Avrupa genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların iklimlendirme ürünlerine yönelik talebi artırdığı dönemde, Türkiye'nin bölgeye yaptığı ihracatta çift haneli artışlar görüldü.

Kıta genelinde etkisini artıran aşırı sıcak hava dalgaları ve değişen iklim koşulları günlük yaşam üzerinde kalıcı etkiler bırakırken, bu durum iklimlendirme ürünlerine yönelik talebin de yeniden şekillenmesine neden oluyor.

Fatih Altaylı: 'Haluk Levent'in müthiş bir kumar bağımlısı olduğunu bilmeyen yoktu'
Fatih Altaylı: 'Haluk Levent'in müthiş bir kumar bağımlısı olduğunu bilmeyen yoktu'
İçeriği Görüntüle

Geçmişte daha çok konfor amacıyla tercih edilen klima ve iklimlendirme sistemleri, özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklıkların daha sık ve uzun süre görülmesiyle birlikte birçok Avrupa ülkesinde artık temel ihtiyaç ürünleri arasında değerlendiriliyor.

Birçok AB ülkesinde konutların yanı sıra iş yerleri, kamu binaları, sağlık tesisleri ve eğitim kurumlarında da soğutma çözümlerine yönelik yatırımlar hız kazandı.

Avrupa'da değişen bu talep yapısı, Türkiye'nin iklimlendirme sanayi ihracatına da yansıdı. Özellikle sıcak hava dalgalarından daha fazla etkilenen Avrupa pazarlarında enerji verimli klima, havalandırma ve soğutma sistemlerine yönelik siparişlerin arttığı görüldü.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, haziranda Avrupa ülkeleri arasında en fazla ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,9 artış kaydeden Almanya'ya 71,4 milyon dolarla gerçekleştirildi. Bu ülkeyi sırasıyla yüzde 35,1 artış kaydeden İtalya 30,5 milyon dolarla, yüzde 46,3 artış kaydeden Fransa 28,3 milyon dolarla, yüzde 10,3 artış kaydeden Polonya 23,7 milyon dolarla ve yüzde 29,3 artış kaydeden İspanya 23 milyon dolarla takip etti.

İklimlendirme sanayi ihracatının oransal bazda en fazla arttığı ülke ise yüzde 130,7 ile Finlandiya oldu. Bu ülkeyi yüzde 97,3 ile Hırvatistan, yüzde 96,1 ile Letonya, yüzde 83,6 ile Lüksemburg, yüzde 74 ile Malta izledi.

İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Baştaş, iklim değişikliği etkilerinin artık tüm dünyada çok daha belirgin şekilde hissedildiğinin altını çizerek, sıcak hava dalgalarının sıklığı ve süresi arttıkça iklimlendirme sistemlerinin bir konfor unsuru olmaktan çıkıp temel bir ihtiyaç haline geldiğini söyledi.

"Bu artışta özellikle Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere geleneksel pazarlarımızın yanı sıra Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya ülkelerinden gelen talebin önemli katkısı oldu." diye konuştu.

Bu durumun sadece konutları değil, alışveriş merkezleri, hastaneler, oteller, fabrikalar, lojistik depoları ve özellikle veri merkezleri gibi kesintisiz iklim kontrolü gerektiren tesisleri de doğrudan etkilediğini belirten Baştaş, şu ifadeleri kullandı:

"Özellikle veri merkezleri, yapay zeka uygulamalarının ve dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte çok hızlı büyüyen bir alan haline geldi. Bu tesislerde enerji verimli, hassas sıcaklık ve nem kontrolü sağlayan ileri teknoloji iklimlendirme sistemlerine yönelik talep her geçen gün artıyor. Türkiye bu dönüşümden olumlu etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. İhracat pazarlarımızda yüksek enerji verimliliğine sahip klima sistemleri, ısı pompaları, havalandırma ekipmanları, ısı geri kazanım sistemleri, otomasyon çözümleri, endüstriyel soğutma sistemleri ve veri merkezi soğutma teknolojilerine yönelik talebin arttığını görüyoruz. Ayrıca düşük karbon salınımına sahip çevreci çözümler ve akıllı bina teknolojileri de giderek daha fazla tercih ediliyor."

Kaynak: Haber Merkezi