Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü köşesinde CHP’de mutlak butlan kararı sonrası başlayan yeni parti tartışmalarını aktardı. Yeni parti çalışmalarının Silivri’de yapıldığını savunan Selvi, “Ekrem İmamoğlu, Silivri’de partinin kuruluşuyla ilgili çalışmaları hızlandırmış durumda. Bir yandan partinin kuruluş çerçevesini hazırlıyor, diğer yandan kurucu isimleri üzerinde çalışıyor. Özgür Özel adına ise Ankara’daki parti kurma çalışmalarını Önder Sav ile Bülent Tezcan yürütüyor” ifadelerini kullandı.

CHP’li Mühip Kanko: Türkiye otomobilde dünyanın en pahalı ülkelerinden biri oldu
CHP’li Mühip Kanko: Türkiye otomobilde dünyanın en pahalı ülkelerinden biri oldu
İçeriği Görüntüle

Selvi’nin bugünkü yazısından ilgili kısım şöyle;

Daha önce Ekrem İmamoğlu, Kartacalı ünlü komutan Hannibal’dan esinlenerek, “Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız” demişti. Salı günkü grup toplantısında da Özgür Özel, “Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız” dedi.

Bir yola çıktıkları belli. Eğer CHP’de yolları tıkanırsa yeni bir yol açacakları kesin.

Zaten yeni yolu açmak için kolları sıvayıp çalışmalara başladılar. Ama bakalım bu yol yeni bir otoban mı olacak, yoksa çıkmaz bir kavşağa mı dönüşecek?

Biz partinin kuruluşu için Ankara’da hangi ofis kiralandı, genel merkez binası olarak neresi tutuldu diye araştırıyoruz ama parti çalışmaları Silivri’de yapılıyor.

Ekrem İmamoğlu, Silivri’de partinin kuruluşuyla ilgili çalışmaları hızlandırmış durumda. Bir yandan partinin kuruluş çerçevesini hazırlıyor, diğer yandan kurucu isimleri üzerinde çalışıyor.

Özgür Özel adına ise Ankara’daki parti kurma çalışmalarını Önder Sav ile Bülent Tezcan yürütüyor.

Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel arasındaki diyaloğu ise avukatları sağlıyor. İmamoğlu’nun tuttuğu notlar düzenli olarak Özgür Özel’e aktarılıyor. Özgür Özel’in değerlendirmeleri ise yine avukatlar aracılığıyla Ekrem İmamoğlu’na iletiliyor.

Ekrem İmamoğlu, eski ANAP benzeri, dört eğilimi kucaklayan bir parti portresi çizmişti. İmamoğlu’nun CHP diye bir derdi yok. Ekrem İmamoğlu, CHP gömleğini çoktan çıkardı. “CHP benim için yük” dediği söyleniyor. Yeni parti kurup yeni kitlelere açılmayı tercih ettiği, CHP’nin 100 yıllık bagajını yüklenmek istemediği ifade ediliyor. Şimdilerde merkezi kucaklayan ‘Merkez Parti’ modeli üzerinde duruluyor.

İmamoğlu genel başkan

Benim size vermek istediğim asıl kulis bu değil. Şimdi sıkı durun. Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel arasında bir krizin patlak verdiği söyleniyor. Ekrem İmamoğlu, kendisini alelacele cumhurbaşkanı adayı ilan ettirdi ama hapse girmekten kurtulamadı. Bu kez de “Yeni kurulacak olan partinin genel başkanı ben olayım” diyormuş. Önce edindiğim kulis bilgileri ışığında Ekrem İmamoğlu’nun yeni parti için önerdiği yönetim modelini aktarmak istiyorum. Ekrem İmamoğlu, “Ben genel başkan olayım. Gökhan Günaydın Meclis’te Grup Başkanı olsun” diyormuş.

Özgür Özel ne yapacak

Peki Özgür Özel ne olacak? Özgür Özel ise cumhurbaşkanı adayımız olsun.

Peki Özgür Özel bunu kabul eder mi? Etmez. Etmemesi de lazım. Çünkü Özgür Özel tabanda tuttu. Dinamik bir CHP Genel Başkanlığı yaptı. Partiye heyecan getirdi. Kitleleri motive etmeyi başardı. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklandığı 19 Mart tarihinden itibaren sokağı harekete geçirdi, CHP tabanını konsolide etti. Başarılı bir genel başkanlık yaptı. Mutlak butlan kararından sonra da çizgisini başarılı bir şekilde sürdürüyor. CHP tabanının üçte ikisi yanında.

Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu arasındaki bu kriz nasıl aşılacak orasını bilmiyorum ama yeni kurulacak partide birisinin genel başkanlık hakkıysa o da tartışmasız Özgür Özel’dir.

Peki Özgür Özel’in istediği mi olur, Ekrem İmamoğlu’nun istediği mi? Artık roller değişti. İbre Özgür Özel’den yana. Şartları belirleme imkânı Ekrem İmamoğlu’nun değil, Özgür Özel’in elinde. Çünkü Özgür Özel hem tabanda güçlü hem de Meclis’te.

Varoluşsal kriz

Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den yaptığı müdahaleler nedeniyle yeni parti sancılı doğuyor. Böylece daha parti kurulmadan Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu arasında ilk kriz patlak vermiş oluyor. Bu kriz öyle sıradan bir kriz değil. Adnan Beker parti kurucusu olsun mu olmasın mı sorunu değil, varoluşsal bir kriz.

Kaynak: Haber Merkezi