DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin güncel siyasi gelişmelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürecin ilerlemesi için çerçeve yasanın uygulanmasına dair belirsizliklerin ortadan kaldırılması gerektiğini kaydeden Doğan, Meclis’te kurulması öngörülen İzleme Komisyonu’nun çalışmalarının hızla tamamlanmasını istedi.
Çerçeve yasanın önemli bir başlangıç olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını söyleyen Doğan, bu düzenlemenin bir yasa silsilesinin ilk adımı olduğunu belirterek, "Eksikleri, itirazlarımız olmakla birlikte önemli bir siyasi ve hukuki zemin oluşturuyor. Bundan sonra atılması gereken adımlar var" ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş’a İzleme Komisyonu çağrısı
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a çağrıda bulunan Doğan, çerçeve yasa kapsamında kurulması beklenen İzleme Komisyonu’nun katılımcı ve kapsayıcı bir yapıda oluşturulmasının önemine işaret etti. Doğan, yasanın öngördüğü komisyonun süreci destekleyecek, güçlendirecek ve diğer siyasi partilerin temsiliyetini sağlayacak bir yöntemle kurulması gerektiğini belirtti. Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’un siyasi partilerle görüşerek önerileri alması, usul, esas ile çalışma ilkelerini belirleyip yöntemi kamuoyuyla paylaşması gerektiğini ifade eden Doğan, "Biz bu konuda şeffaflığın çok önemli olduğunu düşünüyoruz" diyerek komisyon çalışmalarının somut adımlara zemin hazırlayacağını kaydetti.
Çerçeve yasanın uygulanmasına dair belirsizliklerin giderilmesini isteyen Doğan, "Ne zaman yürürlüğe girecek, nasıl olacak, üst kurul nasıl çalışacak, üst kurulun altındaki kurulların işleyişi, üyeleri, yapılması gerekenler; tüm bunlar bir netliğe kavuşturulmalı ve bu tartışmalara boğulmamalı. Bundan sonraki süreç hızlı ilerlemeli" dedi. Barış ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü'nün, Abdullah Öcalan’ın sürece etkin katılımını sağlayacağı için çok önemli olduğunun altını çizen Doğan, sürecin bekletilerek değil, hız alarak yeni adımlarla ilerlemesine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Demokrasi mücadelesi ve toplumsal destek vurgusu
Sürecin yalnızca siyasi partilerin sorumluluğuna bırakılamayacağını söyleyen Doğan, toplumsal desteğin önemine vurgu yaptı. Demokratik toplum için yasal değişikliklerin yanı sıra toplumsal güce de ihtiyaç olduğunu belirten Doğan, "Bir yandan barışı tesis etmeye çalışırken öte yandan demokratik toplumu inşa etmeye çalışıyoruz. Evet, demokratik toplum için birtakım yasal değişikliklere ihtiyaç var ancak yalnızca yasal değişiklikler değil, bunu oluşturacak toplumsal güce, desteğe de ihtiyaç var. Çünkü hep söyleyegeldiğimiz gibi barış ve demokrasi mücadelesi ancak onun için mücadele edenlerin omuzunda yükselir" değerlendirmesinde bulundu. Kürt sorununun gündelik bir siyasi mesele olarak ele alınmaması gerektiğini dile getiren Doğan, sorunun çözümünün önümüzdeki yüzyılı belirleyeceğini ifade etti.
Operasyonlar, tutuklamalar ve erişim engellerine de tepki gösteren Doğan; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını, tutuklamaların sürdüğünü, belediye başkanları ile gazetecilerin tutuklandığını belirtti. Medya sitelerinin engellendiğini ve idare ile gözlem kurulları tarafından siyasi tutsakların tahliyelerinin engellendiğini söyleyen Doğan, "Tüm bunları düşündüğünüzde yeni bir dönemin ruhuyla örtüşen uygulamalar mı? Hayır, değil. Yeni bir dönemi hissetmek için insanların işte bu uygulamalardan vazgeçilmesi gerekiyor" dedi.
