DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, sosyal medya hesabı üzerinden sosyal medya engellemeleri ile yaşanan gözaltına almalara ilişkin kapsamlı bir değerlendirme paylaştı. Günlük olaylara uzaktan bakan tarafsız bir gözlemcinin dahi atılan adımların zamanlamasından ve niteliğinden barış sürecini hedef alan bir kasıt çıkarabileceğini belirten Doğan, toplumun farklı kesimlerinin sistematik bir şekilde hedef alındığını ifade etti.
"Kutuplaşmanın derinleştiği ortamda barışa inanmak nasıl mümkün olabilir?"
Toplumun, her gün farklı bir kesimin saldırıya uğradığı, ötekileştirildiği ya da hedef gösterildiği bir atmosferden geçtiğini dile getiren Doğan, bu koşullar altında toplumsal barışı savunmanın ve kitleleri buna inandırmanın son derece güçleştiğini vurguladı. Barış süreçlerine verilecek en büyük desteğin demokrasinin tüm kurumlarıyla işletilmesi ve güçlendirilmesiyle mümkün olabileceğini belirten Doğan, mevcut uygulamaların bu amaca hizmet etmediğini kaydetti.
"İfade ve örgütlenme özgürlüğüne müdahale kabul edilemez"
Açıklamasında özellikle muhalif seslere yönelik dijital kısıtlamalara geniş yer veren Doğan; hak savunucularının, gazetecilerin, yazarların ve Barış Akademisyenleri’nin X platformundaki hesaplarının erişime kapatılmasını eleştirdi. Demokrasi ve barış söylemlerinin dile getirildiği bir dönemde bu tarz engellemelerin yaşanmasının çelişki yarattığını belirten Doğan, bunun ifade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik açık ve ciddi bir müdahale olduğunun altını çizdi.
Demokratik değerlerin korunması gerektiğine işaret eden Doğan, "Yaşam hakkı savunucuları, gazeteciler, yazarlar, Barış Akademisyenleri susmaz! Hepimizin güvende olması ancak hukuk, demokrasi ve özgürlüklerle mümkün olur" diyerek tepkisini dile getirdi ve demokratik hakların savunulmasından vazgeçmeyeceklerini vurguladı.




