Selim Ercan

Elips TV’de Dursun Erkılıç’ın hazırlayıp sunduğu Karşıt Sinema programında yönetmenliğini Orhan Aksoy’un yaptığı, başrollerinde Hülya Koçyiğit (Aliye) ve Ahmet Mekin’in (Yüzbaşı Fuat) yer aldığı Vurun Kahpeye filmi konuşuldu.

Programın sürekli konuğu olan sinema yazarı ve film eleştirmeni Övünç Zaman, film ile ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Zaman, filmin “kasaba mikrokozmosu” üzerinden Cumhuriyet’in yurttaşlık, kadın ve seküler hukuk hattı ile buna karşı gelişen hiyerarşik ve cemaatçi zihniyet arasındaki gerilimi görünür kıldığını ifade etti.

Aliye’yi yabancı yapan kıyafeti değil, yurttaşlık fikri

Aliye’nin kasabadaki varlığının sıradan bir eğitim görevlisinden öte olduğunu belirten Zaman, onun devrimin birey fikrini ve kadının birey olma iddiasını taşıdığını söyledi. Bu nedenle hedef alınması kişisel bir husumet değil, bir rejim çatışmasıdır.

Zaman, modernleşmenin merkezin kararıyla başladığını, taşranın ise sinir uçlarında sınandığını vurguladı. Taşra yalnızca coğrafya değil; dedikodu, itibarsızlaştırma, toplu infial ve “ayıp” diliyle işleyen bir iktidar tekniği olarak da çalışıyor.

Din dili inançtan çok otorite aracı olarak işliyor

Filmde dini kavramların merhamet veya adalet için değil, “itaat üretmek” amacıyla kullanıldığını belirten Zaman, “Mesele teoloji değil, sosyoloji. Kim konuşacak, kim susacak, kimin sözü meşru sayılacak?” dedi. Film, yurttaşlık eşitliğini fazlalık gören ve yerine hiyerarşiyi koyan zihniyeti açıkça afişe ediyor.

Nicolas Cage, Örümcek Adam Evreninde! Spider-Noir için ilk fragman yayınlandı
Nicolas Cage, Örümcek Adam Evreninde! Spider-Noir için ilk fragman yayınlandı
İçeriği Görüntüle

Kadının iradesi çatışmanın merkezinde

Övünç Zaman, kasabanın öfkesinin çoğu zaman fikirle değil, kadının iradesiyle kavga ettiğini söyledi. Kadın birey olduğunda erkeğin kurduğu hiyerarşi sarsılıyor ve cemaatin kontrol ettiği “namus/ayıp” ekonomisi zayıflıyor. Film, kadının özneleşmesini “ahlak bozumu” olarak sunan dili teşhir ediyor.

Filmde linç mekanizmasının bireysel değil, kolektif olduğunu vurgulayan Övünç Zaman, otorite boşluklarında cemaatin kendini hukuk yerine koyduğunu söyledi.

Muhabir: Selim Ercan