Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine ve üyelik sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhubaşkanı Erdoğan'dan 9 günlük bayram tatili müjdesi
Cumhubaşkanı Erdoğan'dan 9 günlük bayram tatili müjdesi
İçeriği Görüntüle

rdoğan, kabine toplantısının ardından yaptığı konuşmada Avrupa Birliği’ne (AB) yönelik eleştirilerde bulundu. Türkiye’nin uzun yıllardır AB üyelik sürecinde bekletildiğini ifade eden Erdoğan, Avrupa’nın Türkiye’ye olan ihtiyacının Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazla olduğunu söyledi.

Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimi sürecinde AB’nin Türkiye’ye yeterli desteği vermediğini belirterek, ilişkilerin bu süreçten olumsuz etkilendiğini dile getirdi. Türkiye’nin ilk başvurusunun 1950’li yıllara dayandığını hatırlatan Erdoğan, Avrupa içinde bazı kesimlerde Türkiye’ye yönelik köklü önyargıların sürdüğünü ifade etti.

Aziz İhsan Aktaş davası: 'Ortada örgüt varsa, lideri ve üyeleri neden tutuksuz?'
Aziz İhsan Aktaş davası: 'Ortada örgüt varsa, lideri ve üyeleri neden tutuksuz?'
İçeriği Görüntüle

“Her seferinde yeni bir bahane üretildi”

Erdoğan, açıklamasında Türkiye’nin farklı dönemlerde çeşitli gerekçelerle eleştirildiğini belirterek, “Demokrasi, ekonomi, nüfus ve inanç üzerinden Türkiye’ye karşı farklı söylemler geliştirildi. Ancak her defasında Türkiye’nin üyelik sürecini yavaşlatacak yeni bir gerekçe ortaya konuldu” dedi.

Türkiye’nin yıllar içinde ekonomik ve demokratik açıdan önemli ilerlemeler kaydettiğini vurgulayan Erdoğan, buna rağmen Avrupa’nın Türkiye’ye yönelik yaklaşımında kayda değer bir değişiklik olmadığını ifade etti.

"Türkiye'nin tam üye olarak yer almadığı AB, küresel aktör ve çekim merkezi olamaz"

Erdoğan, "Türkiye değişti, dönüştü, ekonomisini ve demokrasisini güçlendirdi. Ama bu çevrelerin ülkemize yönelik çarpık yaklaşımında değişiklik olmadı. Bu zihniyetle ve temsilcileriyle mücadele etmek zorunda kaldık. Merhum Özal'ın dediği gibi sadece uzun ince değil aynı zamanda suni engeller ve engebelerle dolu bir yolda yürüdük. Bu yolculuk aynı zeminde devam ediyor. Stratejik şaşılık birliğin pekçok kurumunda varlığını muhafaza ediyor. Gelinen noktada bir gerçeği açık açık dile getirmek durumundayım. Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara'nın nerede durduğu değil Brüksel'in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir. Türkiye'nin tam üye olarak yer almadığı AB'nin küresel aktör ve çekim merkezi olmayacağı anlaşılmalıdır. Biz varlığı hatırlanacak, ihtiyaç duyulunca kapısı çalınacak bir ülke değiliz.

"Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç Türkiye'nin Avrupa'ya duyduğu ihtiyaçtan daha fazladır"

AB'nin Türkiye'nin yapıcı tavrının kıymetini bilmesi ve bunu hor kullanmaması gerektiğini kaydeden Erdoğan, "Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye'dir ne de dünya eskisi gibi Batılı devletlerinin nüfuz alanına sıkışmış haldedir. Yeni aktörlerin boy verdiği küresel sistemin çok kutupluluğa evrildiği yeni bir dünya kuruluyor. Türkiye yeni sistemin kutup başlarından biri olmaya namzet en güçlü ülkeler arasında yer alıyor. Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç Türkiye'nin Avrupa'ya duyduğu ihtiyaçtan daha fazladır. Avrupa yol ayrımındadır. Ya Türkiye'nin küresel ağırlığını birlik için fırsat olarak fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa'nın geleceğini karartmasına müsaade edeceklerdi. Temennimiz Türkiye ile samimi, sahici, göz hizasında ilişkiler geliştirmeye odaklanmalıdır. Böyle bir ilişkinin kazanını Avrupa kıtası olacaktır. Milletimizin yüksek menfaatlerini rehber edinerek alnımız ak, başımız dik şekilde yürümeye devam edeceğiz" diye konuştu.

Kaynak: Haber Merkezi