Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21. MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu’nda konuşuyor.

EMEP’li Bayhan’dan Mehmet Şimşek’e istifa çağrısı
EMEP’li Bayhan’dan Mehmet Şimşek’e istifa çağrısı
İçeriği Görüntüle

Erdoğan'ın konuşması şöyle:

MÜSİAD'ımızın kıymetli mensupları, dost ve kardeş ülkelerimizin değerli iş insanları, saygıdeğer misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. 21. MÜSİAD Expo Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu vesilesiyle sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığı içindeyim. Farklı kıtalardan, farklı bölgelerden, farklı coğrafyalardan özellikle bugün aramızda bulunan ve bizlerle beraber buraya teşrif eden tüm misafirlerimize dünyanın incisi güzel İstanbul'umuza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum.

Çarşamba günü başlayan fuarın bugün kapanışını gerçekleştiriyoruz. Stant ziyaretlerinden panel oturumlarına, ikili iş görüşmelerinden diplomatik misyonlar resepsiyonuna, ülke ve panel sunumlarından iş birliği anlaşmalarına hepinizin inşallah verimli, bereketli, somut neticeler üreten dolu dolu bir organizasyon geçirmiş olmanızı temenni ediyorum.

Artık geleneksel hale gelen MÜSİAD Expo fuarlarının 21'incisini yine başarılı bir şekilde icra eden MÜSİAD ailemizi yürekten tebrik ediyorum. Aynı şekilde fuarın ve forumun tüm sponsorlarına, Ticaret Bakanlığımız başta olmak üzere bu programlarda emeği bulunan kurum, kuruluş ve firmalarımızın tamamına ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.

Sözlerimin hemen başında; kurulduğu günden bu yana kendi içinde bir ve bütün, dünyada söz ve nüfuz sahibi, etkin ve saygın, güçlü bir Türkiye için büyük bir fedakarlıkla çalışan MÜSİAD ailemizin tüm mensuplarına bugün bir kez daha canıgönülden teşekkür ediyorum. Bu süre boyunca gerek MÜSİAD'a gerekse ülkemize katkı yapmış fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerime Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum.

Şu hususu özellikle ifade etmek isterim. Türkiye'nin ekonomik ve ticari potansiyelini dünya ile buluşturan MÜSİAD; yurt içi ve yurt dışındaki 14 binden fazla üyesiyle 60 bin işletmeyi temsil ediyor. Yaklaşık 3 milyon kişiyi istihdam ediyor. Ülkemizin yanı sıra dünyanın 84 ülkesindeki 184 şube ve temsilcilikle geniş yelpazedeki faaliyetlerini güçlü bir şekilde sürdürüyor. İş dünyasının görüş, öneri ve beklentilerini samimiyetle aktarmaya devam eden MÜSİAD'ımızı kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.

İki yılda bir düzenlenen MÜSİAD Expo fuarlarımız ise Türkiye'nin üretim, ihracat ve yatırım kapasitesini küresel iş dünyasıyla bir araya getiren, firmalarımızın yeni pazarlara, yeni coğrafyalara erişimini kolaylaştıran, en önemlisi de Türkiye merkezli yeni ticari iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunan yapısıyla maşallah her seferinde göğsümüzü kabartıyor. Fuara ilgi ve katılımın bu yıl da fazlasıyla yüksek olduğunu memnuniyetle öğrendim. MÜSİAD Expo'nun bir fuar olmanın ötesine geçerek uluslararası ticaret, yatırım, iş diplomasisi platformu haline dönüşmesinden ülkemiz adına gurur duyuyorum.

Kıymetli misafirler, insanlık tarihine şöyle bir baktığımızda şunu hepimiz çok net görüyoruz: Bazı kritik eşikler vardır ki bir defa aşıldığında artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Son yıllarda yapay zekâ başta olmak üzere teknolojide yaşadığımız devrim niteliğindeki dönüşüm bunlardan biridir. Avantajlarını sağlıktan eğitime, bilişimden ulaşıma, tarımdan ekonomiye her alanda hissettiğimiz yapay zekâ hem bireysel hem de iş hayatımızı yeniden şekillendiriyor. Gün geçtikçe gelişen yapay zekâ modelleri ve robotik teknolojiler üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Şurası bir gerçek ki reel sektör yapay zekânın imkânlarını ne kadar kullanıyorsa girişimci, sanayici, yatırımcı da bu yeniliklerden o kadar istifade ediyor.

Burada dikkatlerden kaçmaması gereken asıl tehlike şudur: Yapay zekâyı geliştirirken insan faktörüne gerekli önemi vermezseniz arzu ettiğinizin tam tersi neticelerle karşılaşabilirsiniz. İnsanı insan yapan değerleri, aileyi, toplumu, millî ve manevi hasletlerinizi korumazsanız; iş ahlakınızı saf dışı bırakıp rekabeti, ne pahasına olursa olsun galip gelmeyi merkeze koyarsanız geliştirdiğiniz yazılım ve algoritmalar, tüm bu teknolojiler fayda değil tam aksine zarar getirir; Allah muhafaza geniş çaplı bir yıkıma sebebiyet verir.

Tam da bu yüzden kamu yönetiminden özel sektöre, akademiden iş dünyası ve sivil topluma bu konuların derinlikli bir şekilde ele alınması gerekiyor. Hele ki Ahilik gibi köklü bir kültürün mirasçıları olarak bizim böyle bir meseleye duyarsız kalmamız zaten düşünülemez.

Müslümanlar olarak ekonomik ve ticari münasebetlerimizi de hayatımıza yön veren temel değerler ışığında sürekli gözden geçirmek durumundayız. 29. Uluslararası İş Forumu'nun 'Yapay Zekâ Çağında İnsanın ve İş Dünyasının Dönüşümü' başlığıyla tertiplenmiş olmasını bu bakımdan çok kıymetli buluyorum.

Forum kapsamında düzenlenen oturumlarda fikir, tespit ve önerilerini dile getiren tüm katılımcılara bir vesile tebriklerimi iletiyorum. Bu platformlarda yapılan ufuk açıcı istişarelerin hepimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Kıymetli kardeşlerim, değerli iş insanlarımız; küresel sistemin hem meşruiyet hem temsil hem de adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz. Bilhassa ülkemizin merkezinde yer aldığı coğrafya, tabiri caizse tam bir kriz fırtınası yaşıyor. Ticaretten enerji arzına, gıda güvenliğinden ekonomik yaptırımlara pek çok alanda bu fırtınanın etkilerine hepimiz az ya da çok maruz kalıyoruz.

Yakın geçmişte fikir teatileriyle çözülen meseleler, bugün füze ve dron teatileriyle çözülmeye çalışılmaktadır. Gücü gücü yetene düzeni ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurmaktadır.

Birleşmiş Milletler 81. Genel Kuruluna hitabımda bu soruna özellikle dikkat çektim. Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye, Arakan'dan İran'a, içerisinde özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettik.

Gazze'de, Lübnan'da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun biz bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik. Bundan sonra da hakkın hatırını yere düşürmeyecek; dilimiz döndüğü, gücümüz yettiği kadar hakikatleri anlatmaya, mazlum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz. Daha önce söyledim, bugün bir kez daha söylüyorum: Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören; insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci Siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar, geri adım atmayacağız.

Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır.

Ayrıntılar geliyor...

Kaynak: Haber Merkezi