İstanbul'un Esenler ilçesinde yaşayan Mesut Aslan'ın 3 yaşındaki kızı Rüveyda Asel Aslan, Nisan 2025'te rahatsızlandı.

Baba Mesut Aslan, kızını Gaziosmanpaşa'da bulunan özel hastaneye götürdü. Ailenin iddiasına göre, hastanedeki doktor, yapılan tetkikler sonucunda Rüveyda Asel Aslan'a alerji tanısı koydu ve ilaç yazarak taburcu etti.

Aslan ailesi, kızlarını alıp eve götürdü.

Saatler sonra fenalaştı, hayatını kaybetti

3 yaşındaki Rüveyda'nın 5 saat sonra tekrar rahatsızlanması üzerine annesi ve babası, kızlarını bu defa Bağcılar Devlet Hastanesine götürdü. Acile geldiklerinde durumu kötüleşen Rüveyda yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

Rüveyda Asel Aslan'ın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Ekim ayında açıklanan Adli Tıp Kurumu raporunda ölüm nedeninin enfeksiyona bağlı sepsis olduğu tespit edildi.

TEMU’dan Türkiye hamlesi: Yabancı ürün satışı askıya alındı
TEMU’dan Türkiye hamlesi: Yabancı ürün satışı askıya alındı
İçeriği Görüntüle

Asel ailesi evlatları için hukuk mücadelesini bırakmadı

Aile, yanlış teşhis ve ihmal iddiasıyla sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu.

Öte yandan ailenin avukatı, muayeneyi yapan doktor ile reçetedeki ismin farklı olduğunu ve bilirkişi raporu ile polis tutanakları arasında da kamera kaydı çelişkisi bulunduğunu öne sürdü.

O gece yaşananları anlatan baba Mesut Aslan, şöyle konuştu:

"Kızım 3 Nisan akşamı hastalandı. Vücudu buz gibiydi, gözleri şişti. Biz devamlı gittiğimiz hastaneye kızımızı doktora götürdük. Doktor, 'bu çocukta alerji var' diyerek alerji teşhisi koydu. Serum verdi. Bizi bir saat serum odasında beklettikten sonra, hemşireler de bu olaya şahit, kızımın damar yolunu bulamadılar.

'48 saat içinde iyileşir dedi'

Bulamadıkları için de doktora bir daha telefon açılmasını söyledim, bu çocukta alerji yoktur diye. Doktora telefon açtılar. Doktor alerji olduğunu söyledi defaatle. Bir saat sonra serum bittikten sonra aşağı indik, doktorun yanına gittik.

Doktor dedi ki, 'çocuğun gözlerindeki şişlik biraz inmiş'. 'Doktor Bey kızımın durumu iyi değil, hiçbir gelişme yok. İyileşme yok, serum yedi' dedim. 'Bu çocuk alerji olmuş beyefendi. 48 saat içinde iyileşecek' dedi. Bize ilaç verdi. 'İlaçları alın eve gidin' dedi. Biz de eve geldik. Sonra kızım, eşimin fark etmesiyle vücudunda soğuk ter akıyordu.

Çocuğun üstünü değiştirirken vücudunda morlukları fark etti. Hemen en yakın devlet hastanesi olan Bağcılar Devlet Hastanesi'ne götürdüm. Orada arabanın arkasına koymuştum hatta 5-10 dakikalık bir mesafe evimizden orası.

'Kucağımda vefat etti'

Arabanın arka koltuğundan kızımı aldım, acil servisin önüne geldiğimde kızım acil servisin önünde kucağımda vefat etti. Oradaki doktorlar çok uğraştılar, 45 dakika 1 saate yakın uğraştılar fakat kızım geri gelmedi.

Bizi zorla hastaneden çıkartan doktordan şikayetçiyiz, hastaneden şikayetçiyiz. Ben hastaneye gittiğimde bizimle ilgilenen doktor erkek doktordu fakat reçetenin üstünde bayan doktorun ismi var. Biz erkek doktordan şikayetçiyiz.

'Sağlık bakanlığı'ndan soruşturma talep ettik'

Biz şu an bu doktorun ismini bilmiyoruz. İsmini bilmediğimiz için de soruşturmada ilerleyemiyoruz. Şu an Sağlık Bakanlığı'ndan soruşturma talep ettik. Onun izin gelip gelmeyeceği hakkında bir bilgimiz yok. Adli Tıp raporlarımız çıktı.

Adli tıp raporunda kesin ölüm nedeni olarak kanında enfeksiyon çıkmış, sepsise bağlı. Ama doktor bunu fark etmemiş veyahut da dikkate almamış. Adalet Bakanlığımıza, Sağlık Bakanlığımıza ve savcılarımıza sesleniyorum; bir an önce bu işin sonuçlandırılmasını bekliyorum.

Kızımız hayat doluydu, neşeliydi. Kaybettik. Başka ailelerin de canının yanmasını istemiyoruz. Bu doktorlar hala şu an görevde. Biz sakinleştiricilerle ayakta duruyoruz şu anda."

Kaynak: DHA