Özgür Özel'in İzmir'deki halk buluşmasının yapılacağı Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan CHP'lilere polis müdahalesi gerçekleşti.

Müdahale sırasında Özgür Özel de alana geldi. Eşi Didem ve kızı İpek Özel ile kol kola giren Özgür Özel, Cumhuriyet Meydanı'ndan Gündoğdu Meydanı'na yürüdü.

Gündoğdu Meydanı'na gelen Özgür Özel, burada bir konuşma yaptı. Özel’in konuşmasından satırbaşları şöyle:

"CHP kurulduğunda bir binası yoktu. İzmir'i işgal edenler, İzmir'e geldiler ve binaları işgal ettiler. Onlar binalara sahiptiler ama gerçek CHP'liler inanca ve kararlılığa sahiptiler.

Bu parti dilekçeyle değil, Atatürk'ün deyimiyle Sivas Kongresi'nde, fiilen Kurtuluş Savaşı'nda, savaş meydanlarında, karargâh çadırlarında kuruldu.

Mesele Tayyip Erdoğan'ın iktidarı vermemek için rakibine darbe, partisine darbe yapmasıdır.Tayyip Erdoğan şöyle bir formül bulmuştur; CHP'nin başına mutlak butlan, Türkiye'nin mutlak sultan! Buna izin vermeyeceğiz. Mutlak butlan ile mutlak sultan ittifakına geçit vermeyeceğiz!

Biz diyoruz ki; derhal, hızla, en kısa sürede kongre yapalım. Ben bunu söylüyorum. İster o kongredeki delegeyle, hangi delegeyle istiyorsanız onunla yarışalım diyorum. Ama kongre yapmamaya, işi uzatmaya çalışanlar var.

Özgür Özel’den Kemal Kılıçdaroğlu’na çağrı

İzmir’den sesleniyorum Kemal Bey’e. Bu kalabalık insanların öfkesinden, günlerdir duyduklarımdan, yazılanlardan, en yakınlarının öfkesinden kimse mutluluk duyduğumu duymasın. Bu işin bir çıkışı var. Madem ki hani hep diyoruz ya ‘Delege, delege, delege. İşte şu delege, bu delege.’ Benim Kemal Bey’e önerin şudur. Gelsin, bayramdan sonraki bir - iki hafta içindeki pazar günü. Nasıl ki ben Ekrem Başkan’ın seçimi için sandığı koyduysam, tüm üyeyi davet ettiysem, Kemal Bey’e 2 milyon üyemize Genel Başkan seçtirmeyi teklif ediyorum. İşte Kemal Bey bu öfkeyi durduracak olan şey; bu partinin gerçek sahiplerine, ki madem o delegeyi, bu delegeyi beğenmediniz ve karşınıza normal bir sandıkla çıkmıyorsunuz, esas sahibine soralım ve 2 milyon CHP’li Genel Başkan’ı seçsin. Şu kadarını söylüyorum; eğer 2 milyon CHP’linin önüne sandığı koyarsanız, ben çıkacağım, adayım. Seçilmiş son Genel Başkan olarak yarışacağım.

Eğer seçimi benden başka birisi kazanırsa elini kaldırmayı bırak, elini öpeceğim ve ömrüm boyunca yanında gezeceğim. Bu partinin ayağa kalkmaya ihtiyacı var. Bir ön seçimle Genel Başkan’ı üyeler seçerse parti ayağa kalkar mı? Var mısınız? Bu meydan o sandığı istiyor mu? Şimdi çıkar birkaç üye; ‘Efendim yasa müsait değil’ der. Ben açıkça söylüyorum; 2 milyon üye… Sandıklar ilçelerde, illerde. Bir pazar günü elinde üye kartıyla 2 milyon üye oy kullanacak. Orada seçilen Genel Başkan’ı bütün Türkiye kabul edecek. Sonrasında el ele, davulla zurnayla bir kurultay yapıp 2 milyon üyenin seçtiğini resmi Genel Başkan yapacağız.

