Sivas katliamına ilişkin 2014 yılında yapılan bireysel başvuru 12 yıl sonra, 23 Temmuz'da görüşüldü. Toplantıda, Sivas katliamına ilişkin yargı sürecinin etkili biçimde yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği suçlaması karara bağlandı.
Yüksek Mahkeme Sivas Madımak Oteli’nde 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan katliama ilişkin başlatılan yargısal sürecin etkili biçimde yürütülmemesi" nedeniyle ölenlerin yakınlarının yaptığı bireysel başvuruda, oy birliğiyle “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği”ne karar verdi.
Sivas Madımak Oteli'nde 2 Temmuz 1993'te 33 aydın, yazar ve sanatçı ile 2 otel çalışanı olmak üzere 35 kişinin öldüğü katliama ilişkin yargılama süreçlerinin "etkili bir biçimde yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği" iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunulmuştu.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, başvuruyu bugünkü gündem toplantısında görüştü.
Yüksek Mahkeme, ölenlerin yakınlarının yaptığı bireysel başvuruda oy birliğiyle, "yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine" karar verdi. Başvuruculara manevi tazminat ödenecek.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun oy birliğiyle aldığı kararın gerekçesi daha sonra yazılacak.
Ne olmuştu?
Katliama ilişkin ana davada 33 kişi önce idam cezasına çarptırılmış daha sonra bu cezalar ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilmişti.
Katliamla ilgili bir diğer dava ise 2012'de zaman aşımı nedeniyle düşürülmüştü. Kurbanların avukatları, insanlığa karşı suçlarda zaman aşımı olamayacağını belirterek davanın düşürülmesine itiraz etmiş, konuyu 2014'te AYM gündemine taşımıştı.
Mahkeme bu başvuruyu 12 yıl sonra karara bağladı.




