CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın, Türk Hava Yolları (THY) ve iştiraklerinde görev yapan uçucu personelden gelen iddialar üzerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na yönelttiği 18 maddelik yazılı soru önergesi tartışma yarattı.

Kış’ın; uçuş güvenliği, kronik yorgunluk, teknik arıza kayıtları, “Daily Check” kontrolleri, yakıt baskısı, eşit işe eşit ücret, vergi uygulamalarındaki farklılıklar, sendikal süreçler ve personel haklarına ilişkin yönelttiği sorulara Bakanlığın yalnızca tek paragrafla yanıt verdiği belirtildi

Azerbaycan’a düşen İHA’nın ardından Erdoğan’dan Aliyev’e kritik telefon
Azerbaycan’a düşen İHA’nın ardından Erdoğan’dan Aliyev’e kritik telefon
İçeriği Görüntüle

Bakanlığın cevabında, THY’nin Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) mevzuatına göre faaliyet gösteren özel hukuk tüzel kişisi olduğu ve halka açık bir şirket olarak yükümlülüklerini yerine getirdiği ifadeleri yer aldı. Ancak önergedeki 18 sorunun hiçbirine ayrı ayrı yanıt verilmedi.

Uçuş emniyetine ilişkin iddialar

Kış’ın soru önergesinde özellikle uçuş emniyetine ilişkin çeşitli iddialar yer aldı.

Bu iddialar arasında uçucu ekiplerde kronik yorgunluk oluştuğu, zorlu coğrafyalara sürekli aynı kaptanların planlandığı, uçuş sonrası mesai dışında zorunlu raporlamalar yapıldığı ve “Daily Check” kontrollerinin kısa sürede yüzeysel şekilde gerçekleştirildiği yönündeki iddialar bulunuyor.

Ayrıca teknik arıza ve hatalı uçuş planlarının aksiyon alınmadan kapatıldığı, fazla yakıt alım istatistikleri üzerinden dolaylı baskı uygulandığı, üniformaların iş sağlığı açısından yetersiz olduğu, sağlık raporu alan personele maaş kesintisi yapıldığı ve vergi uygulamalarında farklılıklar bulunduğu iddiaları da önergeye yansıdı.

Bakanlık ise bu başlıkların hiçbirine doğrudan yanıt vermedi.

“Ben şirket yapısını değil, uçuş güvenliğini sordum”

CHP’li Gülcan Kış, verilen yanıtın Meclis’in denetim yetkisini fiilen yok saydığını belirterek Bakanlığa tepki gösterdi.

Kış, “Ben THY’nin ticari statüsünü sormadım. Uçuş güvenliğini sordum. ‘Daily Check’lerin nasıl yapıldığını, kronik yorgunluk iddialarını ve hatalı uçuş planlarının sümen altı edilip edilmediğini sordum. Personel üzerinde yakıt baskısı olup olmadığını sordum. 18 maddelik somut soruya tek paragraf genel geçer cevap verildi. Bu kabul edilemez” dedi.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı olduğunu hatırlatan Kış, uçuş emniyetinin “özel hukuk şirketi” gerekçesiyle denetim dışında bırakılamayacağını vurguladı.

“THY’ye siyasi kalkan mı var?”

Kış, kamuoyunda tartışılan bir başka noktaya da dikkat çekerek Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat ile Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın kardeş olduğunu hatırlattı.

Ulaştırma Bakanlığı’nın denetim sorumluluğunu yerine getirip getirmediğini soran Kış, “Uçuş güvenliği iddialarına neden tek kelime yanıt verilmiyor? THY yönetimi siyasi bir koruma kalkanı altında mı?” ifadelerini kullandı.

“Bu yanıt sorumluluktan kaçıştır”

THY’nin yalnızca ticari bir şirket olmadığını belirten Kış, şirketin aynı zamanda Türkiye’nin bayrak taşıyıcısı olduğunu söyledi.

Yolcu güvenliği, uçuş emniyeti ve çalışan sağlığının kamu sorumluluğu olduğunu ifade eden Kış, “Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu bu sorulara cevap vermek zorundadır. ‘Özel hukuk’ cümlesinin arkasına saklanarak uçuş güvenliği tartışmaları geçiştirilemez. Bu cevap bir yanıt değil, sorumluluktan kaçıştır” dedi.

Konuyu yeniden Meclis gündemine taşıyacak

CHP’li Kış, konunun takipçisi olacaklarını ve uçuş güvenliğine ilişkin iddiaların kamuoyu önünde şeffaf biçimde açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

“Uçuş güvenliği sorusuna tek kelime yoksa burada ciddi bir problem vardır. Bu konunun üzerini örttürmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Kadir Gürhan