Ünlü oyuncu Uraz Kaygılaroğlu, konuk olduğu bir YouTube programında kilo ve sağlık mücadelesiyle ilgili samimi açıklamalarda bulundu. 140 kilo olduğu dönemi hatırlatan Kaygılaroğlu, kilo verme sürecinin fiziksel olduğu kadar psikolojik bir mücadele olduğunu vurguladı.
Kilo verme sürecinin bir mecburiyetle başladığını söyleyen Kaygılaroğlu, “Başka çarem kalmadığı için, istediğim rolü alamadığım için, başarılı olmak istediğim için yürüyüşle başladım. Ardından bir diyetisyene gittim. Uzmanım ne dediyse harfiyen uyguladım; ne bir eksik, ne bir fazla. ‘Şu kadar yürüyeceksin’ dedi, yürüdüm. ‘Şu kadar su içeceksin’ dedi, içtim. Günlük leblebi hakkıma kadar sadık kaldım ve iki senenin sonunda bu işi başardım” dedi.

Beğenilmek motivasyonunu artırdı
Yeme bozukluğu yaşadığını itiraf eden Kaygılaroğlu, “Kilolu olduğum dönemde de eli yüzü düzgün birisiydim; o konuda şanslıyım, genetiğim iyi. Ancak mutsuzluğa bağlı bir yeme bozukluğu yaşadım ve bu işin böyle gitmeyeceğine karar verdim. Kilo verdikçe aynadaki görüntümden hoşnut olmaya başladım; giydiğimin yakışması ve beğenilmek motivasyonumu yükseltti. İnsan bu duyguyu bir kez kazanınca bir daha kaybetmek istemiyor” dedi.
Depresif dönemlerle mücadele
Başarı ve şöhretin getirdiği baskı dönemlerinde depresyon yaşadığını aktaran Kaygılaroğlu, “Her şey toz pembe değildi. ‘Yakışıklı adam’ evresine geçince, başarının ve şöhretin getirdiği ağırlıkla mücadele ettiğim depresif dönemlerim oldu. O süreçte yine yeme bozukluğu gösterip 5-10 kilo aldım. Sonra kendime geldim; ‘Bir saniye abi, yas dönemini bir kenara bırak ve sorunları çöz, hayatına dön’ dedim. Çünkü bunu yapmadığımda mutsuz olduğumu fark ettim” ifadelerini kullandı.

Disiplinli hayat ve çevresine etkisi
Şimdilerde disiplinli bir yaşam sürdüğünü ve çevresine de bu alışkanlığı aşılamaya çalıştığını belirten Kaygılaroğlu, “Sabah sete gitmeden 6’da kalkıp yürüyüşümü ve antrenmanımı yapıyorum. Etrafımdaki herkesi de bu konuda ‘zehirliyorum’; arkadaşlarıma ‘Hadi spora başlayın, sağlıklı beslenin’ diyerek onları iyi yönde yönlendiriyorum. Çevremi bu disiplin üzerine kurdum. Tek bir amacım var: Çok iyi ve güzel yaşlanmak” dedi.




