SGK’dan tartışmalı uygulama: Yurtdışında tatil yapanın emekliliği riske girebilir
SGK’dan tartışmalı uygulama: Yurtdışında tatil yapanın emekliliği riske girebilir
İçeriği Görüntüle

ABD ile İran arasında yaşanan gerilim ve savaş ortamının küresel piyasalara yansıması, başta enerji olmak üzere gıda ve ulaşım maliyetlerinde ciddi artışlara yol açtı. Fiyatlardaki bu yükseliş, Türkiye’de de hayat pahalılığını derinleştirirken, asgari ücrete ara zam yapılması yönündeki beklentileri yeniden gündeme taşıdı.

Ocak ayında net 28 bin 75 TL olarak belirlenen asgari ücret, artan enflasyon karşısında alım gücünü hızla kaybederken, çalışanlar temmuz ayında bir güncelleme olup olmayacağını merak ediyor.

Türkiye Gazetesi Yazarı İsa Karakaş, temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılmasının önünde herhangi bir hukuki engel bulunmadığını belirtti. Karakaş, bu konunun tamamen işçinin ihtiyaçları ve hayat pahalılığı ile ilgili olduğunu ifade etti.

Karakaş’a göre, asgari ücrette yapılacak olası bir artış, yüksek enflasyon karşısında çalışanların geçim koşullarını iyileştirmek ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesini sağlamak açısından kritik önem taşıyor.

Asgari ücrette 90 yıllık geçmiş

Asgari ücret uygulamasının Türkiye’de yaklaşık 90 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatan Karakaş, ilk düzenlemenin 1936 yılında yapıldığını, 1950’li yıllarda ise yerel komisyonlarla geliştiğini belirtti.

Geçmişte şehirli-köylü, tarım-sanayi veya yaş gruplarına göre farklılık gösteren asgari ücret uygulamasının, 2014 yılından itibaren tek tip hale getirildiğini ifade eden Karakaş, buna rağmen ücret dengesinin hâlâ sağlanamadığını vurguladı.

“Asgari ücret yılda bir kez artırılır” görüşünün yaygın olduğunu belirten Karakaş, tarihsel süreçte enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde ücretin yılda birden fazla kez güncellendiğini hatırlattı.

2000-2002 yılları arasında asgari ücretin yılda birkaç kez artırıldığına dikkat çeken Karakaş, “Asgari ücret sabit bir metin değil, hayat pahalılığına karşı bir yaşam destek aracıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Artan yaşam maliyetlerine dikkat çeken Karakaş, Türk-İş’in mart ayı verilerine göre açlık sınırının 32 bin 793 TL’ye ulaştığını, nisan ayında ise 34 bin TL’yi aşmasının beklendiğini aktardı.

Bu durumun, mevcut asgari ücret ile temel ihtiyaçların karşılanmasını zorlaştırdığını belirten Karakaş, “Yılın ilk aylarında oluşan fark bile binlerce lirayı buluyor. Bu şartlarda geçinmek değil, temel ihtiyaçları karşılamak bile güçleşiyor” ifadelerini kullandı.

Komisyon yapısı tartışma konusu

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısına da değinen Karakaş, komisyonun temsil yapısının uzun süredir tartışıldığını söyledi. Karakaş, komisyonda asgari ücretli çalışanları doğrudan temsil eden bir yapının bulunmadığını öne sürdü.

Kararların oy çokluğuyla alındığını hatırlatan Karakaş, hükümet ve işveren kesiminin uzlaşması halinde işçi tarafının etkisinin sınırlı kaldığını ifade etti.

“Temmuz kritik bir dönemeç”

Karakaş, mevcut ekonomik koşullar altında temmuz ayının sadece bir takvim dönemi değil, milyonlarca çalışan için hayati bir eşik olduğunu belirtti.

Yüksek enflasyon ve artan hayat pahalılığı karşısında asgari ücretlinin rahat bir nefes alabilmesi için güncellemenin gerekli olduğunu vurgulayan Karakaş, “Bu süreç, birçok hane için geçim mücadelesinin belirleyicisi olacak” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Haber Merkezi