“Bu suça ortak olmayacağız” bildirgesinin yayımlanmasının 10’uncu yılı dolayısıyla Eğitim-Sen Ankara 5 No’lu Üniversiteler Şubesi’nde bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, bildiriyi imzalayan akademisyenlerin maruz kaldığı cezalar ve ihraçlar hatırlatıldı, tasfiye sürecinin devam ettiği vurgulandı.
Açıklamaya KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz, Eğitim-Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, TTB Genel Sekreteri Önder Okay, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk ile bildiriyi imzaladığı için ihraç edilen akademisyenler ve sendika üyeleri katıldı. Basın açıklaması, ihraç edilen akademisyenlerden Can Irmak Özinanır tarafından okundu.

Özinanır, bildirinin imzalanmasının ardından 2 bin 212 akademisyenin disiplin cezaları, gözaltılar, tutuklamalar, ihraçlar, sözleşme fesihleri ve pasaport kısıtlamaları gibi yaptırımlara maruz kaldığını belirtti. 2016’daki darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL’in üniversitelerdeki tasfiyeyi derinleştirdiği ifade edildi. Özinanır’a göre 406 akademisyen OHAL KHK’leriyle ihraç edildi, vakıf üniversitelerindeki uygulamalarla bu sayı 549’a yükseldi ve 822 akademisyen hakkında ceza davaları açıldı. 2019’da Anayasa Mahkemesi bildiriyi ifade özgürlüğü kapsamında kabul etti ancak akademisyenler görevlerine iade edilmedi.
KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz, bildirinin yayınlandığı dönemin ağır devlet şiddeti ortamında geçtiğini belirterek, “Kamuda yaklaşık 125 bin ihraç yaşandı. Bu ciddi ve sistematik bir devlet şiddetiydi” dedi. Yılmaz, bildirinin Taybet Ana ve Cemil Saygı’nın öldürüldüğü koşullara ve 10 Ekim Ankara Katliamı’na itiraz niteliği taşıdığını söyledi.
Eğitim-Sen MYK Genel Sekreteri Zülküf Güneş, Barış Akademisyenlerinin hem Türkiye hem dünya tarihinde devlet şiddetine karşı barış talebini temsil ettiğini vurguladı. TTB Genel Sekreteri Önder Okay ise akademisyenlerin vicdan ve bilgiyi birleştirerek halk sağlığı açısından barışı savunduğunu belirtti.
DEM Parti milletvekili Sevilay Çelenk, bildirinin yalnızca bir metin olmadığını, devlet şiddetine karşı barış talebinin ve demokrasi mücadelesinin sembolü olduğunu ifade etti. Çelenk, tasfiye politikalarına boyun eğilmediğini ve mücadelelerinin süreceğini kaydetti.




