Eski Van Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Bekir Kaya, yaklaşık 10 yıldır Silivri’deki Marmara 9 No’lu L Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuluyor. Kaya, cezaevinden İlke TV’ye yaptığı açıklamalarda Kürt meselesinin çözümüne yönelik yürütülen süreci ve çerçeve yasayı değerlendirdi.

Haber spikeri Erhan Çelik’in eşinin ölümü şüpheli bulundu: Otopsi istendi!
Haber spikeri Erhan Çelik’in eşinin ölümü şüpheli bulundu: Otopsi istendi!
İçeriği Görüntüle

Öcalan ile 2001’deki görüşmesini anlattı

Çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kaya, düzenlemeyi 40 yıllık çatışmanın çözümünde silah dışında atılan ilk tarihi adım olarak değerlendirdi. Kaya, 2001 yılında avukat olarak Abdullah Öcalan’ı ziyaret ettiğinde kendisinden duyduklarını şu sözlerle anlattı:

“Silahların bırakılması, artık siyasetin mücadelenin temel yöntemi olması ve ortak yaşam vurgusunu Abdullah Öcalan 2001’de de söylemişti. Ben bunu ondan dinlediğimde şaşırdım biraz ve biz o zaman onu yeterince anlamadık. Ziyaret dönüşü hem meslektaşlarıma hem Kürt siyasi çevrelerine bunu anlattım. Ama o zaman bu yeterince anlaşılmadı. Demek istediğim şu. Bugün ilk kez, eksiğiyle gediğiyle konuşulan ve Meclis’te de büyük bir mutabakatla, büyük bir oyla kabul edilen çerçeve yasayı, gelinen aşamayı doğru anlayalım diye söylüyorum bunu. Çünkü bu aslında 1993’ten beri, ama 2001’de de bizzat benim kendisinden duyduğum gibi, Abdullah Öcalan’ın silahların artık bu meseleyi çözmeyeceği fikrini ve ortak yaşam paradigmasını çok önce ortaya koyduğunu gösteriyor.”

“Öcalan, toplumsal dönüşümü gerçekleştirin diyor”

Kaya, Abdullah Öcalan’ın o dönemde söylediği, “Silahları bırakacağız ama silahları bırakmak için bir muhatap arıyoruz. Hem bunu konuşmak için hem de bunu gerçekleştirmek için” sözlerini de hatırlattı.

Kaya, Öcalan’ın meseleyi bir pazarlık süreci olarak görmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Abdullah Öcalan hiçbir zaman bu meseleye ‘bir masada oturalım, al ver yapalım, karşılıklı pazarlık yapalım’ gibi bakmadı. Şimdi de böyle bakmıyor. Onun için sürekli topluma, bütün demokrasi güçlerine, barış güçlerine, halklara, ‘örgütlenin, mücadele edin ve bunu güçlendirecek ve bunu güvence altına alacak toplumsal dönüşümü gerçekleştirin’ diyor.”

Çerçeve yasa değerlendirmesi: “Bu bir başlangıç”

Çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmesinde düzenlemenin hukuki açıdan sorunlu ve belirsiz yönleri bulunduğunu ifade eden Kaya, buna rağmen yasanın önemini koruduğunu söyledi.

Kaya, şöyle konuştu:

“Hukuki bir metin olarak bakarsanız çok sorunlu bir metin. Çok muğlak, çok belirsiz yanları var. Ama bu bir hukuk metni değil aslında. 40 yıldan sonra Kürtlerin eşitlik için verdikleri mücadelede silah dışında bir çözüm için ilk kez adım atılacak ve o adımı atan bir çatışma çözümü metni bu. O yüzden de bütün bu eleştiriler, kimseyi tam olarak memnun etmeyen bu metni kıymetsiz kılmıyor. Tam tersi, bütün bu eksiklerine rağmen, bunun arkasından adımlar atılacaksa o adımların önünü açmak için önemli bir metin. Bugüne kadar hiç olmamış bir şeydir bu metin, bu ortaya çıkan hukuki düzenleme. Onun için tam da bir başlangıçtır. Ama iktidarın bu zamana kadarki siyasi pratiğine baktığınızda, herkesi endişelendiren, kaygılandıran şeyler elbette var. Bundan sonrası da aslında toplumsal güçlerin örgütlenmesi ve mücadelesiyle başarılabilecek bir şeydir.”

“Yasanın kapsamı içindeyim”

Kaya, kendisinin de çerçeve yasa kapsamında olduğunu belirtti. Yasanın kendisine yakın zamanda ulaştığını söyleyen Kaya, “Milli Güvenlik Kurulu ne zaman karar alır ve uygulanmaya başlarsa, ben de bu yasanın kapsamı içindeyim” dedi. Kaya, avukatlar ve siyasetçilerden aldığı bilgilere göre yaklaşık 800-900 kişinin yasa kapsamı dışında kaldığını da belirterek, “Gelen avukat arkadaşlardan ve siyasetçilerden öğrendiğim kadarıyla yasa kapsamı dışında 800-900 kişi varmış” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Merkezi