GENAR Araştırma Şirketi Başkanı ve Yeni Şafak yazarı İhsan Aktaş, son dönemde gündeme gelen sermaye piyasası ve fon vurgununa ilişkin dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Aktaş, yaşanan skandalın dış güçlerin ya da vesayet kurumlarının bir oyunu olmadığını, doğrudan AK Parti yönetiminin bir "iç travması" olduğunu belirtti.

Sermaye piyasası soruşturması kapsamında tutuklanan isimler kimler?
Sermaye piyasası soruşturması kapsamında tutuklanan isimler kimler?
İçeriği Görüntüle

Yazısında, Türkiye ile Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünya mazlumları için bir umut, bir hayal ve büyük bir misyon taşıdığını ifade eden İhsan Aktaş, bu büyük misyonun son dönemde yeni ittifaklar ve anlaşmalarla gücüne güç katmaya çalışırken kan emici kişilerin ihanetiyle karşılaştığını kaydetti. Yaşananların adının doğru konulması gerektiğini vurgulayan Aktaş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu ihanet doğrudan yabancı güçlerin, içerideki vesayet kurumlarının ve darbecilerin ihaneti değil. Adını doğru koymak lazım: Bu aşağılık iş adamları, kamu kurumlarındaki imza yetkilileri ve onları koruyan siyasiler eliyle doğrudan AK Parti yönetiminin iç travmasıdır."

Sistemin yeniden yapılandırılması çağrısı

Sistemin bir sorunla karşılaştığında buradan doğru sonuçlar çıkarması gerektiğini belirten Aktaş, atılması gereken adımları sıraladı. Bu işe bulaşan dolandırıcı, amir, memur ve siyasetçi kim varsa hukuk karşısında hesabını vermesi gerektiğini ifade eden Aktaş, milletin sisteme olan güveninin bu şekilde yenilenebileceğini kaydetti. Başta sistem revizyonu tartışmaları olmak üzere bu mekanizmaların dünyadaki en başarılı örnekleriyle mukayese edilerek bir daha aksamamak üzere yeniden yapılandırılması gerektiğini belirten Aktaş, AK Parti’nin büyük devriminin siyasi devrimi olduğunu, ülkeyi vesayet ve memur devleti olmaktan çıkarıp büyük devlet yapan siyasi misyonun tekrar güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Eski bakan Taner Yıldız’dan fon açıklaması!
Eski bakan Taner Yıldız’dan fon açıklaması!
İçeriği Görüntüle

Son dönemde bazı çevrelerin sistem eleştirisini Cumhurbaşkanı'na yapılan bir eleştiri gibi göstererek güçlenen bürokratik oligarşiyi savunduğunu dile getiren Aktaş, liderin bir misyon ve ruh olduğunu, sistemin ise teknik bir mekanizma ve aygıt olduğunu ifade etti. Mekanizma aksaklık gösterdiğinde işlemeyen dişlinin sökülüp atılması gerektiğini belirten Aktaş, aksi takdirde vesayetçilerin kendi adlarına kullanmak için kutsallaştırdığı eski devlet zihniyetinin geri geleceğini ve kaderimize hâkim olacağını kaydetti.

AK Parti tabanının konuşarak, sorgulayarak ve kötüye razı olmayarak büyük bir sınav verdiğini belirten İhsan Aktaş, en tepe yönetimden oy veren seçmene kadar her bir vatandaşın partisinin hak ettiği yerde görmek istediğini ifade ederek, "Bu milletin AK Parti ile meselesi var. Meselesi olmasa ne eleştirir ne konuşur ne de isyan eder" değerlendirmesinde bulundu.

Aktaş'ın yazısından öne çıkanlar şu şekilde:

"Son günlerde bu büyük misyon, yeni ittifaklar, yeni anlaşmalar ve gücüne güç katmak için koşar adım ilerlerken birdenbire aşağılık adamların, ülke düşmanlarının, yukarıda zikrettiğimiz büyük misyona ihanet eden kan emici vampirlerin ihanetiyle karşılaştık.

Bu ihanet doğrudan yabancı güçlerin, içerideki vesayet kurumlarının ve darbecilerin ihaneti değil. Adını doğru koymak lazım: Bu aşağılık iş adamları, kamu kurumlarındaki imza yetkilileri ve onları koruyan siyasiler eliyle doğrudan AK Parti yönetiminin iç travmasıdır.

Sistem bir sorunla karşılaştığı zaman buradan doğru sonuçlar çıkarması gerekir:

1. Bu işe bulaşan dolandırıcı, amir, memur, siyasetçi kim varsa hukuk karşısında hesabını vermeli ve milletin sisteme olan güveni yenilenmelidir.

Afyonkarahisar'da saldırgandan kurtulan öğretmen yaşadıklarını anlattı!
Afyonkarahisar'da saldırgandan kurtulan öğretmen yaşadıklarını anlattı!
İçeriği Görüntüle

2. Başta sistem revizyonu tartışmaları dâhil olmak üzere bu mekanizmalar, dünyadaki en başarılı örnekleriyle mukayese edilerek bir daha aksamamak üzere yeniden yapılandırılmalıdır.

3. AK Parti’nin büyük devrimi siyasi devrimidir. Bu ülkeyi vesayet ve memur devleti olmaktan çıkarıp büyük devlet yapan siyasi misyonu tekrar güçlendirilmelidir.

Son dönemlerde bazı zevat, sistem eleştirisini Sayın Cumhurbaşkanı’na yapılan bir eleştiri gibi göstererek güçlenen bürokratik oligarşiyi savundular.

Lider bir misyondur, bir ruhtur. Sistem ise teknik bir mekanizma ve aygıttır. Mekanizma aksaklık gösterince işlemeyen dişli sökülüp atılır.

Aksi takdirde vesayetçilerin kendi adlarına kullanmak için kutsallaştırdığı devlet, vesayetçi eski devlet zihniyeti geri gelir ve kaderimize hâkim olur.

Bu milletin başka bir partisi yok, başka bir misyon taşıyacak güçlü bir organizasyonu yok. AK Parti tabanı konuşarak, kötüye razı olmayarak büyük bir sınav verdi.

En tepe yönetimden oy veren AK Partiliye kadar her bir vatandaş partisini hayal ettiği yerde görmek istiyor. Dolayısıyla bu milletin AK Parti ile meselesi var. Meselesi olmasa ne eleştirir ne konuşur ne de isyan eder."

Kaynak: Haber Merkezi