CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Tarsus'ta ikinci sınıf sanayi tipi üzüm için açıklanan kilogram başına 11 liralık alım fiyatını eleştirdi. Kış, belirlenen fiyatın üretim maliyetlerini karşılamadığını ve üzüm üreticisini ekonomik açıdan zor durumda bırakacağını söyledi.
"Geçen yıla göre fiyat yüzde 39 düştü"
Geçen yıl kilogramı 18 liradan alınan ikinci sınıf sanayi tipi üzümün bu yıl 11 liradan alındığını hatırlatan Kış, buna karşın gübre, mazot, ilaç, sulama, elektrik ve işçilik gibi temel üretim girdilerinin maliyetlerinin önemli ölçüde arttığını ifade etti.
Üzüm alım fiyatındaki düşüşün üreticinin emeğini değersizleştirdiğini savunan Kış, geçen yıla göre yaklaşık yüzde 39'luk fiyat kaybının çiftçiyi zarara uğrattığını belirtti.
Hasat öncesinde yüksek sıcaklık nedeniyle bazı bölgelerde ürünlerin dalında zarar gördüğünü ve kilo kaybı yaşandığını dile getiren Kış, üreticinin hem verim kaybı hem de düşük alım fiyatı nedeniyle zor bir süreçten geçtiğini söyledi.
"Özelleştirme politikaları üreticiyi korumasız bıraktı"
Tarım politikalarını da eleştiren Kış, AKP'nin özelleştirme uygulamalarının devletin tarımdaki düzenleyici rolünü zayıflattığını öne sürdü.
Üreticiyi koruyacak etkin bir taban fiyat politikası, alım garantisi ve piyasa düzenleme mekanizmalarının bulunmadığını savunan Kış, mevcut uygulamaların üreticiyi özel sektörün belirlediği koşullara bağımlı hâle getirdiğini ifade etti.
"Alım fiyatı yeniden belirlenmeli"
Açıklanan 11 liralık fiyatın üretimin sürdürülebilirliğini olumsuz etkileyeceğini belirten Kış, iktidara alım fiyatının yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.
Kış, "11 lira üreticiye 'Bağını sök, toprağını terk et.' demektir. Çiftçimiz emeğinin karşılığını alamıyor ve üretimden vazgeçmeye zorlanıyor. Bu anlayış yalnızca üreticiyi değil, Türkiye'nin tarımsal üretim gücünü de zayıflatmaktadır." ifadelerini kullandı.
CHP'li Kış, ikinci sınıf sanayi tipi üzüm için açıklanan alım fiyatının üretim maliyetleri ve çiftçinin emeği dikkate alınarak yeniden belirlenmesini isterken, kamunun üreticiyi koruyan ve piyasayı düzenleyen rolünün güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.




