Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aydın'da "Ev Sahibi Türkiye” 6.973 kura çekimi, 1.482 konut anahtar teslimi, şehir hastanesi ve yapımı tamamlanan diğer yatırımların toplu açılış töreninde konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Hatay ziyaretini sert bir dille eleştiren Erdoğan, "Deprem bölgesine sahip çıkmak şimdi mi aklınıza geldi? Neredeyse üç yıldır sürecin hiçbir yerinde yoktunuz. Hayırdır? Daha yeni mi ayıldınız? İnşa ve ihya çalışmaları bitmek üzereyken, CHP Genel Başkanı’nın aklına deprem bölgesine sahip çıkmak daha yeni geliyor. Hep söylüyorum: Bunların ülkede ne olup bittiğinden inanın haberi yok. Bizim verdiğimiz sözleri, kendi ne diyorlardı, 'bedava traktör' vaatleri gibi zannediyorlar" dedi.

“Ülkemiz genelinde toplam 500 bin sosyal konut inşa edeceğiz”

Erdoğan’ın konuşması şöyle:

Kardeşlerim, bugün, toplam değeri 87,5 milyar lirayı aşan yatırımları şehrimizin hizmetine sunuyoruz. Biliyorsunuz, “Ev sahibi Türkiye” sloganıyla bir konut projesi başlattık. Bu projemizle ülkemiz genelinde toplam 500 bin sosyal konut inşa edeceğiz.

Ayrıca 500 mahalle konağını, 500 anaokulunu, aile sağlığı merkezlerini, gündüz bakım evlerini, taziye evlerini, misafirhaneleri ve spor salonlarını da sosyal konutlarla birlikte Türkiye’mize kazandıracağız.

Yüzyılın konut projesinin kura çekimlerine geçen ay başladık. Bugün de Aydın’da; merkezde 2.100, ilçelerde 4.873 olmak üzere toplam 6.973 konutun kurasını çekiyoruz. Konutlarımızın ilk teslimatlarını 2027 yılının Mart ayından itibaren yapmayı planlıyoruz.

Sosyal konutlarımız şimdiden Aydınlı kardeşlerimize hayırlı, uğurlu olsun. Rabbim, bizlere bu konutların anahtarlarını hak sahibi kardeşlerime bizzat teslim etmeyi de nasip eylesin.

Şimdi ana muhalefetin genel başkanı yine çıkıp “Bu evleri bitiremezler.” diyecek. Kendisinin bile inanmadığı, inanmadığı bir sürü abuk sabuk argümanı öne sürerek bu evlerin niçin yapılamayacağını millete anlatmaya çalışacaktır. Bunu nereden mi biliyorum? Daha önce aynısını deprem bölgesinde yaptı da ondan biliyorum.

Hatırlayın; 6 Şubat depreminden sonra bize neler neler söylediler. “Hükümet bu enkazın altında kalır.” dediler. “Bunlar enkazı kaldıramaz, evleri inşa edemezler.” dediler. Aynı şeyi İzmir için de söylediler.

Peki, İzmir’de depremde biz bütün enkazı kaldırdık mı? Vatandaşlarımızı hamdolsun o konutlara yerleştirdik mi?

“Milletimize söz verdik, sözümüzü yerine getirdik”

Dünyanın en büyük şantiyesini deprem bölgemizde kurarak 7 gün 24 saat esasıyla çalıştık, çabaladık. Millete mahcup olmamak için adeta çırpındık. 27 Aralık’ta, yani yıl bitmeden, 455 bininci konutun anahtarlarını Hatay’da hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik.

Yani milletimize söz verdik, hamdolsun sözümüzü de yerine getirdik. Avrupa dâhil, dünyada hemen hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı bir yükü alnımızın akıyla sırtladık.

Şimdi bakınız değerli kardeşlerim; geçenlerde nasıl olduysa CHP Genel Başkanı’nın yolu Hatay’a düşmüş. Baktım, orada kendince yaşadığı utancı gizlemeye çalışıyor. Hatay’da yapılan işleri; konutları, yolları, caddeleri, okulları, hastaneleri, ticarethaneleri gördükçe, vaktinde ettiği o büyük laflar aklına geliyor ve herhâlde onların altında eziliyor.

“Üç yıldır neredeydin, Özgür Efendi?”

Normalde bizden açıkça özür dilemesi gerekirken, lafı eğip bükerek işin içinden sıyrılmak istiyor. Daha fazla pot kırmamak için aslında bu yaptığı anlaşılabilir. Fakat bu zat, depremin üzerinden üç yıl geçtikten sonra çıkıyor, “Deprem bölgesini yalnız bırakmayacağız.” diyor.

İyi, hoş da sormazlar mı sana; üç yıldır neredeydin, Özgür Efendi? 455 bin konut yapılırken sen neyle meşguldün, Özgür Efendi?

