TBMM Adalet Komisyonu, ‘Terörsüz Türkiye’ süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı.

Akın Gürlek'ten 'internet gazeteciliği' için yasa sinyali
Akın Gürlek'ten 'internet gazeteciliği' için yasa sinyali
İçeriği Görüntüle

İYİ Parti'li milletvekilleri, komisyon salonunun kapılarının toplantı saatine 10 dakika kala açılmasına tepki gösterdi. Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, komisyon toplantısının açılışında konuştu. Yüksel, 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun kuruluş süreci, çalışmaları ve bu çalışmalar sonucunda hazırlanan komisyon raporunu anlattı ve 'Terörsüz Türkiye' hedefini aktardı. Teklife ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yüksel, "Bugün görüştüğümüz kanun teklifi anayasal yetkinin hukuk devleti ilkesi çerçevesinde kullanılmasının somut bir örneğini oluşturmaktadır. Bu çerçevede teklife ilişkin 4 temel hususun özellikle altını çizmek istiyorum. Birincisi; bu teklif bir af düzenlemesi değildir. Mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu kaldıran bir düzenleme söz konusu değildir. Devam eden soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını korumaktadır. İkincisi; bu teklif kişiye özgü bir düzenleme değildir. Teklifte öngörülen mekanizmalar; kişisel değerlendirmelere değil, kanunda açıkça belirlenen objektif şartlara, somut olgulara ve yetkili makamların kararlarına dayanmaktadır. Üçüncüsü; teklif geçici ve müstakil niteliktedir. Belirli bir amaca ve sürece özgülenmiş olup, kapsamı açıkça belirlenmiş, yorum yoluyla genişletilmeye kapalı istisnai hükümler içermektedir. Dördüncüsü; kanunda öngörülen mekanizmaların işletilmesi sıkı bir başlangıç şartına bağlanmıştır. Bu şart, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunda ortaya konulan kritik eşikle birebir örtüşmektedir" ifadelerini kullandı.

Salon değiştirilsin talebi

Ardından Yüksel, kanun teklifi üzerinde ilk imza sahibi olan AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül'e söz vermek istedi. Ancak komisyonda usul tartışması açılması için başta Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin olmak üzere muhalefet milletvekilleri talepte bulundu. İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun ise milletvekillerinin ayakta kaldığını ve ihtiyacı karşılamadığını belirterek salon değişikliği talebinde bulundu. Yüksel, öncelikle teklif üzerinde ilk imza sahibinin konuşması gerektiğini belirterek usul talebini karşılamadı ve salonun ise görüşme için yeterli olduğunu kaydetti.

'Yasa ile silahlar susacak'

Daha sonra kanun teklifi üzerinde ilk imza sahibi olan AK Parti Grup Başkan Vekili Abdulhamit Gül, teklife ilişkin bilgi verdi. 'Terörsüz Türkiye'nin şehit ve gazilerin eseri olduğunu ve bu nedenle onların emanetine sonuna kadar sahip çıkacaklarını vurgulayan Gül, "10 yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren, kalkınma ufkumuzu daraltan terör vesayeti, bugün bütünüyle tasfiye edilme aşamasına gelmiştir. Terör ve silahlı şiddet sadece canlarımıza kastetmemiş, aynı zamanda demokratik işleyişi, sivil toplumu ve yerel kalkınmamızı sekteye uğratmıştır. Bu yasa ile silahlar susacak, demokrasi ve adalet güçlenecektir. 'Terörsüz Türkiye' bir pazarlık ve al-ver sürecinin neticesinde ortaya çıkmamış, tamamen toplumumuzun beklentisi ile başlatılmıştır. Silahların sustuğu bir sürecin akabinde bölgemizde de huzurun teminatı Türkiye olacaktır. Özellikle belirtmek isterim ki kanun teklifimizi 367 imza ile arz ettik. Teklife atılan imza sayısı ve imza sahiplerinin siyasi parti gruplarına dağılımı dikkate alındığında emsali pek görülmemiş, tarihi nitelikte bir siyasi mutabakatın göstergesidir. Bu noktada imza veren her bir milletvekili arkadaşımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu.

