Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin genel merkezinde düzenlenen basın açıklamasında, “Fon Kriz Masası” gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fon soruşturmasının basit bir dolandırıcılık olayı olarak ele alınamayacağını belirten Emre, yaşananları kamu kurumlarının denetim ve yönetim sorumluluğu üzerinden değerlendirdi.
Emre, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Borsa İstanbul gibi kurumların varlığına dikkati çekerek, ilgili atamaların iktidar tarafından yapıldığını söyledi. Olayla ilgili bazı uyarıların gündeme geldiğini ancak işlemlerin sürdüğünü öne sürdü.
“Fon skandalı basit bir dolandırıcılık değil”
Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmesinde Emre, yaşananların daha geniş bir yönetim krizinin parçası olduğunu savundu. Emre, “Basit bir dolandırıcılık olayı olarak göremeyiz. Çok büyük bir yönetememe, bir çöküşü, iktidarın sebep olduğu büyük bir kriz olarak görmek lazım” ifadelerini kullandı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile ilgili daha önce yaptıkları açıklamaları da hatırlatan Emre, Kaya’nın eşiyle birlikte yatırdığı parayı yaklaşık 20 kat fazlasıyla geri aldığını öne sürdü. Emre, benzer şekilde fonlardan kazanç elde eden yabancı yatırımcıların da bulunduğunu ifade etti.
Merrıll Lynch’in 8 milyar liralık yatırımı gündemde
ABD merkezli yatırım bankası Merrill Lynch’in Türkiye’deki bazı fonlara yaptığı yatırımlara değinen Emre, bankanın Destek Faktoring, Özata Denizcilik ve Katılımevim gibi şirketlerle bağlantılı yatırımlarda bulunduğunu söyledi. Emre, bankanın fonlara giriş ve çıkış zamanlamasına ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme yaparak şu ifadeleri kullandı;
“Merrill Lynch, Türkiye'de fonlara giriyor. Hangi fonlara giriyor? Destek Faktoring'e giriyor, Özata Denizcilik, Katılımevim, en verimli fonları bulmuş. Birileri tavsiye etmiş 'bu fonlara gir' diye. En verimli fonları bulmakla yetinmemiş, zamanında girmiş, sonra da tam zamanında çıkmış.”
Yatırımcıların paralarının fonlarda kilitli kaldığı döneme işaret eden Emre, Merrill Lynch’in bu süreç başlamadan önce yatırımlarını çektiğini öne sürdü. Emre, “8 milyar lirayı alıp gitmiş” sözleriyle bankanın yatırımını geri çektiğini savundu.
Mehmet Şimşek’e etik sorusu
Merrill Lynch’in yatırım zamanlamasına ilişkin iddialarını sürdüren Emre, bankanın bu süreçte nasıl hareket ettiğine ve olası bir bilgi aktarımına ilişkin sorular yöneltti. Emre, “Kim haber uçurdu bunu bilmiyoruz değil mi?” ifadelerini kullandı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in geçmişte söz konusu kurumda çalışmış olmasına da değinen Emre, “Sayın Mehmet Şimşek'in eskiden çalıştığı bir kurum böyle bir vurgun yapmışken kendisinin Hazine ve Maliye Bakanlığı koltuğunda oturması ne kadar etik?” diye konuştu.
Emre’nin açıklamalarında dile getirdiği bilgi aktarımı ve yatırım zamanlamasına ilişkin değerlendirmeler, kendisinin iddiaları olarak aktarıldı.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına yanıt
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Zeynel Emre, mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun erken seçim ve demokrasiye ilişkin açıklamalarını değerlendirdi. Kılıçdaroğlu’nun erken seçim olması durumunda buna itiraz etmeyeceklerini söylemesine yanıt veren Emre, butlan sürecinin siyasi bir operasyon olduğunu düşündüklerini belirtti.
Emre, “Butlan geldiğinden beri biz bir Saray operasyonu olduğunu, bir Cumhur İttifakı eklemleme olduğunu hep ifade ettik” dedi.
Hükümetin anayasa değişikliği ve erken seçimle ilgili açıklamalarının bu değerlendirmelerini desteklediğini savunan Emre, yaşanan süreçte siyasi tepkilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yerine butlan kararına yönlendirilmek istendiğini öne sürdü.
Halk TV’ye el konulması meselesini de örnek gösteren Emre, benzer bir yaklaşımın başka konularda da görüldüğünü ifade etti.