“Deprem bölgesine sahip çıkmak şimdi mi aklınıza geldi?”

Deprem bölgesine sahip çıkmak şimdi mi aklınıza geldi? Neredeyse üç yıldır sürecin hiçbir yerinde yoktunuz. Hayırdır? Daha yeni mi ayıldınız?

İnşa ve ihya çalışmaları bitmek üzereyken, CHP Genel Başkanı’nın aklına deprem bölgesine sahip çıkmak daha yeni geliyor. Hep söylüyorum: Bunların ülkede ne olup bittiğinden inanın haberi yok. Bizim verdiğimiz sözleri, kendi ne diyorlardı, “bedava traktör” vaatleri gibi zannediyorlar.

Her çiftçiye bedava traktör, her depremzedeye bedava ev… Ama bütün işleri gibi bunlar da yalan oldu.

Şimdi de emeklilerimiz üzerinden bir istismar arayışı içindeler. Yönettikleri belediyelerde işçiye maaş yerine harçlık veren kendileri değilmiş gibi, emeklilerimizi hükümetimize karşı kışkırtmaya çalışıyorlar. Meclisi panayır yerine çeviriyorlar.

Madem emekçinin, emeklinin hakkını düşünüyorsunuz; Ankara’da kürsü basacağınıza, belediye çalışanlarının maaşlarını düzenli ödesenize.

“Bunların tek bildiği hakaret etmek”

Maalesef işte böyle tutarsızlar. Ne emekli umurlarında ne de maaş yerine harçlık verdikleri işçiler. Bunların tek bildiği hakaret etmek, çamur atmak, karalamak; kabir başında rakı kadehi tokuşturup milletin parasıyla tropik adalarda keyif çatmak.

Daha önce defalarca söyledim, bugün bir kez daha söylüyorum:
Bakın, biz eserlerimizle konuşuyoruz. Yaptıklarımızla konuşuyoruz. Ülkemize kazandırdığımız hizmetlerle, projelerle konuşuyoruz.

Eğer bulabiliyorsanız, siz de eserlerinizden bahsedin. Şayet varsa, siz de hizmetlerinizden söz edin.

“Bizimle laf değil; eser ve hizmet yarıştırın”

Özgür Efendi, Türkiye için bugüne kadar hangi katma değeri ürettiniz?
Eğer cesaretiniz varsa, gelin ondan bahsedin. Yapabiliyorsanız, bizimle laf değil; eser ve hizmet yarıştırın.

Çok değerli kardeşlerim, bugün burada niye varız? Açılışını yaptığımız Aydın Şehir Hastanemiz, her açıdan Aydın’ımıza layık bir eserdir. İçerisinde 365 poliklinik ve 34 ameliyathane bulunan, 1.300 yatak kapasiteli Aydın Şehir Hastanemizin bugün kurdelesini kesiyoruz.

65,5 milyar liralık yatırım büyüklüğüne sahip Aydın Şehir Hastanemizde;
2.269 araçlık açık ve kapalı olmak üzere iki adet otoparkımız bulunuyor.
Nükleer tıp merkezi, 45 diyaliz cihazı, 16 yanık yatağı, toplam 250 yoğun bakım yatağı, 3 MR ve 3 tomografi cihazı ile her açıdan gurur verici bir şifa merkezini Aydın’ımıza kazandırıyoruz.

Aydın Şehir Hastanemiz aynı zamanda bir eğitim ve araştırma hastanesi olacak. Yani hem nitelikli kadrosuyla Aydın halkına sağlık hizmeti sunacak hem de ülkemize tıp alanında nitelikli kadrolar yetiştirecektir.

“Büyükşehir Belediyemizin 8 adet projesini bugün hizmete veriyoruz”

Geliyorum Aydın Büyükşehir Belediyemizin yatırımlarına. Aydınlı kardeşlerimin “Topuklu Efesi” Özlem Çerçioğlu Başkan, maşallah sosyal belediyecilik alanında başarı çıtasını sürekli yukarı taşıyor. Büyükşehir Belediyemizin 8 adet projesini bugün hizmete veriyoruz.

İncirliova ve Kuyucak’ta iki adet Çocuk Gelişim Merkezimiz tamamlandı. Efeler’de, Tekstil Alanı içerisindeki tescilli binalarımızın restorasyonu yapıldı. Belediyemiz Didim’de huzurevimizi güçlendirdi, kültür merkezimizin bakım ve onarımını başarıyla tamamladı.

Ayrıca Nazilli ilçemizde ikinci, Aydın genelinde ise yedinci Otizm Merkezimiz tamamlandı. Nazilli’de Diş Sağlığı Polikliniği, Efeler’de Acarlar Şehir Hastanesi yolu ile Hayvan Doğal Yaşam Alanımızın birinci etap bakım işleri bitirildi. Tüm bu yatırımları sizlerin istifadesine sunuyoruz.

