Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" Genelgesi'ne ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.. Sendika, ilk bakışta rutin bir idari metin gibi görünen genelgenin bütünlüklü incelendiğinde eğitim sisteminin ideolojik bir doğrultuda yeniden yapılandırılmasını amaçladığını savundu.

Eğitim Sen, "Genelgenin temel yaklaşımının, eğitimin kamusal, bilimsel, laik, çoğulcu ve demokratik niteliğini güçlendirmek ile öğretmenlerin mesleki özerkliğini geliştirmekten ve eğitim sisteminin yıllardır çözülmeyen yapısal sorunlarına çözüm üretmekten uzak olduğunu" belirtti.

Eğitim süreçlerinin merkezden daha ayrıntılı biçimde belirlenmek istendiğini ifade edilean açıklamada, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin eğitim sisteminin tamamına yerleştirilmesinin, öğretmenlerin daha fazla denetlenmesinin ve okulların Bakanlık tarafından belirlenen ideolojik, kültürel ve dijital çerçeveye göre biçimlendirilmesinin hedeflendiğini" ileri sürdü. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Eğitim Sen olarak yıllardır altını çiziyoruz, eğitim iktidarların kendi siyasal ve ideolojik hedeflerine göre biçimlendireceği bir alan değildir. Öğretmenlerin ihtiyacı önlük talimatı değil, insanca yaşayabilecekleri ücret, güvenceli çalışma, mesleki itibar ve mesleki özerkliktir. Okulların ihtiyacı daha fazla proje, platform ve bürokratik veri girişi değil; yeterli bütçe, yeterli öğretmen, kadrolu yardımcı personel ve güvenli eğitim ortamlarıdır.

Çocukların ihtiyacı, kendilerine ne düşüneceklerinin öğretildiği, ideolojik yönlendirmeye ve tek tipleştirmeye dayalı bir eğitim sistemi değil; bilimsel bilgiye ulaşabildikleri, düşünmeyi, sorgulamayı, eleştirmeyi ve üretmeyi öğrenebildikleri, farklılıkların eşit ve özgür biçimde var olabildiği, demokratik katılımı ve birlikte yaşamı esas alan özgür ve demokratik bir eğitim ortamıdır. Eğitim Sen olarak eğitim sisteminin kamusal, parasız, bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim hakkını güvence altına alan bir yapıya kavuşturulması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.

"Eğitim emekçilerinin sesini dinleyin"

MEB'e çağrımız nettir: Öğretmenlerin kıyafetinden başlayarak okul yaşamının her ayrıntısını merkezden kontrol etmeye çalışmak yerine eğitim emekçilerinin sesini dinleyin. Norm fazlası sorununu öğretmenleri resen atamalarla yerinden ederek ya da alanları dışında görevlendirerek değil, öğretmen ihtiyacını, okul ve derslik sayılarını, öğrenci mevcutlarını ve alan ihtiyaçlarını esas alan sağlıklı bir norm kadro planlamasıyla çözün. Okulların bütçe ve personel ihtiyacını kamusal kaynaklarla karşılayın. Öğretmen açığını kadrolu ve güvenceli atamalarla giderin.

MEB’den genelge; öğrenciler, öğretmenler ve veliler için yeni dönem!
MEB’den genelge; öğrenciler, öğretmenler ve veliler için yeni dönem!
İçeriği Görüntüle

Eğitim, çocukların ve toplumun geleceğidir. Bu gelecek tekçi, piyasacı ve merkezi politikalarla değil; öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin ve eğitim bileşenlerinin demokratik katılımıyla kurulmalıdır. Eğitim Sen, eğitim ve bilim emekçilerinin haklarını, çocukların üstün yararını ve herkes için eşit, özgür, nitelikli kamusal eğitim hakkını savunmaya devam edecektir."

Kaynak: Haber Merkezi