, mağrurdur, kalbini herkese açmaz, derdini sıkıntısını ulu orta herkese anlatmaz; hele hele meramını, maruzatını, ihtiyacını herkesle paylaşmaz. O yüzden ihtiyaç sahibi kardeşlerimizi siz arayıp bulacak, onlar size gelmeden siz onların yardımına koşacaksınız. Gerekirse kapı kapı gezecek, sorunları yerinde tespit edecek ve en hızlı şekilde çözüme ulaştıracaksınız.

Gariplerin, yoksulların, öksüz ve yetimlerin elinden siz tutacaksınız. Ziyaretlerle, sahur ve iftar programları ile yardım çalışmalarıyla devletimizin şefkatli elini vatandaşa siz uzatacaksınız. Eğer bir evde iftar yemeği yetişmiyorsa, eğer bir hanede sahur sofrası kurulamıyorsa, Allah korusun, bu vebalini siz ne de biz taşıyabiliriz. Bu konuda siz kıymetli valilerimizden ayrı bir hassasiyet beklediğimi bir kez daha ifade ediyor, Rabbim’in yar ve yardımcınız olmasını diliyorum.

Erdoğan'dan CHP'ye sert eleştiri: Yolsuzluğun ete kemiğe bürünmüş hali
Erdoğan'dan CHP'ye sert eleştiri: Yolsuzluğun ete kemiğe bürünmüş hali
İçeriği Görüntüle

Değerli kardeşlerim, kıymetli valilerim, biz derdi olan bu ülkenin, bu milletin derdiyle dertlenen bir kadroyuz. Milletin takdiriyle ülkeyi yönetme görevini devraldığımız günden bu yana 86 milyonun müreffeh ve mutlu geleceği için canla başla çalışıyoruz. Gerek bölgemizde gerekse dünyada risk ve belirsizliklerin dalga dalga yayıldığı kritik bir dönemde, iç cephemizi tahkim etmek amacıyla Cumhur İttifakı olarak tarihi bir adım attık; Terörsüz Türkiye sürecini başlatarak milletimizin ayağına vurulan yarım asırlık kanlı prangayı parçalamak üzere sadece elimizi değil, gövdemizi de taşın altına koyduk. Süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla süreci yönetiyoruz. İlgili kurumlarımız görevlerini özenle ve koordinasyon içinde icra etmeyi sürdürüyor.

“Suriye’deki sorunun çözülmesi ile birlikte önümüzdeki adımlar netleşecektir”

Suriye'nin kuzeyindeki sorunun inşallah suhuletle çözülmesi ile birlikte önümüzdeki adımlar netleşecektir. Türkiye olarak bunun gerçekleşmesi için kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde gereken desteği vermeye devam edeceğiz. Malumunuz, Meclisimizin çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunu bugün tamamladı; tüm siyasi parti gruplarının desteğiyle nihai rapor kabul edildi. Bu vesileyle 5 Ağustos’tan beri komisyon bünyesinde mesuliyet bilinci ile hareket eden tüm milletvekillerine, bilhassa Cumhur İttifakı’nın kıymetli temsilcilerine teşekkür ediyorum. Değerli fikirleriyle komisyona katkı sunan tüm davetlilere de ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum.

“Bu raporu önemli bir kazanım olarak görüyorum”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımızı, ilk günden itibaren sergilediği dirayetli, yapıcı ve uzlaştırıcı tavrı için hassasiyetle tebrik ediyorum. Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak, uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporu ile sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur. Yol haritası niteliğindeki bu raporu önemli bir kazanım olarak görüyorum.

“Terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak”

Şimdi Meclisimizde sürecin yasal boyutuyla ilgili mütalaalar başlayacak; silah bıraktığını ilan eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak. Böylece önce Terörsüz Türkiye’yi, inşallah ardından da terörsüz bölgeyi coğrafyamızda kuvvetlendiren fiile çıkaracağız. Sürecin sıhhatli bir şekilde devamı için sınır bölgelerimizdeki valilerimiz başta olmak üzere ülkeyi idare amirlerimize önemli görevler düşüyor. Olası provokasyonların önüne geçilmesi, şehirlerimizde huzur ve güven ortamının korunması, güvenlik boyutunda en ufak bir zafiyetin olmaması, Terörsüz Türkiye’ye doğru ilerlediğimiz bu günlerde oldukça mühimdir. Sizlerden bu konuda da azami katkı beklediğimi özellikle vurguluyorum.

Merkezi idaremizin, yerel yönetimlerimizin ve sivil toplum kuruluşlarımızın uyum içinde çalışmasıyla inşallah hedeflerimize tek tek ulaşacağız. Kahraman şehitlerimizin emanetine, gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın hassasiyetlerine en güçlü şekilde sahip çıkacağız. Vasiyetlerine en güçlü şekilde sahip çıkacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.

Bu düşüncelerle, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif’in âlem-i İslam’ın itibarına vesile olmasını diliyorum. Yaptığınız ve yapacağınız tüm hizmetler için sizlere bir kez daha teşekkür ediyor, her birinize çalışmalarınızda Rabbim’den üstün muvaffakiyetler diliyorum. 81 ilimizdeki vatandaşlarımıza selam ve sevgilerimi iletmenizi sizlerden rica ediyorum. Hepinizi bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyor; sizleri Allah’a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla.”

Kaynak: Haber Merkezi