Bu yatırımlarda emeği geçen bakanlıklarımızı, kurumlarımızı ve Aydın Büyükşehir Belediyemizi tebrik ediyorum. Yüklenici firmalarımızla birlikte şantiyelerde fedakârca ter döken işçi, mimar ve mühendis kardeşlerimizin tamamına gönülden teşekkür ediyorum.

Bölgemizde ve dünyada yaşanan hadiseleri inanıyorum ki sizler de yakından takip ediyorsunuz. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan küresel nizam kökten çatırdıyor. Hukukun gücü yerine, gücün hukukunun egemen olduğu bir yapıya doğru hızla ilerliyoruz.

Yıllardır konforlu bir coğrafyada bulunmanın keyfini çıkaran ülkeler, ilk defa hayatın gerçekleriyle yüzleşiyor. Bizim senelerdir uğraştığımız meselelerin çok küçük bir kısmıyla onlar da burun buruna gelmeye başladı.

Davos’taki tartışmalara baktığımızda, küresel sisteme yönelik yaptığımız eleştirilerin artık Batı dünyasında da karşılık bulduğunu görüyoruz. Düne kadar bize küresel sistemi öven Batılı liderler, bugün çarpıklıktan, adaletsizlikten ve sistemin sorunlarından bahsediyorlar. Bizi acımasızca eleştirenlerin, bugün bize hak verdiklerini görüyorum.

Aynı durum komşumuz Suriye için de geçerlidir. Hatırlayın; Suriye’deki mazlumlara sahip çıktığımız için 13,5 yıl boyunca bize demediklerini bırakmadılar. “Türkiye yalnızlaşıyor.” dediler. “Türkiye Orta Doğu bataklığına saplanıyor.” dediler. Hatta ülkemizi DEAŞ terör örgütüne destek vermekle suçladılar. Peki sonuçta ne oldu?

Suriye’de zalim rejim devrildi, zulüm sona erdi. Elinde yaklaşık bir milyon Suriyelinin kanı olan bir yönetim yerine, Türkiye’nin çok yakın dostu bir hükümet iş başına geldi. Cumhurbaşkanı Ahmet Şara’nın dirayetli liderliğinde, ülkemizin de güçlü desteğiyle Suriye şimdi hızla toparlanıyor.

13,5 yıllık çatışmaların ardından güvenlik ve istikrar yeniden sağlanıyor. Terör örgütleri işgal ettikleri bölgelerden Suriye ordusu tarafından yavaş yavaş çıkarılıyor. Eski rejim döneminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimiz, yeni Suriye’nin asli bir parçası oluyor; hakları en üst seviyede teslim ediliyor. Türkmen kardeşlerimiz de aynı şekilde yeni yönetimde çok önemli görevler üstleniyor.

Terör örgütleriyle ve bu belayla mücadele, geçmişe kıyasla çok daha güçlü ve kararlı bir hâle geliyor. Bölgemizde her türlü terörün kökü, hamdolsun, kurutuluyor.

Mehmet Şimşek’ten Shakespeare’li 'saç ve diş turizmi' paylaşımı
Mehmet Şimşek’ten Shakespeare’li 'saç ve diş turizmi' paylaşımı
İçeriği Görüntüle

“Terörsüz Türkiye sürecinde attığımız her adımı hesaplıyoruz”

Yani yıllardır ülkemiz için endişe kaynağı olan sorunlar, birer birer çözüme kavuşuyor.

Tüm Aydınlı kardeşlerimin şunun farkında olmasını isterim; hükûmet olarak, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. İç siyasette de dış politikada da, terörsüz Türkiye sürecinde de attığımız her adımı hesaplıyor, ölçüyor, biçiyor; ondan sonra harekete geçiyoruz.

Bugüne kadar ne ülkemizin ne de milletimizin kılına dahi zarar gelmesine müsaade ettik. Çevremizdeki ülkeleri tesiri altına alan yangının, Allah korusun, ülkemize sıçramasına ve bize de sirayet etmesine izin vermedik. Çok zorlu süreçleri, hamdolsun, son derece başarılı bir şekilde yönettik.

Bunu da siz Aydınlı kardeşlerimizin desteği ve duası sayesinde başardık.

Şundan milletim emin olsun:
Türkiye iyi kadroların yönetimindedir.
Türkiye tecrübeli kadroların idaresindedir.
Türkiye, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın riyasetinde tam bir güven içindedir.

Aydın Çıldır Havalimanı’nın ticari uçuşlara açılması için gerekli çalışmaları başlatıyoruz. Ulaştırma Bakanıma bu konuda gerekli talimatları verdim. Hayırlı olsun, uğurlu olsun.

Kaynak: Haber Merkezi