Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonu 7. Olağanüstü Genel Kurulu'nda konuştu.

Enflasyon ve hayat pahalılığı konusunda da olumlu sonuçlar almaya başladıklarını belirten Erdoğan, “2025 yılını yüzde 30,9 enflasyon oranıyla kapattık. İnşallah bu yıl çok daha düşük oranları yakalayacağız. Enflasyonla mücadeleyi tek bir araçla değil; birbiriyle uyumlu, kapsamlı ve tamamlayıcı politika adımlarıyla yürütüyoruz. Attığımız adımların etkisi, mutfakta, kirada ve günlük yaşamda daha fazla hissedilecek; vatandaşlarımız hayat pahalılığının azaldığını daha net görecektir. İnşallah biraz daha rahatlayacaklardır”

“TOGG, bugün ülkemizin yanı sıra artık Avrupa yollarını da süslüyor”

Erdoğan’ın konuşması şöyle:

DEM Parti’den Bahçeli’ye yanıt: Barıştan ve demokrasiden yanayız
DEM Parti’den Bahçeli’ye yanıt: Barıştan ve demokrasiden yanayız
İçeriği Görüntüle

Demokrasiden hak ve özgürlüklere, enerjiden eğitime, sağlıktan turizme kadar aklınıza gelebilecek her alanda Türkiye’ye tarihinin en büyük başarılarını tattırdık. Uzun ve sabırlı bir mücadele verdik. Ancak sonunda, bize inanan, bize güvenen, istikbalini gönül huzuruyla bizlere emanet eden milletimize mahcup olmamak için ne gerekiyorsa yaptık.

Bugün bir kez daha gururla ifade etmek isterim ki; birileri hâlâ hazmetmekte zorlansa da artık kendi teknolojisini üreten, tasarlayan, geliştiren ve bunları dünyaya ihraç eden bir Türkiye gerçeği vardır. Büyüme ve ihracat rakamlarında rekorlar kıran bir Türkiye gerçeği vardır. Mevcut pazarlara yenilerini ekleyen, küresel konumunu günden güne perçinleyen bir Türkiye gerçeği vardır.

Şuraya özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum: “Fabrikası yok” denilen millî elektrikli aracımız TOGG, bugün ülkemizin yanı sıra artık Avrupa yollarını da süslüyor.

“Balıklar ürküyor” iddiasıyla karşı çıktıkları mühendislik harikası savunma ürünlerimiz, bugün dünyanın dört bir yanında büyük rağbet görüyor. Uçaklarımız, helikopterlerimiz, deniz platformlarımız ve daha niceleri, deyim yerindeyse siparişlere yetişmekte önemli roller üstleniyor. Yani her alanda, hamdolsun, büyük bir atılım içindeyiz. İdeallerinin de ötesine geçen bir Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz; hatta koşuyoruz.

Bunu, öyle birilerinin ihsanıyla değil; önümüze çıkarılan engellere, ekonomimizi ve sanayimizi hedef alan kısıtlamalara rağmen başarıyoruz. Değerli kardeşlerim, bunları gururla, mutlulukla ve kıvançla söylerken şunun bilinmesini isterim ki biz burada asla hamaset yapmıyoruz. Hayal satmak, göz boyamak bizim siyasetimizde yeri olmayan tavırlardır. Zaten buna ihtiyacımız da yok.

Çünkü biz, 23 yılını şanla ve şerefle tamamladığımız iktidarlarımız boyunca hep eserlerimizle, icraatlarımızla ve projelerimizle konuştuk. Rakamlar ortada, somut başarılar ortada. Tüm karalama ve kampanyalara rağmen ekonomimiz, geçtiğimiz yıl yüzde 3,7 oranında büyüdü.

“Türkiye, OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üç ekonomiden biri oldu”

Küresel ekonomide belirsizliklerin arttığı, gümrük tarifeleri üzerinden yürütülen ticaret savaşlarının tırmandığı; yakın çevremizde ve dünyada gerilimlerin hâkim olduğu bir dönemde, tam 21 çeyrek boyunca kesintisiz büyümeyi başardık. Bu performansla Türkiye, OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üç ekonomiden biri oldu.

2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla ekonomimizi 1 trilyon 538 milyar dolar seviyesine çıkararak yeni bir rekora daha imza attık. Geçtiğimiz yıl toplam 273,4 milyar dolarlık mal ihracatıyla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Aynı dönemde hizmet ihracatımız 123,1 milyar doların üzerine çıktı. Böylece 2025’te toplam mal ve hizmet ihracatımızı 396,5 milyar dolara ulaştırdık.

Savunma ve havacılık ihracatında ise adeta bir devrim gerçekleştirdik. 2002 yılında sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı, 2025’te 40 kat artırarak 10 milyar 554 milyon dolara yükselttik.

