Güçlü sesi ve kendine has tarzıyla Türkiye'de bağımsız müziğin önemli temsilcilerinden biri olan Ceylan Ertem, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla dijital müzik piyasasında yaşanan yapısal sorunları ve görünürlük krizini masaya yatırdı. Günümüzde yalnızca nitelikli bir eser üretmenin dinleyiciye ulaşmak için yeterli olmadığını vurgulayan Ertem, artan tanıtım maliyetlerinin, algoritmaların ve sahte etkileşimlerin müzisyenleri nasıl bir çıkmaza sürüklediğini samimi bir dille anlattı.
Üretim sürecindeki maddi ve manevi emeğin karşılık bulmamasının yarattığı üzüntüyü gizlemeyen ünlü sanatçı, müziğin aynı zamanda bir geçim kaynağı ve sosyal dayanışma aracı olduğunu hatırlattı. Sektördeki ekonomik dengesizliğe dikkat çeken Ertem, şu ifadeleri kullandı:
"Artık bir şarkıyı yazarken, düzenlerken, kaydederken, mix'ini, mastering'ini yaparken, kapağını ve klibini hazırlarken harcadığımız bütçeden daha fazlasını aslında insanların o şarkıyı görebilmesi, duyabilmesi için harcamamız gerekiyor. Yani mesele artık yalnızca iyi bir şarkı yapmak değil, o şarkının birilerinin karşısına çıkabilmesini sağlamak."
İngiliz müzisyen James Blake'in dijital müzik endüstrisine yönelik eleştirel bir gönderisini de paylaşımına dahil eden Ceylan Ertem; medyanın ekonomik zorluklar nedeniyle reklam odaklı çalıştığını, sahte hesaplar ve satın alınan izlenme sayıları yüzünden dijital verilerin güvenilirliğini yitirdiğini belirtti.
Rakamların ve anlık trendlerin geçici olduğunu ifade eden Ertem, bir şarkının değerinin ancak dinleyicinin hayatındaki bir aşka, ayrılığa veya yolculuğa eşlik etmesiyle (anıların bir parçası haline gelmesiyle) kalıcı olabileceğini vurguladı.
Dijital platformların yapay zeka ve algoritma duvarlarını aşmanın zorluğuna değinen sanatçı, hem müzik üretenlerin hem de dinleyicilerin acilen şu temel soruyu sorması gerektiğini belirterek sözlerini noktaladı:
"Yaptığınız şarkılar insanların karşısına çıkmıyorsa, önlerine düşmüyorsa, keşfedilmiyorsa o zaman nasıl onların anılarının bir parçası olacak bu şarkılar? Doğrusunu söylemek gerekirse bunun cevabını ben de bilmiyorum. Sizin bu konuda bir fikriniz var mı?"




