Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun Aralık ayında başlayacak görüşmeleri öncesi gözler 2026 asgari ücretine çevrildi. Asgari ücretliler ve özel sektörde asgari ücrete yakın gelir elde eden çalışanlar, yeni yılda belirlenecek artış oranına odaklandı. Ekonomistler tarafından farklı oranlarda tahminler yapılırken, olası zam aralığına ilişkin değerlendirmeler de dikkatle takip ediliyor.

Son olarak ekonomist Hikmet Baydar, Ekol TV canlı yayınında yaptığı değerlendirmede artış oranının belirlenmesinde geçmiş yıl enflasyonunun önemli bir kriter olduğunu söyledi. Baydar, 2025 başında yapılan yüzde otuzluk zammın yıllık enflasyon karşısında reel getiriyi koruyamadığını belirtti. Baydar, yıl sonunda enflasyonun yüzde otuz bir–otuz iki civarında gerçekleşmesinin beklendiğini, bu nedenle ücretlilerin “birkaç puan ekside” yeni yıla gireceğini ifade etti.

‘Muhteşem Yedili’ ülke ekonomilerine kafa tutuyor
‘Muhteşem Yedili’ ülke ekonomilerine kafa tutuyor
İçeriği Görüntüle

Baydar, 2026 yılı için belirlenmesi beklenen enflasyon aralığının orta vadeli planda yüzde on altı olarak yer aldığını ancak piyasa tahminlerinin yüzde yirmi–yirmi üç bandında olduğunu söyledi. Bu nedenle asgari ücret zammının yüzde yirminin altına düşmesinin zor olduğunu dile getirdi.

Zam beklentisi yüzde yirmi–yirmi beş bandında

Ekonomist Baydar, asgari ücret için yüzde yirmi–yirmi beş aralığında güçlü bir beklenti oluştuğunu, kendisinin ise reel kayıpların kapanabilmesi için en az yüzde yirmi dört–yirmi beşlik bir artışın gerekli olduğunu vurguladı. Geçen yıl tahminleri tutan bazı uluslararası kuruluşların bu yıl yüzde yirmi civarında artış öngördüğünü de hatırlattı.

İç piyasaya etkisine dikkat çekti

Baydar, işverenlerin maliyet artışı kaygılarına rağmen asgari ücretin doğru seviyede yükseltilmesinin iç piyasada canlılık yaratabileceğini söyledi. Artışın refah payıyla desteklenmesi halinde yüzde yirmi dört–yirmi beş bandının “hakkaniyete daha uygun” olacağını ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi