Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Genç İstihdam Hamlesi-Güç Tanıtım Programı'nda konuştu.
Toplumda yaygın olarak kullanılan ‘ev genci’ kavramına tepki gösteren Erdoğan, “ Şunu da büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, son yıllarda ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerimizin oranında kayda değer bir düşüş yaşanmaktadır. Bu, şüphesiz kıymetli bir kazanımdır. Ancak bu kazanımı kalıcı hâle getirmek zorundayız. Zaman zaman “gençler iş beğenmiyor” şeklinde haksız genellemeler yapıldığını görüyoruz. Bunun da ötesinde, “ev genci” gibi incitici ifadelerle gençlerimizin hedef alındığına şahit oluyoruz. Bu ülkenin aydınlık yüzlerini edilgen bir konuma iten, onların potansiyelini yok sayan hiçbir yaklaşımı bugüne kadar kabul etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Marjinal çevreler bu ülkenin gençlerine sokağı adres gösterirken…”
Erdoğan’ın konuşması şöyle:
Türkiye’nin 23 yıldır devam eden kalkınma maratonu, bütün hızıyla sürüyor. Bugün bir kez daha görüyorum ki, muhalefetin başını çektiği marjinal çevreler bu ülkenin gençlerine sokağı adres gösterirken, biz ekonomideki hedeflerimize gençlerimizle birlikte yürüyoruz. Boğazlarına kadar battıkları rüşvet ve yolsuzluk çamurundan, duygularını manipüle ettikleri gençlerin omuzlarına basarak kurtulmaya çalışanlara rağmen, biz gençlerimizi el üstünde tutuyor ve onlara destek oluyoruz.
Gençlerimize daha iyi bir gelecek sağlamak için elimizden geleni yapmanın çabası içindeyiz. Çünkü bizim derdimiz var; bu ülke ile ilgili hayallerimiz var, büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuz var. Bunun için siyasette, eğitimde, bürokraside, iş hayatında, sivil toplumda ve daha pek çok alanda kaynaklarımızı seferber ediyoruz.
Vizyonlarına her zaman inandığımız gençlerimizin bilgisinden, dinamizminden ve kabiliyetlerinden istifade etmeye önem veriyoruz. Bununla birlikte, eğitim ve istihdam arasındaki kopukluğu giderecek ve sistemin aksayan yanlarını tamir edecek adımlar atmayı da sürdürüyoruz. Birazdan detaylarını paylaşacağımız “Gençliğin Üretim Çağı Güç Programı” da bunlardan biridir.
“İşletmelere de en az %10 oranında stajyer alma zorunluluğu”
Biliyorsunuz, İŞKUR bünyesindeki Staj Portalı ile gençlerimiz uygun staj imkânlarına erişebiliyor ve işletmelerimiz de iş ilanlarını yayınlayabiliyor. Şimdi bu sistemi bir üst seviyeye taşıyoruz. Ulusal Staj Programı’nı İŞKUR’un uhdesine devrettik ve mevcut Staj Portalı ile birleştirdik.
Ayrıca, 50’den fazla çalışanı olan kamu ve özel sektör işletmelerindeki stajyer çalıştırma yükümlülüğünü titizlikle uygulayacağız. Aktif işgücü programlarından yararlanan işletmelere de en az %10 oranında stajyer alma zorunluluğu getiriyoruz. Staj döneminde gençlerimizin ücret ve prim maliyetlerini desteklemeye devam edeceğiz.
İş yeri ve stajyer eşleşmesini kolaylaştırmak için iş ve meslek danışmanlığı hizmeti vererek gençlerimizin yanında olacağız. Staj desteklerimize önümüzdeki 3 yıl için toplam 27 milyar liralık
bütçe ayırdık. Mevcut staj kapasitesine ilave olarak, 3 yılda 800.000 gencimizin daha staj süreçlerine devlet olarak İnşallah destek sunacağız. Staj başvurularını bugün itibariyle İŞKUR üzerinden almaya başlıyoruz. Şimdiden tüm gençlerimiz için hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.
“Öğrencilerimizin bilgilerini de yakında İŞKUR veri tabanına dâhil edeceğiz”
Mesleki eğitim kurumlarımızdan mezun olan gençlerimiz, bugün işgücü piyasasında büyük bir avantaja sahiptir. Bu gençlerimiz, eskilerin deyişiyle, kollarında altın bilezikle iş hayatında yer almakta ve çok ayrıcalıklı bir konuma sahip olmaktadır. Kendileri için geçmişte sıkça kullanılan “ara eleman” ifadesinin yerini, bugün iş dünyasında “aranan eleman” tabiri almıştır. Bu dönüşüm, mesleki eğitimin üretim süreçlerindeki yerini göstermesi açısından son derece mühimdir. Meslek liseleri ve meslek yüksekokullarında öğrenim gören gençlerimizi doğru yönlendirmemiz, onları henüz diplomalarını almadan farklı sektörlere dâhil edebilmemiz büyük önem arz etmektedir. Bu sayede genç istihdam oranını artırabilir, sanayimizin ve hizmet sektörümüzün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü çok daha hızlı karşılayabiliriz.
