Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye'de yargı teşkilatının son yıllarda en çok konuşulan isimlerinden biri. Peki Akın Gürlek kimdir? İşte detaylar..
Gürlek, kariyerini ceza hukuku ve özellikle örgütlü suçlar alanında şekillendirmiş bir hukukçu.
1982 yılında Nevşehir'de doğan Gürlek, 2005'te Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mazun oldu.
2005'te Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra hâkim olarak farklı il ve ilçelerde çalıştı.
Türkiye'nin farklı bölgelerinde hakim olarak görev yaptı, daha sonra birinci sınıf hakimliğe yükseldi, özellikle İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi ve 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak kritik davalarda görev aldı.
Gülen yapılanması, DHKP-C ve çeşitli organize suç örgütleriyle ilgili dosyalarda verdiği kararlar, onu hem yargı camiasında hem de siyasi tartışmalarda sıkça anılan bir isme dönüştürdü.
Akın Gürlek'in yargıdaki yükselişi, 2 Haziran 2022'de Adalet Bakan Yardımcılığı görevine atanmasıyla yeni bir düzeye taşındı.
Gürlek bu görevde yargı reformları, adli süreçlerin hızlandırılması ve dijitalleşme gibi alanlarda yürütülen çalışmalarda aktif rol aldı.
8 Ekim 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevine getirilmesi ise kariyerinin en kritik dönemeçlerinden biri oldu.
Türkiye'nin en yoğun adliye yapısına sahip olan İstanbul'da yürüttüğü çalışmalar, hem operasyonel hem de idari açıdan geniş bir sorumluluk alanı içeriyordu.
Gürlek bu dönemde "terör", "organize suç" ve "kamu düzenini ilgilendiren soruşturmalarla" sık sık gündeme geldi.
CHP Genel Başkanı Özel ile arasındaki polemik
Akın Gürlek, hakim olduğu dönemde muhalif figürlerin yargılandığı davalarda verdiği cezalarla kamuoyunun dikkatini çekti.
Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na atandıktan sonra da kritik soruşturmalara imza attı.
Bunların arasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart 2025'te gözaltına alınıp dört gün sonra tutuklanması ile Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve menajer Ayşe Barım'ın tutuklanmasıyla sonuçlanan soruşturmalar da bulunuyor.
Gürlek, 2024 yılında kendisi için "seyyar giyotin" diyen CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında manevi tazminat davası açtı. Davada Özel'in Gürlek'e 480 bin TL tazminat ödemesine karar verildi.
Gürlek, Ekim 2025'te de ayında da Özel'in kendisi hakkında Lüksemburg'daki bir Türk şirketten maaş aldığı iddiası ile ilgili tazminat davası açtı.
Gürlek dava dilekçesinde iddiaları reddetti.
Gürlek'in açtığı soruşturmalar muhalefetin tepkisini çekerken iktidar kanadı ise başsavcıya tam destek veriyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Ocak 2025 tarihinde Akın Gürlek'i isim vermeden savunarak "Kimse yargı camiamıza parmak sallayamaz" dedi.
Hükümete yakın medya ile sosyal medyada da Gürlek için "devlet düşmanlarının üzerine cesurca giden bir hukukçu" yorumları yapılıyor.
Adliye'de nasıl tanınıyor?
Geçmişte Gürlek'in mahkeme başkanı olduğu duruşmalara katılan bazı avukatlar, Gürlek'in "son derece sert bir tarzı olduğunu, duruşmalarda üslubunun keskin olduğunu" aktarıyor.
BBC Türkçe'ye konuşan bu avukatlar, "Gürlek'in geçmişte zaman zaman savunma avukatlarıyla gerilim yaşadığını" söylüyor.
Avukatlar, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) üyelerinin yargılandığı davanın duruşmalarından birinde tüm avukatların heyeti protesto ederek salondan çıktığını belirtiyor.
Geçmiş dönemlerde muhalif kesimlere yönelik soruşturmalarla gündeme gelen bazı savcılardan farklı olarak ise Gürlek'in medya önüne çıkmaktan uzak durduğunu belirtiyorlar.
BBC Türkçe, İstanbul Adliyesi'ne Gürlek'le mülakat talebi iletmiş ancak herhangi bir yanıt alamamıştı.

Destekleyenler Gürlek hakkında ne diyor?
Son dönemde Gürlek'e yöneltilen eleştirilerin ardından başsavcıyı destekleyen açıklamalar da geldi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç 20 Ocak 2025'ta, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli soruşturmalarla ilgili yargı mensuplarını açıkça hedef alan ve yargı sürecini etkilemeye yönelik açıklamalar asla kabul edilemez" dedi.
