Gülcan Kış’a göre ekonomik model sessizce değişti; üretim, inovasyon ve istihdamın yerini hane halkının borç yükü aldı. Vatandaşların kredi ve kredi kartı borçları 5,8 trilyon TL’yi aşarken, ilk 10 ayda 1 milyon 810 bin kişi borcunu ödeyemediği için takibe alındı. Kış, durumu şöyle özetledi:
“Eskiden insanın mesleği sorulurdu, şimdi kredi skoruna bakılıyor. AKP’nin yarattığı yeni vatandaş tipi: Borçla yaşayan, geleceği bankaya ipotekli insan.”
Faiz ekonomisi: Bankalar kârını rekor kırıyor, millet sınırını zorluyor
CHP’li Kış, ekonomik tercihler nedeniyle ülkenin dinamiklerinin artık üreticiler ve girişimciler değil bankalar tarafından belirlendiğini vurguladı. Bankacılık sektörünün bu yılın ilk 10 ayında net kârı 751,6 milyar TL’ye ulaşırken, vatandaşların bankalara ödediği faiz 992,4 milyar TL oldu. Kış, “Devlet yurttaşına refah sunmuyor; bankaların tahsilat ajandasını uyguluyor” dedi.
Tarım ve KOBİ’lerde borç yükü büyüyor
Tarım sektöründe üretim maliyetlerinin altında ezilen çiftçilerin bankalara olan borcu 1,1 trilyon TL’yi aşmış durumda. Batık tarım kredilerindeki artış oranı %214’e ulaştı. Kış, “Bu ülkenin çiftçisi artık toprağı değil, borcu ekiyor. AKP’nin tarım vizyonunda tohumun adı teminat, çiftçinin adı müşteri” ifadelerini kullandı.
Aynı kriz KOBİ’leri de etkiliyor; toplam borçları 6 trilyon TL’ye dayanmış durumda. Küçük ve orta ölçekli işletmeler artık üretim planlamıyor, sadece kredi ödemeye odaklanıyor.
“Bütçe, borçlandırma talimatıdır”
Kış, mevcut bütçeyi eleştirerek, “Bu bütçede kalkınma yok, yatırım yok, üretim yok. Tek bir vizyon var: Borcu büyüt, faizi besle, bankayı koru. Vatandaşı icranın önünde yalnız bırak, sonra da adına ‘bütçe’ de” dedi.
15 Aralık’ta TBMM’de görüşülecek bütçenin, teknik bir tartışma olmaktan öte, milyonların yaşam standardını, çocukların geleceğini ve ülkenin ekonomik yönünü belirleyeceğini vurgulayan Kış, sözlerini şöyle tamamladı:
“Birileri için kâr hanesi dolarken, bir milletin ömrü faizle eksiliyor.”




