SpaceX’e ait Falcon 9 roketinin ikinci kademesi, uzun süren kontrolsüz yolculuğunun ardından Ay yüzeyine düştü. Yaklaşık bir yıldır uzayda sürüklenen 4 ton ağırlığındaki ve 12 metreden uzun roket parçası, çarşamba günü saatte 8 bin 700 kilometre hızla Ay’a çarptı.
Çarpışma anı doğrudan görüntülenemezken, Şili’de bulunan teleskoplar olayın ardından oluşan enkaz ve toz bulutunu tespit etti. Uzmanlar, roket parçasının yörüngesinin değişmesiyle Ay’a çarpmasının kaçınılmaz hale geldiğini belirtti.
Yaşanan olay, ABD ve Çin’in Ay’a insanlı görevler düzenleme yarışının hız kazandığı dönemde uzay çöpleri konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Teleskoplar çarpışmanın izlerini yakaladı
Boston Üniversitesinden gök bilimci Carl Schmidt, yapılan gözlemlerde Ay yüzeyindeki çarpışmaya ilişkin belirgin işaretlerin tespit edildiğini açıkladı.
Avrupa Güney Rasathanesi’nin Şili’deki Çok Büyük Teleskop’u (VLT), çarpışma sonrasında uzaya yayılan sodyum ve lityum akışını görüntüledi. Gök bilimciler, roket parçasının Ay’ın Einstein Krateri yakınlarında bulunan ıssız bir bölgeye düştüğünü tahmin ediyor.
Çarpışmanın oluşturduğu krater ve hasarın kesin görüntülerinin elde edilmesi için NASA’nın Ay Yörünge Keşif Aracı’nın (LRO) bölgeden geçerek inceleme yapması bekleniyor.
SpaceX gelecekteki riskleri azaltacak
SpaceX yetkilisi Julianna Scheiman, yaşanan olayın kasıtlı olmadığını açıkladı. Scheiman, güneş aktivitesi ve yer çekimi kuvvetlerinin birleşmesi nedeniyle roketin rotasının değiştiğini ve Ay’a yöneldiğini ifade etti.
Şirketin gelecekte benzer durumların yaşanmaması için NASA ile birlikte çalışmalar yürüttüğü belirtildi.
Falcon 9 roketinin ikinci kademesi, 15 Ocak 2025’te Cape Canaveral’dan iki özel Ay aracını uzaya göndermek amacıyla kullanılmıştı. Görevin tamamlanmasının ardından yörüngede kontrolsüz şekilde kalan roket parçası, zaman içinde Ay’a doğru sürüklenerek beklenen çarpışmayı gerçekleştirdi.
Daha önce 2022 yılında da Çin’e ait bir roket parçası benzer şekilde kontrolsüz olarak Ay yüzeyine düşmüş ve uzay çöplerinin gelecekteki Ay görevleri için oluşturabileceği riskler tartışılmıştı.




