California Valisi Gavin Newsom, eyaletin idam cezası uygulamasına ilişkin tarihi bir adım attı. Newsom, 5 Kasım 2026'da California halkına hitaben yayımladığı açık mektupta, eyaletteki 548 idam mahkumunun cezalarını şartlı tahliye olmaksızın müebbet hapse çevireceğini açıkladı.

Newsom, anayasanın kendisine tanıdığı af yetkisini kullanarak aldığı kararı şu sözlerle duyurdu:

Avrupa’da bomba alarmı: Sekiz uçuş rota değiştirdi, dört uçak acil iniş yaptı!
Avrupa’da bomba alarmı: Sekiz uçuş rota değiştirdi, dört uçak acil iniş yaptı!
İçeriği Görüntüle

"Anayasanın bana verdiği af hakkımı, California'daki tüm idam mahkumlarının cezasını, şartlı tahliye olmaksızın müebbet hapse çevirme yönünde kullanmaya karar verdim."

Yaklaşık 30 yıldır kamu görevinde bulunduğu dönemlerde idam cezasına karşı çıktığını belirten Newsom, devlet eliyle gerçekleştirilen infazların California'nın temel değerleriyle bağdaşmadığını ifade etti. Newsom, idam cezasının hukuk sisteminin temellerini zedelediğini ve adalet anlayışıyla çeliştiğini savundu. Vali, kararının arkasındaki gerekçeyi açıklarken kusursuz işlemeyen bir hukuk sisteminde idam cezasının adil biçimde uygulanamayacağını vurguladı. Masum insanların yanlış mahkumiyetler sonucunda idam cezasıyla karşı karşıya kalabilmesi ve cezaların uygulanmasındaki eşitsizlikler de Newsom'ın karşı çıktığı temel konular arasında yer aldı.

California, ABD'nin en büyük idam mahkumları nüfusuna sahip

California, 548 mahkumla ABD'nin ve Batı Yarımküre'nin en büyük idam mahkumları nüfusuna sahip. Bu kişilerin 529'u erkek, 19'u kadınlardan oluşuyor. Eyalette son idam cezası infazı 17 Ocak 2006'da gerçekleştirildi. California, 1978 yılında idam cezasının yeniden yürürlüğe girmesinden bu yana yalnızca 13 mahkumu idam etti. Newsom, göreve geldikten kısa süre sonra, Mart 2019'da idam cezalarının infazını durduran bir kararname imzaladı. Bu kararla eyalette fiilen idam moratoryumu uygulanmaya başlandı. İnfazların durdurulmasına rağmen mahkemeler tarafından verilen idam cezaları geçerliliğini korudu ve yüzlerce mahkum idam cezasıyla cezaevlerinde tutulmaya devam etti.

Af kararı tartışmaları beraberinde getirdi

Newsom'ın kararı insan hakları kuruluşlarından destek görürken, mağdur yakınları ve idam cezasını savunan grupların tepkisini çekti. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU), kararı memnuniyetle karşıladı. Kuruluş, idam cezasının ırk ayrımcılığı, hatalı mahkumiyetler ve insan hakları ihlalleriyle bağlantılı olduğunu belirterek Newsom'ın kararını tarihi bir adım olarak değerlendirdi. Buna karşılık mağdur hakları savunucuları, ağır suçlardan hüküm giymiş mahkumların cezalarının değiştirilmesinin mağdur ailelerinin yaşadığı acıları yeniden gündeme getireceğini ve mahkemelerin verdiği kararları etkisizleştireceğini savundu.

Tennessee'deki başarısız infaz girişimi idam cezasını yeniden gündeme getirdi

ABD'nin Tennessee eyaletinde 30 Eylül 2026'da gerçekleştirilmeye çalışılan Christa Pike infazı, ülkede idam cezasının uygulanış biçimine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. 1995 yılında 18 yaşındayken sınıf arkadaşı 19 yaşındaki Colleen Slemmer'ı öldürmekten suçlu bulunan Pike, idam cezasına çarptırılmıştı. 50 yaşındaki Pike'ın infazı için Tennessee'deki Riverbend Maksimum Güvenlikli Cezaevi'nde ölümcül enjeksiyon yöntemi uygulandı. Cezaevi yetkilileri Pike'a iki doz pentobarbital adlı ilaç verdi. Ancak iki doz ilaca rağmen Pike'ın kalbi durmadı. İnfazı izleyen gazeteciler, mahkumun nefes almaya devam ettiğini ve horlama seslerinin duyulduğunu aktardı. Pike daha sonra ambulansla cezaevi dışındaki bir sağlık kuruluşuna kaldırıldı.

Olay, ABD'de ölümcül enjeksiyon yöntemiyle gerçekleştirilen infazların güvenilirliği ve insanlık dışı uygulama tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Ölüm cezası uzmanları, iki doz ölümcül ilaç verilmesine rağmen mahkumun hayatta kalmasını son derece sıra dışı bir olay olarak değerlendirdi

Kaynak: Haber Merkezi