'Temel koşul mgk kararı'

Gül, 'Terörsüz Türkiye' ile ekonomi, hukuk, demokrasi ve toplumsal huzur açısından yeni fırsatlar doğacağını ve AK Parti iktidarı boyunca inkar ve ret politikalarını kabul etmediklerini ifade etti. Gül, "Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte erteleme kararlarının re’sen ve derhal verilmesi söz konusu değildir. Temel koşul ve kritik eşik, söz konusu tespitin yapılması ve bu tespiti teyit eden MGK kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasıdır. Düzenlemenin kapsamı ise maddenin 2'nci fıkrasında; örgüt suçları, propaganda, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile 'Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'da düzenlenen suçlar şeklinde belirlenmiştir. Teklifin müteakip maddelerinde açıkça hükme bağlandığı üzere; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu, 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar ya da bu tarihten önce verilen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları, örgüt mensuplarının şahsi suçları kapsam dışındadır. Teklif, silah bırakan ve örgütsel faaliyetlerine tüm unsurlarıyla birlikte son veren PKK/KCK ve bununla bağlantılı her türlü oluşuma münhasıran hazırlanmıştır. Teklifin 3'üncü maddesinde, düzenleme kapsamına giren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ertelenme usulü ve şartları belirlenmektedir. Üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların 5 yıl süreyle, üst sınırı 15 yıl yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ise 10 yıl süreyle, ertelenmesi öngörülmektedir" dedi.

'PKK'nın kendisini feshetmesiyle süreç yeni bir boyut kazanmıştır'

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise 'Terörsüz Türkiye' sürecine dair, "Devlet Bahçeli 22 Ekim 2024 tarihinde MHP grup toplantısında PKK'nın kurucusu Abdullah Öcalan'a yaptığı tüm ezberleri bozan tarihi çağrı Türk siyasetinde bir dönüm noktası olmuştur. Bu tarihi çağrı gerçekten bir milattır. PKK'nın kurucusu Abdullah Öcalan 27 Şubat 2025'te örgütüne yaptığı çağrıyla buna cevap vermiştir. Bunun arkasından, 'Silahları bırakın, kongrenizi toplayın, örgütü ve bütün yan kuruluşlarını, bağlı kuruluşlarını dağıtın' demiştir. Gerçekten de ilerleyen zamanda bütün bu söylenenler gerçekleşmiştir. Sayın Devlet Bahçeli'nin yüzyılın en cesur dönüştürücü siyaset hamlesi PKK'nın kendisini feshetmesini ve silahları bırakma kararı almasıyla sonuçlanmıştır. Örgütün feshi ve silahları sembolik olarak yakması amasız fakatsız, şartsız kısaca bağlaçlar olmaksızın yürütülen bir sürecin önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. 12 Mayıs 2025'te kongresini toplayan PKK kendini feshetmesiyle süreç yeni bir boyut kazanmıştır. Yarım asra yakın bir süredir Türkiye'nin enerjisini, insan kaynaklarını, ekonomik refahını sömüren, bin yıllık kardeşliğe kasteden bir yapı tasfiye edilmiştir. Elbette bu sonuca ulaşmak kolay olmamıştır" ifadelerini kullandı.

'Bu yeni sayfa cumhuriyetin kuruluşu gibi tarihsel bir önemdedir'

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise Türkiye'nin tarihsel bir eşikte bulunduğunu kaydederek, "Bugün bulunduğumuz tarihsel eşik yalnızca mücadelenin değil aynı zamanda bugünün siyasal sorumluluğunun da ürünüdür. Barışın ve demokratik çözümün mümkün hale gelmesinde yıllardır emek veren toplumsal dinamiklerin, demokrasi güçlerinin, siyaset kurumunun, Mecliste sorumluluk alan bütün siyasi iradelerin ve bugün çözüm için sorumluluk üstlenen tüm aktörlerin bu süreçte çok büyük katkısı vardır. Farklı toplumsal ve siyasal kesimlerin, devlet kurumlarının ve karar vericilerin bu süreçte sorumluluk alması, diyalog ve çözüm iradesini göstermesi bu tarihsel eşikte yeni bir sayfa açılmasına önemli bir katkı sunmuştur. Açılan bu yeni sayfa tıpkı Amasya Genelgesi gibi, tıpkı Erzurum-Sivas kongreleri gibi, cumhuriyetin kuruluşu gibi tarihsel bir önemdedir; söz konusu olan tarihsel Kürt-Türk ilişkilerinin geleceğidir. Tekrar ifade etmek gerekirse amacımız ve mücadelemiz cumhuriyeti ikinci yüzyılında güçlü demokrasiyle buluşturmak, Kürt-Türk ilişkilerini demokratik temele oturtmaktır" diye konuştu.

'Bu yasa teklifi son derece özensiz'

Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, teklifin hazırlanışına itiraz ederek, "Bu yasa teklifi son derece özensiz, son derece dikkatsiz, içinde fahiş hatalar bulunduran, murat edilen silahların susması, terörün kalıcı olarak bitmesi amacına hizmet edip etmeyeceğine dönük olarak son derece kaygılarımızın olduğu ve özellikle yürütücüler bakımından iyi niyetin ve samimiyetin eksikliğini açıkça görüyoruz. Doğrusu, teklifi böyle görünce milletvekillerinin niye okumadan imzaladığını veya milletvekillerine niye okuması için fırsat verilmediğini anlıyorum çünkü milletvekilleri gerçekten bu metni okunmuş olsalar bence bu kadar imza atmazlardı. Doğru olan bizim yaptığımız. Yeri gelmişken söyleyelim, usulen görülmemiş, değerlendirilmemiş, tartışılmamış, ayrıntılandırılmamış bir teklifin milletvekilleri tarafından alelacele imzalanmış olması bir yanıyla üzüntü vericidir ama diğer yanıyla da milletvekillerinin milletten aldıkları vekalet yetkisini kötüye kullanmalarıdır, birilerine emanet etmeleridir. Oysa bizim burada konuşmamızın canlı yayında, TRT ekranlarında yayınlanmasının koşulu bu teklife peşinen ve görmeden imza atmış olmamız olmamalıydı diye düşünürüm" dedi.

