İstinaf mahkemesinin "mutlak butlan" kararı sonrası CHP Genel Merkez binasının emniyet güçlerince boşatılması ve Özgür Özel liderliğindeki yönetimin çalışmalarını TBMM'deki grup odalarına taşıması, partinin diğer kurumsal birimlerini de etkiledi. Butlan kararıyla iptal edilen tüzük kapsamında kurulan Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin kapatıldığı iddiaları üzerine Genel Koordinatör Bülent Tezcan açıklamalarda bulundu.

"Fiziksel binadan ayrıldık, kurumsal yapı sürüyor"

T24'ten Nursena Kurtoğlu'na değerlendirmelerde bulunan Bülent Tezcan, ofisin kapatıldığı yönündeki iddiaları yalanlayarak, mekan değişikliğinin zorunlu bir süreç olduğunu belirtti. Tezcan, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Genel Merkez işgal edilince Genel Başkanımız Özgür Özel'in de söylediği gibi, Genel Merkez’den ayrılıp çalışmalarımızın merkezini Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşıdık. Genel Merkez'den çıktığımız için Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisinin binasından da ayrıldık. O binayı kullanmayacağız ama Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, kurumsal yapısıyla çalışmasına devam edecek. Faaliyetlerimizi Meclis'te sürdüreceğiz."

Yeni yol haritası: Hem Türkiye vizyonu hem kurultay çağrısı

Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin önümüzdeki dönem stratejisine de değinen Tezcan, çalışmaların eksenine "yeni yönetim modeli" ile birlikte parti içi demokrasi mücadelesinin de ekleneceğini vurguladı. CAO'nun 81 ilde AK Parti iktidarına karşı Türkiye'nin nasıl yönetileceğini anlatmaya odaklandığını hatırlatan Tezcan, "Şimdi bu çalışmalara bir de 'kurultay yapmadan partiyi yönetemezsiniz' çağrısı eklenecek. Partinin genel çalışmasıyla aday ofisinin çalışması bu dönemde belli noktalarda birlikte yürüyecektir" dedi.

"Kemal Bey kurultay toplamazsa imza süreci başlar"

Genel merkeze yerleşen Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin olağanüstü kurultaya gitmemesi durumunda izleyecekleri hukuki ve siyasi adımları da paylaşan Tezcan, şunları kaydetti:

"Eğer Kemal Bey kurultay çağrısına kulak asmazsa, delegenin olağanüstü kurultay için imza süreci başlayacak. Ondan sonra da toplamak zorundalar. Yani tüzüğe rağmen toplamayacaksa, ‘Ben mahkeme kararıyla geldim tüzüğün haricinde, bundan sonra da tüzük haricinde yönetiyorum’ derse onun da başka yolları var; yargıya gidilecek. Bu mücadele sürecek ve o kurultayı toplasınlar diye zorlayacağız."

"Nasıl ki Genel Merkez'den çıktık, Meclis'te faaliyetlerimizi yürütüyoruz, aday ofisi olarak da faaliyetlerimizi sürdüreceğiz, yürüteceğiz"

Tezcan, ofisin kurumsal yapısını koruduğunu ifade ederek, "Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Türk siyasetinde kurumsal anlamda önemli bir ilkti ve biz bunu tüzüğe de koyup başlatmıştık. Genel Merkez işgal edilince Genel Başkanımız Özgür Özel'in de söylediği gibi, Genel Merkez’den ayrılıp çalışmalarımızın merkezini Türkiye Büyük Millet Meclis'ine taşıdık. Genel Merkez'den çıktığımız için Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisinin binasından da ayrıldık. O binayı kullanmayacağız ama Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, kurumsal yapısıyla çalışmasına devam edecek. Nasıl ki Genel Merkez'den çıktık, Meclis'te faaliyetlerimizi yürütüyoruz, aday ofisi olarak da faaliyetlerimizi sürdüreceğiz, yürüteceğiz" dedi.

Tezcan, Kılıçdaroğlu ekibinden ofise yönelik bir kapatma kararı olduğuna dair iddialara "Ben duymadım ama bu kadar kötülüğü yapan her türlü kötülüğü yapmak isteyecektir. Ama bizi bağlamıyor. Biz kendi yolumuzda yürüyeceğiz." dedi.

"Erdoğan'ın yargısı, Fatih Atik ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun ekibi, el birliğiyle bu sabotaj, suikast düzenini sürdürdüler"

Tezcan TGRT Ankara Temsilcisi Fatih Atik'in ofisin kapatılacağına yönelik ortaya attığı iddialara ilişkin olarak şu ifadeleri kullandı:

Kılıçdaroğlu yönetimi, AK Parti ile bayramlaşacak
Kılıçdaroğlu yönetimi, AK Parti ile bayramlaşacak
İçeriği Görüntüle

"Erdoğan'ın yargısı, TGRT, Fatih Atik, oranın bazı yorumcuları, Kemal Kılıçdaroğlu'nun ekibi, el birliğiyle bu sabotaj, suikast düzenini sürdürdüler, sürdürüyorlar. Atik bunu demiştir ama bize henüz gelmiş bir şey yok. Bizim çalışmamızın kaynağını, meşruiyetini alacağımız yer orası değil."

