Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında ülke ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdağ, konuşmasına ülke genelinde meydana gelen orman yangınları nedeniyle olumsuz etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek başladı. Orman yangınlarına ilişkin değerlendirmesinde Özdağ, "Maalesef milli servet ormanlarımız, yeterli önlem alınmadığı için, yeterli hazırlık yapılmadığı için böyle yanıyor ve Türkiye orman fakiri bir ülke olmaya doğru ilerliyor" ifadelerini kullandı.
Üsküdar eleştirisi: "Bu demokrasi değil"
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından düzenlenen Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminde belediyenin AK Parti'ye geçmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özdağ, yargının siyasete müdahale ettiğini savundu. Özdağ, "Yargının müdahalesinin nasıl, 'atı alan Üsküdar'ı geçti' mantığıyla Üsküdar Belediye Başkanının değişmesine neden olduğunu gördük. Bu demokrasi değil. Bu adalet değil" dedi.
"Mansur Bey çok dengeli bir politika izliyor"
Basın toplantısında bir gazetecinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmesine ilişkin sorusunu yanıtlayan Ümit Özdağ, görüşmenin olağan olduğunu belirtti. Özdağ, Yavaş'ın siyasi yaklaşımına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"Mansur Bey'in Cumhurbaşkanı ile görüşmüş olması aslında çok normal bir gelişme olmalıydı. Sizin bana bu soruyu sormamanız gerekirdi. Ama Türkiye öyle anormal bir siyasal atmosfere bürünmüş durumda ki siz bana bu soruyu haklı olarak soruyorsunuz. Tabii benim görüşmeden haberim yoktu. Benim görüşmeden haberimin olmaması ne kadar normalse görüşmeden hem Özgür Özel'in hem de Kemal Kılıçdaroğlu'nun haberinin olması da o kadar anormal. Çünkü bir belediye başkanının bir tane genel başkanı olur. Neden iki genel başkana birden haber verilsin? Bunu anlamış değilim. Ama Mansur Bey dediği gibi bir denge politikası izliyor. Çok dengeli bir politika izliyor. Yani sadece iki dengeli değil, çok dengeli bir politika izliyor. Ama bu Mansur Bey'in zaten siyaset tarzıdır, her zaman yaptığı tarzıdır ve Türkiye'deki düşman ceza hukuku uygulamaları da bu tarzı Mansur Bey için bir zorunluluk haline getiriyor. Onun da bütün kamuoyu farkında. Öte yandan Ankara'nın halledilmemiş birçok sorunu var. Bu sorunlar için finansal çözümler gerekiyor ve bu noktada da Cumhurbaşkanı ile görüşmesi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı için bir ihtiyaç. Soru şu; 'Mansur Bey neden Erdoğan'la görüştü' değil, 'Erdoğan neden Mansur Bey'le görüştü?' Onu önümüzdeki günlerde anlayacağız."
"İktidar seçim ekonomisine geçiyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine ilişkin kararı değerlendiren Özdağ, iktidarın seçim hazırlığı yaptığını savundu. Özdağ, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"İktidar paraya sıkışmış durumda. Dışarıdan bekledikleri borçlar gelmiyor. Gelirse olağanüstü yüksek tefeci faizlerini dayatıyorlar. Artık borcu borçla çevirebiliyoruz. Onun için iktidar da miras yediler gibi memlekette ne bulursa, devletin elinde ne kaldıysa artık onları boşaltıyor, batan geminin malları mantığıyla 'kelepir köprü, kelepir otoyol' diyerek satışa sunuyor. Ve görüyoruz, seçim ekonomisine geçiyorlar. Seçime hazırlanıyorlar. Ve iktidar için seçimlere giderken fon oluşturma çabası içindeler. AK Parti bundan sonraki seçimi kazansa nasıl çözecek? 24 senede Türkiye'yi getirdiğiniz yer ortada. Nasıl şimdi milletten çıkıp tekrar 'Biz bu sorunları çözeriz' diye yetki istersiniz? Siz bu sorunları çözemezsiniz. Çünkü siz bu sorunların bizatihi nedenisiniz" dedi.
Diyarbakır Belediyesi'ne tabela tepkisi
Özdağ, Diyarbakır Belediyesi'nin esnafa Türkçe tabelaları kaldırıp yerine Kürtçe tabela asmaları halinde vergi indirimi sağlayacağı yönündeki söylemini de yeniden gündeme getirdi.
Özdağ, Diyarbakır'daki trafik işaretleri ve tabelalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"DEM'li belediyeler her yeri Kürtçe trafik işaretleri ve levhalarla dolduruluyorlar. Türkçe de ikinci dil olarak yazılıyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi bünyesinde Dil Koruma ve Geliştirme Şubesi kurulmuş. Bu trafik levhaları işini bu şubeye yaptırıyorlarmış. Şimdi duyuyoruz. Ve soruyorum Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne ve Diyarbakır Valiliği'ne: Diyarbakır Belediyesi esnafa, Türkçe levhanı indir, Kürtçe levha asarsan senden aldığımız vergiyi azaltacağız yarı yarıya diyormuş. Sayın Diyarbakır Valisi, bu doğru mu? Anayasa'ya aykırı bu talebin yerine getirilmesine siz Türkiye Cumhuriyeti devletinin Diyarbakır Valisi olarak izin verecek misiniz? Türk milletine haber vermeden özerk bölgeleri kabul ettiniz de milletin mi haberi yok, yoksa? Kime ve neye hizmet ediliyor? Eğer milleti umursamıyorsanız emin olun, büyük Türk milleti sandıkta kendisini umursamayanlara gereğini yapmak için sabırsızlıkla bekliyor."