Selahattin Demirtaş tartışması

Ardından Emir, suçun vasıflandırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken MHP'li Yıldız, uygulamanın sanık lehine olacağını belirtti. Emir, "O zaman, peki, diyorsunuz ki, 'Selahattin Demirtaş bundan yararlanamayacak' dedi. Yıldız bunun üzerine, 'Hukukçu olacaksın sen, yazık. Lehe olan uygulanır lehe" dedi. Emir şöyledevam etti, "Sayın Yıldız, sizin kadar deneyimli bir hukukçu olmamayı kabul ederim ama 'İki hüküm birbiriyle çelişiyorsa lehe hüküm uygulanır' hükmünü de elbette bilirim. Burada başka bir şeyden bahsediyoruz. Burada bahsettiğimiz şey şu, özellikle Demirtaş örneğinden giderek bunu açıklayalım: Şimdi, Kobani davasındaki suçundan dolayı terör suçundan dolayı mı kabul edeceksiniz? Yoksa onunla ilintili olan o adam öldürmeleri ilişkilendirecek misiniz? Çünkü orada çelişik durum var çünkü onun üzerinden, hala Demirtaş üzerinden bir pazarlık yürüttüğünüzü de görüyoruz. Bunun burada açıklanması lazım" değerlendirmesinde bulundu. İki isim arasında sataşmalar sürerken DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç araya girerek, 'Sizin kullanışlı aletiniz değil, Demirtaş üzerinden kurmayın cümlelerinizi. O bizim yoldaşımız" değerlendirmesinde bulundu.

'Açıkça terör propagandasıydı'

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz ise PKK terör örgütünün fesih beyannamesinden söz ederek, "Hem vallahi hem billahi hem tallahi koca koca partilerin koca koca sözcülerinin alkışına ve iltifatına mazhar oldu, televizyonlarda sayfa sayfa yayınlandı. Radyo Televizyon Üst Kurulunun denetlediği ulusal kanallarda terör örgütünün sözde fesih beyannamesiyle cumhuriyetin tapu senedi olan Lozan'ı, Türkiye Cumhuriyeti devletini asimilasyonla ve soykırımla itham ettiği alanlar da dahil olmak üzere ekranlarda gözümüze gözümüze sokuldu. Bu, açıkça terör propagandasıydı. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ulusal kanalları ve siyasetçileri açıkça terör propagandası yapmak durumunda kaldılar" ifadelerini kullandı.

'PKK'nın silah bırakmasından rahatsızlık duyuyorsunuz'

Poyraz'ın konuşması sırasında MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız araya girdi. Yıldız, 'Bir Mehmetçik'in kanının akmadığını da unutma. Unutma, unutma. Burnu bile kanamadı, unutma. Zorunuza mı gidiyor silahların bırakılması? PKK'nın silah bırakmasından rahatsızlık duyuyorsunuz. Bizim duygularımız değişmedi. Yetmiş üç senedir değişmedi" diye konuştu.

'Askerimizin, polisimizin hayatına kastedecek bir olaydan memnuniyet duymayız'

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz ardından şöyle cevap verdi;

"Dün de ifade ettim, bugün de ifade ediyorum. Bu salonda bulunan hiçbir milletvekilinin hiçbir askerimizin, polisimizin hayatına kastedecek bir olaydan memnuniyet duymasının mümkün olmadığından, sizlerin de asla bu duyguda olmayacağınızdan eminiz. Siz bir kere benden yaşça büyüksünüz. Bugüne kadar da aynı duyguyla, aynı kararlılıkla vatan, millet, memleket, asker, polisle ilgili duruşça orada olmanız gerekiyordu yani bu iki yılda değişen bir şey olamaz sizin duruşunuz da. O zaman bir sorun yok. Bakın, Sayın Yıldız, ben özellikle iki gündür, üç gündür. Özellikle DEM Parti ve MHP konuşmalarımın tamamında dışarıda tutuyorum, özellikle yapıyorum bunu çünkü nihayetinde MHP de DEM PARTİ de bu sürecin başından itibaren talep makamında. Bu talebi hayata geçirecek olan icra makamı iktidar partisi."

Kaynak: DHA