Bülent Arınç’tan ‘mutlak butlan’ açıklaması: ‘Bu kararı yanlış buluyorum’
Bülent Arınç’tan ‘mutlak butlan’ açıklaması: ‘Bu kararı yanlış buluyorum’
İçeriği Görüntüle

“Partinin iktidar yürüyüşünü durduracak hiçbir uzlaşı içine girmem”

Kemal Bey; yıllarca yanınızda görev yaptık. Bir gün saygıda kusur etmedik. Partinin başarısı için ter döktük. Gün oldu, Meclis’te 300 barbardan dayak yedik. Gün oldu, kürsü devrildi. Altında kaldık, ezildik ama teslim olmadık. Olmadı, birlikte başaramadık. ‘Ama artık özeleştiri’ dedik, dinletemedik. Aday olduk, nasıl yöneteceğimizi anlattık. Takdir aldık, görev aldık. Sonrasında sözü tuttuk partiyi 47 yıl sonra birinci parti yaptık. Bu kötülüğü yapmayın. Bu kötülüğü yapmayın. Partiyi bölmeyin, iktidar yürüyüşünü durdurmayın. 2 milyon üyeye soralım. Kimi seçerlerse hemen kurultayı yapalım, Yargıtay kesinleşsin diye bir dakikada karşılıklı başvurular çekilince o işin olacağını biliyorsunuz. Anında elbirliğiyle üyenin dediğini hayata geçirelim. 2 milyon CHP’linin başa getirdiği genel başkanla iktidara yürüyelim. Bu ülkeye kötülük yapmayalım.

Bu partiye kötülük yapmayın. Buradan açıkça söylüyorum. Bu partinin iktidar yürüyüşünü durduracak hiçbir uzlaşmanın içine girmem. Kimseyle pazarlık etmem. Bir arkadaşımı satmam, ben bu yoldan dönmem. Açıkça söylüyorum, içinde bulunduğumuz durum öyle kişisel hesap günü değildir. Kapris günü değildir. Heves gününde değiliz. Bu milletin istemediği, bu partinin istemediği kimse gelip partide yönetici olamaz. Genel başkan yardımcısı olamaz. Milletin söz vermediği kimse partinin sözcüsü ve bu milletin istemediği kimse Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı olamaz. Buna heves etmeyin.

“Bu öfke, ihanete uğradığını düşünenlerin öfkesi”

Kemal Bey bu öfke örgütlenebilecek bir öfke değil. Bu öfke sönümlenebilecek bir öfke değil. Bu öfke artık kaybetmekten bıkmış olanların, iktidar ışığını görmüş olanların, ihanete uğradığını düşünenlerin öfkesi. Bunun için çok rica ediyorum, bunun için çok rica ediyorum. Doğrusunu yapın, üyeyi dinleyin, sokağı dinleyin artık bu sorunu hızla ortadan kaldıralım, bu öfke bitsin, yerini coşku alsın, hep birlikte iktidara yürüyelim. Benim planım hızla Cumhuriyet Halk Partisi’ni seçilmiş bir yönetime dönüştürmek ve iktidar yürüyüşünü sürdürmektir. Benim planım bu. Bir yandan sorulan sorulara kaçamak cevaplar verip planını, gününü söylemeyen plansız başkasının planının parçası olur. AK Parti’nin planı bir kez daha bizi yenmektir. Buna izin vermeyin. Bu sesi, bu protesto seslerini, bu protestoyu durduracak, iktidar yürüyüşünü başlatacak, bu öfke sözünün yerine iktidar sözünü getirecek bir adım varsa o da derhal sandıktır, derhal sandıktır. Ben sizden öfke, tepki, protesto değil; coşku duymak, iktidar sloganları duymak istiyorum."

Kaynak: Haber Merkezi