Sadece büyüme ve ihracat rakamlarında değil, istihdamda da hamdolsun oldukça iyi bir noktadayız. İşsizlik oranımız 31 aydır istikrarlı bir seyir izliyor. Sanayicilerimizin, üreticilerimizin; tarım, turizm ve hizmet sektörlerimizin bugün bizden en temel beklentisi, yetişmiş eleman ihtiyacının karşılanmasıdır.

Geçtiğimiz haftalarda açıkladığımız Gençliğin Üretim Çağı Programı ile bu alanda önemli bir açılım sağlıyoruz. Bu program hem eğitim ile istihdam arasındaki kopukluğu giderecek hem de 3 yıl içinde 3 milyon gencimizi doğrudan iş hayatına dâhil edecektir. Maaş ve sigorta primi gibi kalemlerde özel sektörümüzü rahatlatacak yeni destekleri de hayata geçireceğiz.

Bizim prensibimiz şudur, değerli kardeşlerim:

Üretenin, istihdam sağlayanın, ihracat yapanın her zaman yanındayız. Türkiye’ye katma değer üreten, Türkiye ekonomisine katkı sunan kim olursa olsun, hükümetimizin tam desteğini arkasında bulur.

Bu anlayışla;

Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı’nın büyüklüğünü 500 milyar liraya çıkardık.

Yüksek teknolojili üretim hedefleyenler için HIT-30 Programı’nı devreye aldık.

İhracatçılarımıza 2025 yılında 1 trilyon liranın üzerinde reeskont kredisi kullandırdık.

KOBİ’lerimiz için Hazine destekli kefalet paketlerini hayata geçirdik.

Çiftçilerimizin kredi maliyetlerinin yüzde 70’ini, esnafımızın kredi maliyetinin ise yarısını bütçeden karşıladık.

İşverenlere sağladığımız asgari ücret desteğini 1.270 liraya yükselttik.

İstihdamını koruyan KOBİ’lerimize çalışan başına verdiğimiz aylık 2.500 liralık desteği 3.500 liraya çıkardık ve bu programa büyük ölçekli firmalarımızı da dâhil ettik.

İhracatçılarımıza bu yıl 45 milyar lira hibe desteği vereceğiz.

Hasılı, kimseyi ayırmadan, kimseyi dışlamadan; ekonominin tüm paydaşlarına gereken desteği verdik.

Enflasyon ve hayat pahalılığı açıklaması

Bir dönem en büyük sorunlarımızdan biri olan enflasyon ve hayat pahalılığı konusunda da olumlu sonuçlar almaya başladık. 2025 yılını yüzde 30,9 enflasyon oranıyla kapattık. İnşallah bu yıl çok daha düşük oranları yakalayacağız. Enflasyonla mücadeleyi tek bir araçla değil; birbiriyle uyumlu, kapsamlı ve tamamlayıcı politika adımlarıyla yürütüyoruz. Attığımız adımların etkisi, mutfakta, kirada ve günlük yaşamda daha fazla hissedilecek; vatandaşlarımız hayat pahalılığının azaldığını daha net görecektir. İnşallah biraz daha rahatlayacaklardır.

Bu süreçteki en büyük başarılarımızdan biri de deprem konutlarının inşasıdır. “Yapamazsınız” diyenleri burada da hayal kırıklığına uğrattık. Allah’a hamdolsun, 455 binden fazla konutun kurasını çekerek anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Böylece milletimize verdiğimiz bir sözü daha tutmanın bahtiyarlığını yaşadık.

Değerli arkadaşlarım, sizlerin şahsında tüm iş dünyamıza şu mesajı vermek istiyorum: Bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmelere bakarak umutsuzluğa ya da endişeye kapılmayın. Artan ticaret savaşları, yükselen belirsizlikler ve her gün patlak veren krizler sizi asla karamsarlığa sürüklemesin. Özellikle yıllardır “Godo’yu bekler gibi” konuşan mandacı ekonomistlere kesinlikle kulak asmayın.

Allah’ın izniyle Türkiye bu zorlu süreci de alnının akıyla atlatacak; hatta bu süreçten en kazançlı çıkan ülkelerden biri olacaktır. İnşallah Türkiye’miz; fedakârlıklarımızın, emeklerimizin ve tarihin doğru tarafında durmanın semeresini toplayacağımız yeni bir döneme girmektedir.

Nasıl ki 13,5 yıl boyunca bizi eleştirenler, sırf ülkemize sığınan muhacirlere ensarlık yaptığımız için bizi hedef alanlar bugün bize hak veriyorsa; emin olun, yarın başka alanlarda da aynısı yaşanacaktır. Bugün bizi anlamadıkları için acımasızca eleştirenler, yarın büyük bir mahcubiyet içinde hakkımızı teslim etmek zorunda kalacaklardır.

Kaynak: Haber Merkezi