Aynı gün AKP Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan da, "Hemşehrimiz Akın Gürlek'i hedef alan açıklamalar haddi aşan açıklamalardır" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 23 Ocak 2025'te isim vermeden Akın Gürlek'e destek verdi.
Erdoğan, "Kanunun verdiği yetkiyle hukuksuzlukların peşine düşen yargı mensuplarını kimse tehdit edemez, mahkemeler üzerinde baskı kuramaz, yargı camiamıza parmak sallayamaz" dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir de "Akın Gürlek, ülkesine ve milletine sadakatle bağlı, toplumun huzuru ve refahı ile cumhuriyetimizin temel değerlerinin korunması konusunda gayretle çalışan bir hukuk insanıdır" ifadelerini kullandı.
Hükümete yakın medyada ve sosyal medya yorumlarında da Akın Gürlek için "terörle iltisaklı kişilerin ya da devlet düşmanlarının üzerine cesurca giden bir hukukçu olduğu" yorumları yapılıyor.
Dikkat çeken kararları hangileri?
Gürlek, hakim olduğu dönemde birçok önemli davada mahkeme başkanıydı.
ÇHD ve HHB üyesi avukatlar, DHKP-C üyesi olmakla suçlandıkları davada 2018 yılında tahliye edildiğinde mahkeme heyeti görevden alındı.
Davaya Akın Gürlek atandıktan sonra yeni heyet 2019'da avukatlara hapis cezaları verdi. Cezalar 2020'de Yargıtay tarafından onandı.
Ceza alan avukatlardan Ebru Timtik, adil yargılanma talebiyle girdiği açlık grevi sonucu aynı yıl hayatını kaybetti.
Akın Gürlek'in başkanı olduğu mahkeme heyeti, 2018 yılında eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a "örgüt propagandası" suçlamasıyla 4 yıl 8 ay hapis cezası verdi.
Fotoğraf altı yazısı,Akın Gürlek'in başkanı olduğu mahkeme heyeti, 2018 yılında Selahattin Demirtaş'a "örgüt propagandası" suçlamasıyla dört yıl sekiz ay hapis cezası verdi.
2019 yılında Gürlek'in başkanı olduğu mahkeme, dönemin CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nu sosyal medya paylaşımları nedeniyle hapis cezasına çarptırdı.
Bu kararla Kaftancıoğlu'nun "parti yöneticisi olmasına kısıtlama" getirildi.
Aynı yıl, Gürlek'in heyet başkanı olduğu mahkeme Sözcü gazetesi yazarları ve yöneticilerini "FETÖ'ye bilerek ve isteyerek yardım" suçundan çeşitli hapis cezalarına çarptırdı.
İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde heyet başkanı iken Barış İçin Akademisyenler inisiyatifinin, "Bu suça ortak olmayacağız" başlıklı imza metniyle ilgili yargılama sürecinde de bulundu.
Bir akademisyen hakkında bir yıl üç ay hapis cezası yanında PKK tarafından öldürülen bir komiserin eşi ve ailesini ziyaret etmesi hükmü verdi.
Akın Gürlek'in başında bulunduğu mahkeme 2020'de, gazeteci Can Dündar'ı "kaçak" ilan etti ve gayrimenkullerine el koyma kararı verdi.
Gürlek, eski Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı'ya "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisini imzaladığı için "terör örgütü propagandası" suçundan 2,5 yıl hapis cezası verdi.
Gürlek geçmişte Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'na ilişkin verdiği hak ihlali kararına karşı çıktı.
2020'de AYM milletvekilliği düşürülen Berberoğlu'nun seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine karar verdi ve yerel mahkemeden yargılamanın durdurulmasını istedi.
Ancak Gürlek'in başkanı olduğu İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, AYM'yi yerindelik denetimi yapmakla suçlayarak kararı uygulamaya itiraz etti.
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bu süreçte Gürlek için "Adaleti katleden adamın adı Akın Gürlek'tir, yeni Zekeriya Öz'dür" ifadesini kullandı.
Gürlek, bu ifade nedeniyle Kılıçdaroğlu'na 75 bin liralık tazminat davası açtı ancak davayı kaybetti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduktan sonra neler yaşandı?
Akın Gürlek, Ekim 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandıktan kısa sonra dönemin Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında soruşturma başlatıldı.
Özer, 30 Ekim 2024'te "örgüt üyeliği" iddiasıyla tutuklanıp yerine kayyum atandı.
