Yeni Parti Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, TARİŞ’in 2026 yılı çekirdeksiz kuru üzüm alımlarında kalite ayrımı gözetmeksizin brüt 80 TL/kg avans fiyatı açıklamasına tepki gösterdi.
Açıklanan fiyatın üzüm üreticisinde hayal kırıklığı yarattığını belirten Başevirgen, üreticinin bir yıl boyunca artan maliyetlerle mücadele ettiğini söyledi.
Gübre, ilaç, mazot, elektrik, sulama ve işçilik gibi temel girdilerin önemli ölçüde arttığını ifade eden Başevirgen, çiftçinin hasat döneminde 80 TL’lik fiyatla karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Başevirgen, “Gübreden ilaca, mazottan elektriğe, sulamadan işçiliğe kadar üreticinin bütün girdileri katlanarak arttı. Çiftçi bir yıl boyunca bağına baktı, ürününü ayakta tutabilmek için borçlandı, bütün riski sırtlandı. Hasat zamanı geldiğinde ise karşısına 80 liralık fiyat çıkardılar. Bu fiyat üreticiye açıkça ‘zararına üret’ demektir. Böyle bir rakamı kabul etmemiz mümkün değil” dedi.
TARİŞ’in kalite ayrımı yapmadan alım gerçekleştirecek olmasının da üretici açısından adil olmadığını savunan Başevirgen, 10 numara üzüm ile 7 numara üzümün aynı fiyattan alınacağını belirtti
Başevirgen, “TARİŞ hem fiyatı düşük açıklıyor hem de adaletli alım yapmıyor” ifadelerini kullandı.
“80 TL’lik fiyat üreticinin maliyetini karşılamaz”
Kuru üzüm üreticisinin yıllardır artan maliyetler nedeniyle gelir kaybı yaşadığını belirten Başevirgen, açıklanan avans fiyatın üreticinin maliyetlerini karşılamayacağını söyledi.
Üreticinin sadaka istemediğini vurgulayan Başevirgen, “Üretici sadaka istemiyor. Bağında döktüğü alın terinin karşılığını istiyor. Bir taraftan üretim maliyetleri yükselirken diğer taraftan çiftçinin ürününü yok pahasına elinden çıkarması bekleniyor. 80 TL’lik avans fiyatı üreticinin ne maliyetini karşılar ne de gelecek yıl yeniden üretim yapmasına imkân verir” diye konuştu.
Başevirgen, bu anlayışın çiftçiyi borca, bankalara ve tüccarlara bağımlı hale getireceğini belirterek, üreticinin zamanla tarımdan kopabileceği uyarısında bulundu.
“TMO seyirci kalamaz, en az 150 TL açıklamalı”
TMO’nun kuru üzüm piyasasında sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Başevirgen, kurumun alım fiyatını bir an önce açıklaması çağrısında bulundu.
Geçen yıl üzümün numarasına göre 100 ila 120 TL arasında alım yapıldığını, bu yıl ise kalite ayrımı gözetilmeksizin 80 TL fiyat açıklandığını ifade eden Başevirgen, üretim maliyetlerindeki artışa dikkat çekti.
Başevirgen, “Girdi maliyetleri geçen yıla oranla yüzde 50-60 oranında arttı. Bugün TARİŞ’in açıkladığı 80 lira üzüm fiyatı ile çiftçi litresi 82,50 lira olan mazottan 1 litre bile alamıyor. Geçen yılın aynı dönemlerinde ise 120 liralık fiyat ile çiftçi 2,5 litre mazot alabiliyordu” dedi.
Kuru üzümde 150 TL’nin altındaki fiyatın üreticinin sorunlarını çözmeyeceğini savunan Başevirgen, TMO’nun piyasayı tüccarın insafına bırakmaması gerektiğini söyledi.
Başevirgen, “Kuru üzüm için açıklanacak fiyat en az 150 TL olmalıdır. Bunun altındaki rakam üreticiyi korumaz” ifadelerini kullandı.
“Çiftçi borçla bağını ayakta tutmaya çalışıyor”
Üreticinin zararına üretmeye devam edemeyeceğini belirten Başevirgen, düşük fiyatların uzun vadede üzüm üretimini tehdit edeceği uyarısında bulundu.
Başevirgen, “Bugün çiftçinin ürününü para etmez hale getirirseniz yarın o çiftçiden üretmeye devam etmesini bekleyemezsiniz. Çiftçi borçla bağını ayakta tutmaya çalışıyor. Üretici kazanamadığı zaman üretimden vazgeçer ve sonunda bağını kökler” dedi.
Manisa’nın en önemli geçim kaynaklarından biri olan kuru üzümde üreticinin emeğinin değersizleştirilmesine sessiz kalmayacaklarını belirten Başevirgen, TARİŞ’in açıkladığı 80 TL’lik fiyatı kabul etmediklerini söyledi.
Başevirgen, TMO’yu göreve çağırarak en az 150 TL/kg alım fiyatı açıklanmasını ve üreticinin ürününün gerçek değerinden alınmasını istedi.