"28. yıl dönümünde bu komplo nihayete ermeli"
Doğan, 9 Ekim 1998’de Abdullah Öcalan’ın Suriye’den ayrılmak zorunda kaldığı sürece değinerek, "uluslararası komplo" olarak nitelendirdiği bu durumun kalıcı barışla sona ermesi gerektiğini savundu. Sürecin halkların birbirlerini boğazlamalarını ve Türk ile Kürt halklarının karşı karşıya gelmesini hedeflediğini belirten Doğan, "28. yıldönümünde bu komplo nihayete ermeli ve bu komplonun nihayet ermesi ancak kalıcı barışı sağlamakla mümkün olabilir" diye konuştu.
Fon vurgusu ve sistem krizi değerlendirmesi
Fon soruşturmasına da değinen Doğan, yaşananların yalnızca finansal bir skandal olmadığını, kronik bir soygun ve vurgun düzeninin ortaya çıkmış en bariz fotoğraflarından biri olduğunu belirtti. "Bugün fon manipülasyonu, fon krizi, fon meselesi olarak adlandırılan durum, kronik bir soygun ve vurgun düzeninin ortaya çıkmış en bariz fotoğraflarından biri. Yalnızca bir finans skandalı ile karşı karşıya değiliz, bir sistem krizi ile karşı karşıyayız" ifadelerini kullanan Doğan, Meclis’te araştırma komisyonu kurulması taleplerini sürdüreceklerini, Meclis’in bu konuya seyirci kalmaması ve sorumluluğu olan herkesin hesap vermesi için gerekenin yapılmasındaki kararlılıklarının süreceğini sözlerine ekledi.
Haseke'deki gelişmelere tepki
Suriye’nin Haseke bölgesindeki gelişmeleri kaygıyla takip ettiklerini belirten Doğan, Kürtlerin kültürel ve ulusal sembollerine yönelik saldırılara tepki gösterdi. Doğan, “Hiçbir halkın kendilerini temsil eden değerlerine dönük saldırılar meşru ve haklı saldırılar olarak kabul edilemez. Dolayısıyla Kürtlerin kültürel sembollerini, ulusal sembollerine yönelik saldırıları ve ardından yaşanan gerginlikleri sıradan gerginlikler olarak tarif etmemek gerekiyor” dedi.
Suriye’de halkların birlikte yaşayabileceği bir modelin önemini vurgulayan Doğan, “Suriye’nin geleceği halkların birbirine karşı karşıya getirildiği ya da kışkırtıldığı, kimliklerin, orada yaşayan farklı inançların kazanımlarının hedef alındığı bir zemine değil, demokratik ve bir arada gerçek yaşam modeline ihtiyaç var” ifadelerini kullandı. Şırnak’ın İdil ilçesinde Süryani toplumuna yönelik iddialara da tepki gösteren Doğan, Meryem Ana Süryani Kilisesi’ne ait misafirhanenin mühürlendiğini, vakfa idari para cezası verildiğini ve bazı yapıların yıkıldığını söyledi. Doğan, “İktidara doğrudan sesleniyorum: Bu uygulamalardan vazgeçin, bu uygulamaları sanki gerekli uygulamalarmış gibi, mevzuata uygunmuş gibi göstermeye çalışmak yerine başka yol ve yöntemlerle çözmek mümkündü” dedi.
İmralı Heyeti’nin görüşmeleri sürecek
İmralı Heyeti’nin temaslarına ilişkin de bilgi veren Doğan, heyetin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve AKP’li yetkililerle görüştüğünü bildirdi. Görüşmelerin önümüzdeki dönemin yol haritası ve takvimine ilişkin olduğunu söyleyen Doğan, “Henüz net bir yol haritası ya da takvim olmadığı için netleşen bir bilgiyi sizlerle paylaşamıyoruz ama diyalog önemli, bunu önemli buluyoruz. Önümüzdeki süreçte de bu diyaloğun güçlenmesini, hızlanmasını ve kurumsal bir hâle gelmesini temenni ediyoruz” dedi.



