Dünya genelinde 65'ten fazla ülkeden 450'yi aşkın demokratik kitle örgütü, Türkiye’de LGBTİ örgütlerine ve insan hakları savunucularına yönelik gerçekleştirilen operasyonların derhal sona erdirilmesi için ortak bir metin yayımladı. "Türkiye’de LGBTİ+ Hareketini Kriminalize Etmekten Vazgeçin" başlıklı uluslararası çağrıda, hak savunuculuğu faaliyetlerinin suç unsuru gibi gösterilmesine karşı çıkıldı.

Süreç, 12 Eylül'de çok sayıda LGBTİ örgütünün, medya kuruluşunun, öğrenci örgütünün ve hak savunucusunun internet siteleri ile sosyal medya hesaplarının erişime engellenmesiyle başladı. Ertesi gün birçok ilde düzenlenen polis operasyonlarında yedi LGBTİ örgütü ile HIV’le yaşayan kişilerin haklarını savunan iki kurum hedef alındı.

CHP'den istifa eden İBB meclis üyesi Ekrem Eray Arda'dan açıklama
CHP'den istifa eden İBB meclis üyesi Ekrem Eray Arda'dan açıklama
İçeriği Görüntüle

Örgütlerin ofisleri ve ev aramalarında elektronik cihazlara el konulurken, 17 Eylül itibarıyla 44’ü LGBTİ hak savunucusu olmak üzere toplam 116 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 82’si tutuklandı; tutuklananlar arasında 25 LGBTİ örgütleriyle bağlantılı isim yer aldı. İstanbul, Ankara ve İzmir'de kararları protesto etmek amacıyla düzenlenen eylemlerde de yüzlerce kişi gözaltına alındı.

Uluslararası dayanışma ve talepler

İmza metninde; "aile", "ahlak" ve "müstehcenlik" gibi kavramların ile örgütlü suç hükümlerinin, LGBTİ bireylerin görünürlüğünü ve örgütlenmesini bastırmak için kullanılması reddedildi. Temel haklarını kullanan ve meşru insan hakları faaliyetleri yürüten herkesin derhal serbest bırakılması talep edildi.

Açıklamada, Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği ve uluslararası mekanizmalar süreci yakından takip etmeye davet edilirken, "Bedenlerimiz, kimliklerimiz, ilişkilerimiz ve örgütlerimiz suç değildir. İnsan hakları savunuculuğu suç değildir" ifadelerine yer verildi.

Kaynak: Evrensel