Tezcan, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi ekibi olarak belirleyecekleri yol haritalarına dair şu açıklamayı yaptı:

"Partinin genel yol haritası var. Burada iki temel mesele önemli. Biz Türkiye'yi nasıl yöneteceğimizi anlatacağız. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi de buna odaklanmıştı. Türkiye'yi nasıl yöneteceğimize odaklanmıştı. Tek 81 ilde bunu anlatacağız. AK Parti'ye karşı nasıl bir yeni dönem, Türkiye'yi nasıl yöneteceğiz diye. Şimdi buna bir de 'kurultay yapmadan partiyi yönetemezsiniz' diye bir çağrı da eklenecek. Partinin genel çalışmasıyla aday ofisinin çalışması bu dönemde belli noktalarda birlikte yürüyecektir."

Kurultay, 40 gün içinde toplanmazsa ne olacak?

Tezcan, kurultayın 40 gün içerisinde toplanmaması halinde belirleyecekleri yol haritasına ilişkin olarak şu ifadeleri kullandı:

"40 gün içerisinde kurultayı toplama konusunda sadece bizim baskımız değil, 81 il 973 ilçenin baskısı olacak. Sivil toplumun baskısı var. Yani siz bütün bu itirazlara rağmen Erdoğan'dan aldığınız meşruiyetle orada oturamazsınız. Yani Erdoğan Trump'tan meşruiyet alacak, siz Erdoğan'dan meşruiyet alacaksınız.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin tepesinde oturacaksınız. Böyle bir şey yok. Siyasette buna izin vermezler. İmza toplayacağız yani bu 40 gün içerisinde. Bizim bayramdan sonra iki tane yolumuz var. Bayramdan sonra bir kere mahkemeye dayanarak söyledikleri parti meclisini toplamak zorundalar. O parti meclisi bununla ilgili olağanüstü kurultay kararı alacaktır. Ben o parti meclisinin bu konudaki sağduyusuna güveniyorum. Bu bir. İkincisi delegelerin yüzde 51'inin imza toplamasıyla olağanüstü kurultay yapılabiliyor.

"Yargıya gideriz, kurultay toplansın diye zorlayacağız"

Biz toplam kurultay delegelerinin tamamının imza vereceğine inanıyoruz. Seçimden sonra da düğmeye basacağız. Eğer Kemal Bey kurultay çağrısına kulak asmazsa seçimden sonra delegenin olağanüstü kurultay çalışacak imza süreci. Ondan sonra da toplamak zorundalar. Yani tüzüğe rağmen toplamayacaksa ‘ben mahkeme kararıyla geldim tüzüğün haricinde, bundan sonra da tüzük haricinde yönetiyorum’ derse onun da başka yolları var. Yargıya gidilecek. Bu mücadele sürecek ve toplamak zorundalar. Toplansın diye zorlayacağız"

Aday Ofisi'nin kaderiyle partinin kaderinin iç içe geçtiğini ifade eden Tezcan, "Partinin bütün yapısına kastedildi. Suikasta karşı karşıyayız. Aday ofisi bir taraftan pozitif çalışmasını sürdürürken bu esaslı gündeminde gerisinde kalmayacağız" dedi.

"Cumhuriyet Halk Partisi'ni Erdoğan'ın yargısının izniyle gelip oraya işgal etmiş olanlara partiyi bırakıp bir yere gitmeyiz"

'Yedek parti' iddialarına dair konuşan Tezcan önceliklerinin Cumhuriyet Halk Partisi'ni geri almak olduğunu söyledi. Tezcan, "Genel Başkan'ın söylediği gibi kapatmaya karşı bir başka parti hazırlığı yapılır. Ama Cumhuriyet Halk Partisi'ni Erdoğan'ın yargısının izniyle gelip oraya işgal etmiş olanlara partiyi bırakıp bir yere gitmeyiz. Partiyi sonuna kadar savunacağız. Çünkü parti üyenin partisi" dedi.

"Adayımız Ekrem İmamoğlu'dur"

Tezcan, kamuoyunda ve siyaset kulislerinde yer alan mevcut durumda "yeni aday" arayışı olacağı yönündeki iddialara dair konuştu. Tezcan, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'dur. Tüzükteki seçmen yoklaması hükümlerine uygun olarak on beş buçuk milyon seçmen dayanışma sandıklarında oy kullanıp Ekrem İmamoğlu'nu Cumhurbaşkanı adayı olarak göstermiştir. Cumhuriyet Halk Partisi grubu da toplanıp Cumhurbaşkanlığı Seçim Kanunu'na uygun olarak toplanıp Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı adayını bir adaylığını grup kararına bağlamış. Ve bu grup kararını da tutanak altına almıştır. Yani kanunda tarif edilen aday belirleme yöntemi de parti tüzüğünde tarif edilen aday belirleme yöntemi de tamamlanmış, Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayımız olmuştur. Siyasetin akışı içerisinde yarın bu iktidar, bu otoriter rejim Erdoğan ben her şeyi alt üst ederek, harap ederek Ekrem İmamoğlu'nun adaylığını engelledim diye hukuki bir engel çıkartırsa o zaman yarın ona bakılır" dedi.

Kaynak: T24