Ahbap Derneği'ne ilişkin yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan internet yayıncısı Oğuzhan Uğur, emniyetteki sorgusunda şirket yapılanması, sosyal medya paylaşımları, gayrimenkul ve araç alımları ile hesap hareketlerine dair soruları yanıtladı. Medya faaliyetleri hakkında bilgi veren Uğur; Babala TV’de sigortalı çalışan olduğunu, Osis Yapım’da yüzde 25 hissesinin bulunduğunu ve Babala TV’nin annesinin üzerine kayıtlı bir aile şirketi olduğunu belirtti.
"Aktardığımız şey para değil bilgidir"
Deprem dönemindeki sosyal medya paylaşımları ve yardım faaliyetleri sorulan Uğur, Haluk Levent'in daveti üzerine Hatay'a giderek röportajlar yaptıklarını, ardından İstanbul'da yardım yayınlarını sürdürdüklerini anlattı. Yayınlarda AFAD ve AHBAP’ın teyitli IBAN numaralarını paylaştıklarını ifade eden Uğur, röportajlardaki "para topluyoruz" ifadelerinin yanlış anlaşıldığını savunarak, "Aktardığımız şey para değil bilgidir" dedi. AHBAP Derneği'nin mali yapısı ve toplanan bağışların kullanımına dair bilgisi olmadığını belirten Uğur, dernekten Haluk Levent dışında kimseyi tanımadığını ve yönetimle bir ilişkisi bulunmadığını söyledi.
Milyonluk işlemler ve araç alımı soruldu
Soruşturma birimleri, Uğur'a Babala TV hesaplarından yapılan yüksek tutarlı para transferlerini ve taşınmaz alımlarını da sordu. Çekmeköy'deki bir villanın alımı için yapılan 25 milyon TL'lik transfere ilişkin konuşan Uğur, bir medya grubuyla yapılan 30 milyon TL'lik program anlaşması kapsamında bu parayı aldıklarını, evin krediyle satın alındığını ve ödemelerinin sürdüğünü ifade etti. Şahsi hesaplarına aktarılan ve ardından "avans iadesi" olarak şirkete dönen 6,5 milyon TL'nin ise ev tadilatı, vergi borçları ve maaşlar için alınan borç para olduğunu savundu.
Hesaplarda yaklaşık 30 milyon TL'lik yapay işlem hacmi oluşturduğu değerlendirilen 9 milyon 700 bin TL'lik araç alımı işlemi hakkında da açıklama yapan Uğur, isim yanlışlığı nedeniyle bankanın işlemi iki kez iade ettiğini, bu yüzden üç kez tekrarlanan işlemin toplam tutarı artırmadığını ve suç teşkil etmediğini ileri sürdü.
Avukatlardan arama ve delil itirazı
İfadesinin son bölümünde dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama veya herhangi bir örgüte üyelik suçlamalarını kesin bir dille reddeden Uğur, ticari faaliyetlerinin muhasebeleştirildiğini kaydetti.
Uğur'un avukatları ise müvekkillerinin ev ve ofisinde gece vakti arama yapılmasının hukuki koşullarının oluşmadığını, el konulan dijital materyallerin elde ediliş şekli bakımından hukuka aykırılıklar barındırdığını ve bu delillerin geçersiz sayılması gerektiğini savundu. Hesap kayıtlarının resmi belgelerle incelenebileceğini belirten müdafi heyeti, Uğur'un serbest bırakılmasını ve hakkında takipsizlik kararı verilmesini talep etti.