İşte bu amaçla, Güç Programı kapsamında “Geleceğim Meslekte” uygulamasını hayata geçiriyoruz. Uygulama çerçevesinde Yükseköğretim Kurulumuz, Millî Eğitim Bakanlığımız ve Çalışma Bakanlığımız arasında güçlü bir iş birliği tesis ettik. Mesleki ve teknik liselerin son sınıfındaki öğrencilerimizin bilgilerini İŞKUR sistemine aktardık. Meslek yüksekokullarımızın son sınıflarında eğitimlerini sürdüren öğrencilerimizin bilgilerini de yakında İŞKUR veri tabanına dâhil edeceğiz.
Her öğrencimize, kendileriyle yakından ilgilenecek bir iş ve meslek danışmanı atayacağız. Başta savunma sanayi olmak üzere, öğrencilerimizi aileleri ve danışmanlarıyla uyum içinde yönlendirerek farklı sektörlerdeki işverenlerimizle bir araya getireceğiz. Bu suretle her sene yaklaşık 250.000 meslek lisesi ve meslek yüksekokulu son sınıf öğrencimizi iş ve meslek danışmanlarıyla buluşturacak, üç yılın sonunda toplam 750.000 gencimizi iş hayatına hazır hâle getireceğiz.
‘Ev genci’ söylemine tepki
Şunu da büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, son yıllarda ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerimizin oranında kayda değer bir düşüş yaşanmaktadır. Bu, şüphesiz kıymetli bir kazanımdır. Ancak bu kazanımı kalıcı hâle getirmek zorundayız. Zaman zaman “gençler iş beğenmiyor” şeklinde haksız genellemeler yapıldığını görüyoruz. Bunun da ötesinde, “ev genci” gibi incitici ifadelerle gençlerimizin hedef alındığına şahit oluyoruz. Bu ülkenin aydınlık yüzlerini edilgen bir konuma iten, onların potansiyelini yok sayan hiçbir yaklaşımı bugüne kadar kabul etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz.
İşverenlerimizin haklarını nasıl gözetiyorsak, gençlerimizin taleplerine de aynı hassasiyetle kulak vermek zorundayız. Bu noktada işverenlerimize de kritik bir sorumluluk düşmektedir. İş hayatına ilk adımını atmaya hazırlanan gençlerimizi niteliklerine uygun işlerde istihdam etmeli; adil ücret, gelişim imkânı ve öngörülebilir çalışma koşullarını kendilerine sağlamak mecburiyetindeyiz. Bu şartlar temin edildiğinde, gençlerin istihdama katılımının hangi düzeyde arttığını sahada çok daha net bir şekilde görebiliyoruz.
Türkiye’nin geleceğinde önemli roller üstlenecek her bir gencimizi, ihtiyaç duyulan alanlara kazandırmakta kararlıyız. Üçüncü destek modülümüz olan NEET Programı’nı işte bu amaçla başlatıyoruz. Bu programla gençlerimiz yeni beceriler kazanacak ve farklı alanlarda görev alarak uygulamalı deneyim elde edecekler. Programa katılan her gencimize günlük 1.375 lira cep harçlığı vereceğiz. İş kazası, meslek hastalığı ve genel sağlık sigortası primlerini de İŞKUR üzerinden devlet olarak biz üstleneceğiz.
Bu suretle, önümüzdeki üç yıl boyunca her sene 150.000 olmak üzere, üç yılın sonunda toplam 450.000 gencimize eğitim vereceğiz. 108 milyar lira kaynak ayırdığımız bu programla, eğitim ve istihdamın dışında kalmış gençlerimizi üretim sürecine yeniden dâhil etmiş olacağız.
Kıymetli dostlar, bir diğer önemli hususu da sizlerin dikkatine sunmak isterim. Sosyal Güvenlik Kurumumuzun verilerine baktığımızda, Temmuz 2024–Haziran 2025 döneminde yaklaşık bir buçuk milyon kişinin ilk kez sigortalı olarak ya da kendi işini kurarak işgücü piyasasına girdiğini görüyoruz. İlk kez sigortalı olanların %58’i 18–29 yaş aralığında bulunurken, kendi işini kuranların neredeyse yarısı gençlerden oluşuyor.
Burada dikkat çeken husus, %42’lik önemli bir kesimin ilk işe giriş yaşının 30 ve üzeri olmasıdır. Bu tablo, hem iş hayatına katılımın hem de aile kurma süreçlerinin belirgin şekilde uzadığını ve geciktiğini göstermesi bakımından önemlidir. İşte bu süreleri kısaltmak için devreye aldığımız dördüncü program, İlk Adım Programı’dır.
Özel sektörle iş birliği içinde tasarladığımız bu programla, 18–25 yaş arası gençlerimizin işe girdikten sonraki ilk altı aylık maaşlarını biz karşılayacağız. Aynı şekilde, ilk sigortalarını başlatarak altı aya kadar tüm sigorta primlerini de biz ödeyeceğiz. Üstelik bunun karşılığında işverenlerimize herhangi bir istihdam garantisi şartı getirmeyeceğiz.




