Partisinin, Suriye’nin sınırında bulunan Nusaybin’de düzenlediği grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘Sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da Ayn el-Arab’dan Kamışlı’ya kadar faal hâlde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm hâlinde hayata geçirilmelidir' sözlerine sert tepki gösterdi.
Bakırhan, “Bahçeli YPG-SDG Kürtleri temsil etmiyor diyor. Beyefendiler kimin kimi teslim ettiğine de karar veriyorlar. Dilinizi konuşmayın, statüsüz kalın diyenler şu şunu temsil etmiyor diyor. SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor. Alevileri, seküler Arapları temsil ediyor. Kimi temsil ettiği hükmünü kimse size vermiyor. Sorunumuz kimin kimi temsil ettiği değil sorunumuz. Kürtler size muhatap beğendirmek zorunda değil. Her yerin muhatabı var ve ortadadır. Temizleme mantığından vazgeçin. Kobani, Kamışlo Kürt kentidir. Öyle kalmaya devam edecek” dedi.
"Rojava umuttur, o umudu yok ettirmeyiz"
Bakırhan’ın konuşmasından satır başları şöyle;
Bugünleri yaratanları kınıyoruz. Kuzey Doğu Suriye’de katliam var, baş kesenler var. Rojava’da Kürtler tek dünya bir olmuş. Kürtlere soykırım yapılıyor. Kürtlerin dilsiz, statüsüz ve dilsiz yaşaması için düşmanlık yapıyorlar. Kimliği varlığı ve dili için mücadele eden Rojava halkı ile Kürt halkı ile birlikteyiz. Rojava sadece bir toprak parçası değil, bunu en başta buradaki iktidar ve oradaki emperyalist güçler bilmelidir. Rojava umuttur, o umudu yok ettirmeyiz. Türkiye’nin her yerinde dayanışma içerisinde olacağımızı haykırmak istiyoruz. Kimliğinden dilinden vazgeçin diyorlar. Kürtler teslim olsun istiyorlar. Biz oradaki soydaşlarımızın onursuz bir yaşamı seçmesini istiyor muyuz? Akıl dışı yaklaşımlarınızdan vazgeçin. Rejim Halep’te alçakça bir pusu kurdu. Kürtler geri çekilmesine rağmen, rejim Kürt gençlerini ve kadınlarını katletmiştir. 10 Mart mutabakatına uymayan Şara rejimidir, oradaki ikiyüzlü güçlerdir.
"Kürtlere statüsüzdük ve kimliksiz diyen herkes riyakârdır, Kürt düşmanıdır"
Devlet Bahçeli kader birliği diyor. Biz de kendisine diyoruz ki; böyle kadar birliği mi olur. Kürdü toprağından sürmek kader birliği midir? Kürdün kaderine neden statüsüzdük düşsün. Erdoğan, kavmiyetçiliğin hastalık olduğunu belirtiyor. Kavmiyetçilik bir hastalıksa senin bakanın neden Suriye Arap Cumhuriyeti diyor.
Kürtlere teslimiyet dayatıyorlar. Kusura bakmayın; Kürtler bin yıldır teslim olmuyorlar şimdi asla olmayacaklar. Nahcivan’daki Azerilere özerklik, Kıbrıs’taki Türklere devlet, Kürtlere statüsüzdük ve kimliksiz diyen herkes riyakârdır, Kürt düşmanıdır. Bu tarihe böyle geçecektir. Kürtler kimliksiz, statüsüz yaşasın diyeceksiniz bir de kardeş diyeceksiniz. Kürde karşı yaptığınız hamaset yeter, ferasetle akılla, insanların eşit olduğu bir zemin çalışın. Rojavadaki düşmanlık kimseye kazandırmaz. Bu düşmanlığı Türkiye’deki 25 milyon Kürt unutmaz. Yetkilileri dikkatli davranmaya çağırıyorum; saygılı olun biraz. Türkiye’nin üçüncü büyük partisi grup toplantısı yapıyor siz gençleri dövüyorsunuz, yerde sürüklüyorsunuz. Bunu kabul etmiyoruz.
Bahçeli'ye sert yanıt: 'SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor'
Sayın Devlet Bahçeli PKK’nin ‘kurucu önderi diyor ama onun dediğini yapmıyor. Onun dediğini söylemiyor. Her karışı temizlenmeli, kurutulmalı diyor. Sen kuru temizleyici misin? O toprakların kadim haklarını hiç kimse ama hiç kimse ne kurutabilir ne de temizleyebilir.
Dünyadaki 50 milyon kürde sesleniyorum; gün birlikte olma günüdür, gün birlikte hareket etme ve dayanışma günüdür. Kan döke barış karşıtı bu güçleri, dayanışma ile mücadele ile ancak yola getirebiliriz. Öfkenizi kendi içinize değil, Kürtlere düşmanlık yapanlara karşı küsün. Öfkenizi kendinize değil, Kürdü statüsüz bırakanlara karşı harekete geçirin.
Bahçeli YPG-SDG Kürtleri temsil etmiyor diyor. Beyefendiler kimin kimi teslim ettiğine de karar veriyorlar. Dilinizi konuşmayın, statüsüz kalın diyenler şu şunu temsil etmiyor diyor. SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor. Alevileri, seküler Arapları temsil ediyor. Kimi temsil ettiği hükmünü kimse size vermiyor. Sorunumuz kimin kimi temsil ettiği değil sorunumuz. Kürtler size muhatap beğendirmek zorunda değil. Her yerin muhatabı var ve ortadadır. Temizleme mantığından vazgeçin. Kobani, Kamışlo Kürt kentidir. Öyle kalmaya devam edecek.



