Yeni bir araştırmaya göre nikotinli elektronik sigaralar, sigarayı bırakmada geleneksel yöntemlerden daha etkili olabilir. Ancak bu ürünlere yönelik artan inceleme, başka sağlık risklerine de dikkat çekiyor.
Oxford Üniversitesi’nden araştırmacıların yürüttüğü ve Addiction dergisinde yayımlanan çalışma, nikotinli elektronik sigaraların, sakız ve bant gibi diğer müdahalelere kıyasla sigarayı bırakmada daha etkili olduğunu ortaya koydu.
Araştırmacılar ayrıca, nerelerde daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu göstermek için bir “Kanıt ve Boşluk Haritası” geliştirdi.
Oxford’daki Nuffield Birincil Bakım Sağlık Bilimleri Bölümü’nde kıdemli araştırmacı ve öğretim üyesi olan Angela Difeng Wu, “Bu genel bakışın ve Kanıt ve Boşluk Haritası’nın, nikotinli elektronik sigaraların sigaradan uzak kalma üzerindeki etkilerine dair kanıtların ‘çelişkili’ olduğu yönündeki bazı iddialara son verebilmesini umuyoruz,” dedi.
“Aslında, başvurduğumuz tüm meta-analizlerde kanıtlar açık ve tutarlı: Elektronik sigaralar, insanların sigarayı bırakmasına yardımcı olmada etkilidir.”
İnceleme, ciddi olumsuz olaylara ilişkin kanıtların ise hâlâ net olmadığını gösterdi. Diğer çoğu yan etki için eldeki veriler, nikotinli elektronik sigaralar ile diğer tedaviler arasında çok az ya da hiç fark olmadığını ima etti.
Elektronik sigaralar uzun süredir sigaraya alternatif olarak mercek altında. Uzmanlar her koşulda en sağlıklı seçeneğin sigara içmemek olduğu konusunda hemfikir olsa da, artan sayıda çalışma, tütünü bırakmada olası bir yardımcı olarak bu ürünlere işaret ediyor.
Araştırmacılar, 2014 ile 2023 yılları arasında yapılmış 14 sistematik incelemeyi değerlendirdi.
Bunlar arasında yer alan 2024 tarihli bir Cochrane incelemesi, nikotin bantları veya sakız gibi Nikotin Replasman Tedavisi’ne (NRT) kıyasla, nikotinli elektronik sigara kullanan her 100 kişiden fazladan 2 ila 5’inin sigarayı bıraktığını ortaya koydu.
Oxfordlu araştırmacılar, son dönemde artan desteklere karşın, e-sigaraların sigarayı azaltmadaki rolüne ilişkin belirsizliklerin ve algılanan tartışmaların, uluslararası politikaları, klinik uygulamaları ve kişisel kararları zorlaştırdığını belirtti.




