Çorum kent merkezinin yaklaşık 80 kilometre güneybatısında yer alan Boğazkale’deki Hattuşa Antik Kenti’nde 1906’dan bu yana arkeolojik kazılar devam ediyor. Çevresi 7 kilometrelik surlarla çevrili ve yaklaşık 2 kilometrekarelik yerleşim alanına sahip antik kent, Anadolu’nun ilk medeniyetlerinden Hatti ve Hititlerin önemli kültürel miraslarını barındırıyor.
Milattan önce 6 binli yıllardan izler taşıyan Hattuşa Ören Yeri, UNESCO Dünya Kültür Mirası ve Dünya Belleği listelerinde yer alıyor. AA'nın haberine göre, Alman Arkeoloji Enstitüsünce yürütülen kazılarda, Hitit medeniyetine yaklaşık 450 yıl başkentlik yapan kentte Kalkolitik Çağ’dan Bizans ve Roma dönemlerine kadar uzanan çok sayıda kalıntı gün yüzüne çıkarılıyor.
Yeni mezarlık keşfedildi
Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında 2006’dan bu yana sürdürülen kazı çalışmalarında bu yıl 5 farklı noktada çalışma yürütülüyor. Antik kentin Kuzeybatı Yamacı’nda gerçekleştirilen kazılarda ise yeni bir mezarlık ortaya çıkarıldı.
Erken Helenistik ve Galat dönemlerine ait olduğu değerlendirilen mezarlıkta bu yıl üç mezar bulundu. Mezarlardan biri, mimari yapısının büyük ölçüde korunması ve içerisindeki iskeletin bütün halde bulunması nedeniyle kazı ekibinin özellikle ilgisini çekti.
Yaklaşık 7 metre çapında taş duvarla çevrili mezarın içerisinde, yetişkin bir bireyin sığabileceği büyüklükte ikinci bir taş duvar hattı da bulunuyor. Mezarın sağ omuz hizasında ortaya çıkarılan bıçak ise kazı ekibinin dikkatini çekti.
Bıçağın bir ölü hediyesi olarak mı bırakıldığı, yoksa kişinin yaşamında kullandığı bir eşya olarak kendisiyle birlikte mi gömüldüğü araştırılıyor. Uzmanlar, mezarın tümüyle açılmasının ardından buluntunun anlamına ilişkin daha net değerlendirme yapılabileceğini belirtiyor.
“Bu mezarlardan şimdiye dek en iyisini bulduk”
Kazı Başkanı Prof. Dr. Andreas Schachner, bölgede bulunan bir ambarın çevresini açmaya çalışırken mezarlığa ulaştıklarını söyledi.
Geçen yıl 3’ü kadın olmak üzere 5 mezar, bu yıl ise 3 mezar bulduklarını belirten Schachner, mezarlığın yoğun olmayan, serpiştirilmiş mezarlardan oluştuğunu ifade etti. Schachner, mezarların Erken Helenistik ve Galat dönemlerine ait olduğunu ve milattan önce 4’üncü yüzyılın sonu ile 3’üncü yüzyıla tarihlendirilebildiğini söyledi.
Son bulunan mezarın oldukça iyi durumda olduğunu vurgulayan Schachner, “Bu mezarlardan şimdiye dek en iyisini bulduk. Bu mezarların özelliği, etrafının taş örülerek çember şeklinde çevrilmiş olması. Bulduğumuz bu yeni mezarda çember çok güzel korunmuş. Mezar, taş sanduka mezarı. Bu bölgede çok yaygın” dedi.
Daha önce açılan mezarlardan sikke ve kozmetik takımı gibi çeşitli eşyalar çıkarıldığını belirten Schachner, yeni mezardaki bıçağın ise dikkat çekici bir buluntu olduğunu dile getirdi.
Schachner, “Bu mezarda bu bireyin sağ omuzunda bir bıçak duruyor. Henüz tam anlamını bilemiyoruz. Bir ölü hediyesi veya ölü ile birlikte gömülen bir unsur olabilir. Ancak tam net bir şey söylemek mümkün değil, tümünü açmak lazım. Belki bir erkek bireydir. Daha önce açtığımız mezarlar ağırlıklı olarak kadındı” diye konuştu.
Aynı döneme ait 17 mezar bulundu
Hattuşa’da farklı dönemlere ait çok sayıda mezarın ortaya çıkarıldığını belirten Schachner, Kuzeybatı Yamacı’ndaki çalışmalar kapsamında geçen yıl 5, bu yıl ise 3 olmak üzere toplam 8 mezarın bulunduğunu söyledi.
Daha önceki yıllarda aynı alanın batısında aynı döneme ait 9 mezarın daha ortaya çıkarıldığını aktaran Schachner, böylece bölgede aynı döneme tarihlenen toplam 17 mezara ulaşıldığını ifade etti.
Boğazköy’ün tamamında farklı dönemlere ait yüzlerce mezar bulunduğunu belirten Schachner, yalnızca Roma dönemine ait yaklaşık 200 mezarın tespit edildiğini kaydetti. Schachner, çalışmaların özellikle hakkında daha az bilgi bulunan dönemlere ışık tuttuğunu vurguladı.
Kazı ekibi, mezarlardaki arkeolojik çalışmaların tamamlanmasının ardından buluntuların restore edilmesini ve alanın ziyaretçilere açılmasını planlıyor.




