Sözcü TV’de İsmail Küçükkaya’nın sunduğu programa konuk olan Fatih Erbakan, AK Parti’nin muhalefet partilerinden belediye başkanlarını transfer etmesini eleştirdi. 31 Mart yerel seçimlerinin ardından iktidarın bu hamlelerle seçim sonuçlarının üzerini örtmeye çalıştığını öne süren Erbakan, “Mızıkçılık yapan çocuklar gibi davranmanın siyasette karşılığı yoktur” dedi.
Erbakan, belediye başkanlarının parti değiştirmesinin seçmenin oy tercihini aynı şekilde değiştirmeyeceğini savunarak, bu durumun muhalif seçmeni daha fazla konsolide edeceğini ileri sürdü.
AK Parti’nin muhalefet partilerinden belediye başkanı transfer etme politikasını eleştiren Erbakan, 31 Mart yerel seçimlerinde seçmenin iktidara açık bir "sarı kart" gösterdiğini vurguladı. Erbakan sözlerini şöyle sürdürdü;
"Mızıkçılık yapan çocuklar gibi davranmanın siyasette karşılığı yoktur. Yerel seçimlerde bizim tabirimizle millet iktidara büyük bir hezimet yaşattı. Şimdi AK Partisi ile MHP'si ile bunun üzerini örtmek için hamleler yapıyorlar. Ancak o şehrin halkına, seçmenine bakmak lazım. Bu strateji seçmende kesinlikle ters tepiyor. İnsanlar iktidar karşısında daha çok motive ve konsolide oluyor. Bir dahaki seçimde muhalif seçmenin, muhalif adaylara çok daha güçlü şekilde oy vereceğini göreceğiz."
"Sosyal medyada 'Çöp dağları çiçek bahçesine dönüşecek' temalı paylaşımlar yapıyorlar. Bu, bizzat kendi transfer ettikleri belediye başkanına hakarettir. Şehri 3,5 senedir yöneten zaten o başkandı. 'İzmir'i çöp dağlarına mahkûm ettin, şimdi AK Parti'ye geçince çiçek bahçesi yapacaksın' demek büyük bir çelişkidir. Millet iradesine sahip çıkar. İzmir'de seçmenin iradesinin istemediği bir yere transfer edilmesine tabandan çok daha sert bir tepki gelecektir
AK Parti’deki büyük toplanma artık çözüldü. Telaşla, menfaatle, baskıyla belediyelerimize hamle yapıyorlar. Sanıyorlar ki belediye başkanı partiye geçince oylar da geçecek. Halbuki oylar geçmez. Biz yerel seçimlere 520 bin üyeyle girdik, bugün 720 bine yaklaştık. Bizden 10-15 belediye başkanı gitmiş olabilir ama 200 bin yeni üye, yani 1 milyondan fazla yeni oy gelmiş durumda. Urfa’da kazandığımız belediye başkanı bizden ayrılıp bağımsız olduğunda, AK Parti’ye dahi geçmediği halde millet büyük tepki gösterdi ve kentteki üye sayımız yüzde 30 arttı. Hatta vicdan sahibi bir AK Parti milletvekili bile çıkıp 'Ben artık utanıyorum seçimde kaybettiğimiz yerleri masa başında alma stratejisinden' demiştir.
Doğrudan fonlara yatırım yapan 500 bin kişi ve borsadaki değer düşüşüyle birlikte 1 milyondan fazla mağdur var. Doğrudan buharlaşan 20 milyar dolar, borsadaki değer kaybıyla 80-90 milyar dolarlık bir erime söz konusu. 100 milyar dolar desek; bu, Kahramanmaraş depreminde bugüne kadar yaraların sarılması için harcanan bütçeye denktir. Bir gecede 100 milyar dolar kaybedildi.
Dün arkadaşlarla konuşurken de söyledik; eski 80’lerde, 90’larda yapılan yolsuzluklar meğer çok gariban kalmış. Bakanların Yüce Divan’a gittiği rakamlarla bugünü kıyasladığınızda akıl alır gibi değil. 5 ayda dolar bazında paranızı 13-14 katına katlıyorsunuz. İçi boş şirketlerin her gün tavan yapması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu operasyonun SPK ve Borsa İstanbul içinden bir olur, göz yumma ya da devlet içinden bir arka çıkma olmadan yapılması mümkün değildir.
16 Eylül’de, yani operasyondan sadece bir gün önce, durumdan haberdar olan 650 hesap 200 milyar liranın üzerinde nakit çıkışı yapmıştır. Bu hesaplar bellidir. 'Pişman oldum, alın parayı' diyerek hırsızlık ve vergi kaçakçılığının hapis cezasından kurtulunamaz. Yurt dışına kaçırılan 400 milyar liralık kısmın da izi sürülmeli ve kamu zararı oluşmadan tahsil edilmelidir. Eleştirel bir tweet atan vatandaşı sabah namazında yaka paça alan zihniyet, işin ucu iktidara yakın isimlere ve girift bağlantılara uzanınca meselenin üzerine hakkıyla gitmemektedir."
Sayın Bahçeli 'Bir oy Erdoğan'a, bir oy MHP'ye' diyerek AK Parti’ye kızgın sağ seçmene 'Muhalefete gitmeyin, bize gelin' mesajı veriyor. Asıl hedefi Meclis’te MHP grubunu daha da güçlendirip iktidarın MHP’ye olan mecburiyetini ve bağımlılığını artırmaktır. Zaten kritik kararlarda son sözü Bahçeli söylüyor, bunu tahkim etmek istiyor. Ancak millet 'AKP-MHP koalisyonu' dediğimiz bu yapıya faturayı kesti. AK Parti’deki erimeyle beraber MHP de oy kaybedecektir; hesapladıkları gibi bir sonuç çıkmayacaktır."
Ne olmuştu?
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın siyasi parti değişikliği süreci, haziran ayında CHP’den istifa etmesiyle başlamıştı.
Tugay, CHP’den ayrılmasının ardından bir süre bağımsız olarak görevini sürdürürken, AK Parti’ye katılacağı yönündeki iddialarla da gündeme gelmişti. Daha önce söz konusu iddiaları reddeden Tugay, CHP’den ayrılması halinde belediye başkanlığından da istifa edeceğini söylemişti.
Ancak 7 Ekim 2026’da AK Parti’ye katılan Tugay’a rozetini Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan taktı. Erdoğan, rozet takma töreninin ardından Tugay’a “Hoş geldin, sefalar getirdin” sözleriyle seslendi. Tugay’ın AK Parti’ye geçmesiyle birlikte İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarihinde ilk kez AK Parti üyesi bir isim tarafından yürütülmeye başlandı.





