Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde 2025 yılı ihracat rakamlarının açıklandığı programa katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dış politikaya yönelik, "Yüzünü Ankara'ya dönenler kazanacak; kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler, emperyalistlere lejyoner yazılanlar kaybedecektir. 2026'da bunun teyit edildiğini hep beraber göreceğiz" dedi.

Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Dış ticaret dâhil ekonominin bütün alanlarında belirlediğimiz hedeflerin, küresel gelişmelerden bağımsız ele alınması beklenemez. Küreselleşmenin bu kadar yayıldığı, dünyanın devasa bir köye dönüştüğü, insanlığın kaderinin daha önce hiç olmadığı kadar kesiştiği bu dönemde, ister menfi ister müspet olsun, her olay bizi de etkilemektedir. Küresel ekonomideki belirsizliklerin, tıkanıklıkların ve dalga boyu yükselen rekabetin, her ülke gibi Türkiye’ye de yansımaları oluyor. Ayrıca biz, küresel gündemi en çok meşgul eden olayların tam merkezinde yer alan bir coğrafyada bulunuyoruz. 2025 yılında da bu durum değişmedi.

“Gazze’de, son asrın en büyük soykırımlarından biri yaşandı”

Geride bıraktığımız 2025 senesinde, Gazze başta olmak üzere gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde zulüm, katliam ve kaos hâkimdi. Çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 71 binden fazla Filistinli kardeşimiz, İsrail’in acımasız saldırıları sonucu ne yazık ki şehit düştü. Aynı saldırılarda 172 bin kardeşimiz yaralandı. Yüzde 90’ı enkaza dönen Gazze’de, son asrın en büyük soykırımlarından biri yaşandı. Uluslararası sistem, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, yine kendisinden beklenenleri yerine getiremedi. Bunun bedelini ise maalesef Gazzeli mazlumlar ödedi. Bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen İsrail hükümeti, insani yardım girişlerini engellemeye, sivilleri katletmeye ve Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan geniş bir alanda istikrarsızlık üretmeye devam ediyor.

“Savaşın, Karadeniz’deki ticareti tehdit eder boyutlara geldiği görülüyor”

Geçtiğimiz seneye damgasını vuran bir diğer çatışma sahası Karadeniz’in kuzeyiydi. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş 5. yılına girmek üzere. Orada da yüz binlerce insan öldü, şehirler yıkıldı, milyonlarca kişi evini terk etmek zorunda kaldı. Son aylarda savaşın, Karadeniz’deki ticareti ve seyir-sefer güvenliğini tehdit eder boyutlara geldiği görülüyor. Bunun önüne geçilmesi noktasında gerekli temaslarda bulunuyoruz. Karşılıklı saldırılarda giderek kontrolden çıkma riski taşıyan bu savaşın, bir an önce adil ve sürdürülebilir bir barışla sona ermesi en samimi temennimizdir. Biz, her iki tarafla da güvene dayalı ilişkiler tesis etmiş bir ülkeyiz ve barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazırız.

“Biz ne rol kapma ne şov yapma peşindeyiz”

Tüm samimiyetimizle şu hakikati her fırsatta vurguluyoruz: Biz ne rol kapma ne şov yapma peşindeyiz ne de kan, gözyaşı ve zulüm üzerinden çıkar sağlamanın hesabı içindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız asla olmadı, bugün de yoktur. Bizim dış politikamızın esası düşman üretmek değil, dost kazanmaktır; dostlarımızın sayısını olabildiğince çoğaltmaktır.

Kavgayla kaybetmek yerine dostlukla birlikte kazanmak istiyoruz. Gerilime yatırım yapanlara inat, biz herkesin hayrına olacak bir barış ve güvenlik kuşağı kurmanın mücadelesini veriyoruz. İki kardeş bile her konuda yüzde yüz anlaşamazken, farklı çıkarları temsil eden devletler arasında fikir ayrılıklarının nüksetmesi gayet doğaldır.

CHP’li Kanko: Gıda denetimlerinde yaşananlar halk sağlığına karşı suç
CHP’li Kanko: Gıda denetimlerinde yaşananlar halk sağlığına karşı suç
İçeriği Görüntüle

Öncelikli çözüm yolu diyalogdur, müzakeredir, diplomasidir. 2026 senesinde bu yöndeki gayretlerimizi biraz daha yoğunlaştıracağız. Asya’dan Afrika’ya ve Latin Amerika’ya kadar dost ülkelerle yeni ortaklıklar tesis ederken, Türk dünyasıyla bağlarımızı inşallah daha da güçlendireceğiz.

“Yüzünü Ankara’ya dönenler kazanacak”

Şurası da son derece önemlidir: Türkiye’yi saf dışı bırakma girişimleri şimdiye kadar sonuçsuz kalmıştır. Türkiye’siz denklem kurulamayacağı, kurulmak istense dahi bunun uzun ömürlü olmayacağı herkes tarafından anlaşılmıştır. Fevri çıkışlar, afaki söylemler ve kibirli açıklamalar eninde sonunda gerçeğin duvarına toslamış, Türkiye’nin vazgeçilmezliği defalarca kanıtlanmıştır. Türkiye’yi yanına alan kazanacak, karşısına alan kaybedecektir. Yüzünü Ankara’ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler ve emperyalistlere lejyoner yazılanlar ise kaybedecektir.”

Kaynak: Haber Merkezi