CHP lideri Özgür Özel, bu olaydan sonra başsavcı için "Akın Gürlek, seyyar giyotin, adaletin boynunu kesendir" ifadesini kullandı.
Özel, başka bir açıklamasında ise "Akın Gürlek, bu işleri yapacak başka bir elverişli emir eri bulunamadığı için bir telefonla 'Sen İstanbul'a lazımsın' denilip geldi, İstanbul'a başsavcı oldu" diye konuştu.
Bu açıklamaların ardından Özel hakkında Gürlek'e hakaret ettiği ve hedef gösterdiği gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.
Ayrıca Özel'e, kendisi hakkında manevi tazminat davası açan Gürlek'e 480 bin Türk Lirası tazminat ödeme cezası verildi.
Daha önce Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ahmet Özer, Aziz İhsan Aktaş davasında tutuksuz yargılanıyor.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli daha önce Ahmet Özer'e "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlamasıyla yargılandığı davada verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını açık biçimde eleştirmiş, kararın hem hukuki hem de vicdani açıdan sorunlu olduğunu söylemişti.
17 Ocak 2025'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da bulunduğu 23 kişi tutuklandı.
CHP Gençlik Kolları, bunun üzerine sosyal medyada CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Gürlek'e "seyyar giyotin" dediği bir video paylaştı.
Hakkında "kamu görevlisine hakaret ve terörle mücadele eden kişilere hedef göstermek" suçlamasıyla soruşturma başlatılan CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın, 20 Ocak'ta sabahın erken saatlerinde evinden alınarak ifade vermeye götürüldü, daha sonra serbest bırakıldı.
İBB Başkanı İmamoğlu bu olay üzerine Akın Gürlek'e şöyle seslendi:
"Senin amacın milletin gözünü korkutmak. Başsavcı sana söylüyorum. Senin evlatlarını bile bu muamelelerden kurtarmak için seni yöneten aklı bu milletin zihninden söküp atacağız. Söküp atacağız ki senin evlatlarının kapısına kimse dayanmasın."
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bu sözler üzerine Ekrem İmamoğlu hakkında Gürlek ve ailesini tehdit ettiği iddiasıyla soruşturma başlattı.
İmamoğlu "Konuşmamda tek kelime tehdit yok" dedi.
Rıza Akpolat ise 27 Ocak'ta İstanbul Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü'nde görülmeye başlanan Aziz İhsan Aktaş davasının sanıkları arasında.
Bu davada ilk karar 5 Şubat'ta açıklandı, geçici tedbirle görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar dahil dokuz sanık tahliye edildi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında soruşturma başlatıldıktan sonra 21 Ocak 2025'te tutuklandı.
Menajer Ayşe Barım ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan Gezi Parkı soruşturması kapsamında 27 Ocak 2025'te tutuklandı. Barım olaylarda rolü olduğu iddiasını reddetti.
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada savcı esas hakkındaki mütalaasını 10 Şubat'ta mahkemeye sundu ve Barım hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla 22 Şubat 2025'te soruşturma başlattı. Bu, kamuoyunda diploma soruşturması olarak biliniyor.
Daha sonra soruşturma tamamlandı ve İmamoğlu hakkında 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi.
12 Eylül 2025'te dava Silivri'de görülmeye başlandı.

İmamoğlu'nun tutuklanması ve İBB davası
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 19 Mart 2025'te, Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 100'den fazla isim hakkında çeşitli suçlardan gözaltı kararı verildiğini açıkladı.
Başsavcık tarafından yapılan açıklamaya göre, İmamoğlu hem Terör Suçları Soruşturma Bürosu hem de Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında gözaltına alındı.
Soruşturmalardan birinde İmamoğlu'nun da aralarında olduğu şüpheliler, "suç örgütü, irtikap, rüşvet, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırmak" ile suçlanıyor.
"Kent uzlaşısı" kapsamında gerçekleştirilen diğer soruşturma kapsamında da gözaltı kararları verdi.
Daha sonra İmamoğlu 23 Mart 2025'te, "yolsuzluk" soruşturması kapsamında tutuklandı, "terör" soruşturmasında ise serbest bırakıldı.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, İBB soruşturması kapsamında hazırlanan iddianameyi kabul etti ve ilk duruşma tarihini 9 Mart 2026 olarak belirledi.
Duruşma, Silivri'deki Marmara Cezaevi Yerleşkesi'nde inşa edilen özel duruşma salonunda yapılacak.
Davada Ekrem İmamoğlu dahil 105'i tutuklu 402 sanık yargılanacak.





