Partisinin TBMM’de düzenlenen grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, gündeme yönelik açıklamalarda bulundu. MHP Genel Başkanı Devlet Behçeli’nin Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) yönelik kullandığı, “Ya mutabakatla ya da zorla Suriye'nin toprak bütünlüğü sağlanmalı” sözlerine tepki gösterdi.
Hatimoğulları, “Tüm bu gerçekler yaşanırken Suriye Demokratik Güçleri, Kürtler ve özerk yönetimde yaşayan halklar tehdit ediliyor; “teslim olun” çağrıları yapılıyor. Buradan soruyoruz; bugüne kadar hangi sorun teslimiyetçi bir anlayışla çözüldü? Mevcut geçici yönetimin tekçi, mezhepçi ve ırkçı yapısının farkında değil misiniz? Dürzilere ve Alevilere yönelik, hâlâ capcanlı ve tüm ağırlığıyla devam eden bir katliam yaşanırken Kürtlere böyle bir çağrı yapmak hangi anlayışa sığar? Bu gerçeklere rağmen Kürt halkına “teslim ol” demek ne kardeşliktir, ne eşitlikten yana olmaktır ne de adildir” diye konuştu.
“Bu süreç, tehdidi öne çıkararak ilerletilebilecek bir süreç değildir”
Hatimoğulları’nın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle;
“Suriye’deki Alevi canlarımıza daha fazla sahip çıkmalıyız. Parti olarak açıkça söylüyoruz; Suriye’deki Alevi canlarımız yalnız değildir. Bizler burada ve dünyanın her yerinde onların sesi ve soluğu olmaya devam edeceğiz.
Tüm bu gerçekler yaşanırken Suriye Demokratik Güçleri, Kürtler ve özerk yönetimde yaşayan halklar tehdit ediliyor; “teslim olun” çağrıları yapılıyor. Buradan soruyoruz: Bugüne kadar hangi sorun teslimiyetçi bir anlayışla çözüldü? Mevcut geçici yönetimin tekçi, mezhepçi ve ırkçı yapısının farkında değil misiniz?
Dürzilere ve Alevilere yönelik, hâlâ capcanlı ve tüm ağırlığıyla devam eden bir katliam yaşanırken Kürtlere böyle bir çağrı yapmak hangi anlayışa sığar? Bu gerçeklere rağmen Kürt halkına “teslim ol” demek ne kardeşliktir, ne eşitlikten yana olmaktır ne de adildir.
Bakın, Kürtler Rojava’dan buraya elini uzatıyor. Sınırın öte yanından gönlünü açıyor. Farklılıkları yok sayan çağrı rejimini Kürtlere karşı öne sürmekten vazgeçin.
Sayın Öcalan’ın yılbaşı arifesinde Suriye’ye yönelik, çözüm, barış ve kardeşlik ekseninde son derece önemli bir mesajı yayımlandı. Ancak üzerinden saatler geçmeden Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler tehditler savurdu. Biz bir kez daha söylüyoruz; Bu tehdit dilinden vazgeçin. Bu süreç, tehdidi öne çıkararak ilerletilebilecek bir süreç değildir. Suriye halklarının tehdide değil, diyaloğa ihtiyacı vardır.
MHP yöneticilerine de buradan sesleniyorum; tehdit dili bölgeye barış getirmez. Artık silahların değil, diyaloğun konuştuğu bir döneme ihtiyacımız var. Herkesin bu görev ve sorumluluğu bir an bile unutmadan hareket etmesi büyük önem taşıyor.
Suriye’de en sağduyulu çözümden ve birlikte yaşamdan yana olanların sesini duymak gerekir; bastırmak değil. Nitekim önceki gün geçici Şam yönetimi, özerk yönetimle bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin konusu entegrasyon sürecini müzakere etmekti. Bu toplantılardan bir çözüm çıkmasını umut ediyoruz.
Sayın Öcalan’ın da ifade ettiği gibi, Türkiye bu süreçte kolaylaştırıcı, yapıcı ve diyaloğa açık bir rol üstlenmelidir. Unutulmamalıdır ki Suriye sadece Arapların değildir; Arapların, Kürtlerin, Dürzilerin, Ermenilerin ve burada sayamadığım pek çok farklı halktan ve inançtan insanın birlikte yaşadığı bir coğrafyadır. Suriye’de yeniden bir kaos ve karmaşanın yaşanmamasının en önemli yolu, ülkenin demokratikleşmesinden geçmektedir. Türkiye’ye düşen görev de bu sürece destek olmaktır.”



