SONAR Araştırma Başkanı Hakan Bayrakçı, gazeteci Taha Hüseyin Karagöz’ün YouTube kanalında katıldığı programda Türkiye’nin siyasi gündemine ve yaklaşan seçim sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
2027 veya 2028’de yapılması beklenen seçimlere dair değerlendirmelerde bulunan Bayrakçı, seçmen davranışının artık kısa vadeli ekonomik adımlarla şekillenmediğini, adalet algısı ve yaşam standartlarının belirleyici olduğunu söyledi.
Ekonomik manevraların sınırına gelindi
Bayrakçı, ekonomide yaşanan uzun süreli sıkıntıların seçmen üzerindeki etkisinin kalıcı hale geldiğini belirtti.
“Ölçmediğin şeyi bilemezsin, bilmediğin şeyi yönetemezsin” sözleriyle analizine başlayan Bayrakçı, geçmiş seçimlerde etkili olan son dakika zam ve maaş artışı politikalarının artık aynı sonucu vermeyebileceğini savundu.
“Ekonomide genel bir toparlanma olmazsa, seçime üç ay kala emekliye verilecek bir zamla bu iş çözülmez. Birikmiş bir enflasyon yükü ve 3-4 yıldır süregelen bir yıpranma var. Bu kez ‘bomba’ zamlar iktidarı kurtarmaya yetmeyebilir. Yapısal toparlanma şart” ifadelerini kullandı.
Bayrakçı’ya göre seçmen artık geçici rahatlamalardan çok kalıcı refah artışı bekliyor.
Belediye operasyonları ters tepiyor
Muhalefet partilerine, özellikle de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) belediyelerine yönelik hukuki süreçleri de değerlendiren Bayrakçı, bu adımların iktidara oy kazandırmadığını ileri sürdü.
Tutuklamalar ve kayyum tartışmalarının seçmen nezdinde “mağduriyet” algısı oluşturduğunu belirten Bayrakçı, “Ben tutuklamalar konusunun AK Parti’ye yaramadığını düşünüyorum. Belediye takipleri ve yolsuzluk iddiaları üzerinden kurulan dil, beklenen algıyı oluşturmuyor” dedi.
Anket verilerine işaret eden Bayrakçı, bazı operasyonların ardından CHP’nin oy oranında artış gözlemlediklerini belirterek, çözümün tutuksuz yargılama yönteminin esas alınması olduğunu savundu.
Bayrakçı, iktidarın avantajlı olduğu alanlara da dikkat çekti. Özellikle dış politika, Suriye sahasındaki gelişmeler ve terörle mücadele başlıklarının milliyetçi seçmen üzerinde olumlu karşılık bulduğunu ifade etti.
Ancak bu etkinin sandığa doğrudan ve güçlü biçimde yansımasının, ekonomik memnuniyet ve adalet algısıyla dengelendiğini vurgulayan Bayrakçı, seçim sürecinde belirleyici unsurun ekonomik tablo olacağını sözlerine ekledi.




