Avrupa’da ölçüm yapılan yerleşimler arasında hava kirliliğinin en yüksek olduğu 10 yerden 5’i de Türkiye’de. Avrupa sıralamasında Iğdır havası en kirli şehir olurken onu Buca (İzmir) takip etti. 4. sırada, Gödekli (Iğdır), 6. sırada Konya ve 9. sırada Düzce hava kirliliğinin en yüksek olduğu yerler arasında öne çıktı. Bu, Türkiye’deki 3 milyondan fazla insanın Avrupa’nın en kirli havasını soluduğu anlamına geliyor.
İsviçre merkezli bir hava kalitesi teknolojisi şirketi olan IQAir’in 8. kez hazırladığı Dünya Hava Kalitesi Raporu’nda bu yıl 143 ülke, bölge ve bölgedeki 9 bin 446 şehirdeki izleme istasyonlarından elde edilen PM2,5 hava kalitesi verilerini analiz etti. Bu yılki rapor, bir önceki yılla karşılaştırıldığında, 54 ülkede yıllık ortalama PM2,5 değerlerinde artış, 75 ülkede azalma ve iki ülkede ise değişiklik olmadığı görülüyor.
Rapor, şehirlerin yalnızca %14’ünün Dünya Sağlık Örgütü hava kirliliği yönergelerine uyduğunu ortaya koydu. Yeni veriler, orman yangınlarından kaynaklanan duman ve iklim değişikliğinin küresel hava kirliliğini artırmasıyla birlikte, küresel hava kalitesindeki iyileşmenin durma noktasına geldiğini gösterdi. Bazı bölgelerde iyileşmeler görülse de, önemli veri eksiklikleri devam ediyor ve küresel nüfusun yalnızca çok küçük bir kısmı, yerel ve gerçek zamanlı hava kalitesi bilgilerine erişebiliyor.
“Hava kirliliğinin bir yıllık yükü 138 milyar dolar”
Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay, Türkiye’nin Avrupa’da hava kirliliği en yüksek 4. ülke olmasını ve Avrupa’daki en kirli 10 yerin 5’inin Türkiye’de bulunmasının endişe verici olduğunu söyledi. Hava kirliliğinin birincil sorumluları arasında yer alan fosil yakıtlara işaret ederek fosil yakıtlardan çıkışın önemine değinen Emel Türker Alpay şöyle konuştu:
“Türkiye, 2025 raporunda endişe verici bir yükseliş gösteriyor. Ülkeler arasındaki sıralaması bir yılda 67. sıradan 39. sıraya taşındı. Bununla birlikte Avrupa’daki en kirli 10 yerden 5’inin Türkiye’de olması temiz hava için mücadelede kaybedecek zamanımızın olmadığını gösteriyor. Ancak Türkiye’de hava kirliliği halen düzenli ve yeterli olarak ölçülmüyor. Üyesi olduğumuz Temiz Hava Hakkı Platformu’nun her yıl hazırladığı Kara Rapor’a göre PM 2.5 oranını ölçen istasyonların %70’inden yeterli veri alınamıyor. Ancak yeterli ölçüm yapılsa ve yeterli veri alınsa dahi yönetmelikte hiçbir limit değer tanımlanmadığı için bir yaptırım söz konusu değil. PM 2.5 kirliliğinin en önemli kaynaklarından biri termik santraller. Yapılan çalışmalar yalnızca Afşin-Elbistan’daki termik santrallerin hava kirliliğine bağlı olarak en az 17 bin erken ölüme neden olduğunu gösteriyor. Bu nedenle hava kirliliği ile mücadelede atılması gereken adımlardan biri de ciddi sağlık sorunlarına yol açan kömür başta olmak üzere fosil yakıt kullanımının kademeli olarak sonlandırılmasıdır.”
Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Deniz Gümüşel “PM 2.5 hava kirliliğinin Türkiye ekonomisine yükü bir yılda tam 138 milyar dolar yani 2024 GSYH’sinin yaklaşık yüzde 10’u. Oysa temiz hava için alınacak önlemler kirli havanın yarattığı sağlık bedelinden çok daha düşük maliyetli. (PM2.5 kirliliğinin azaltılmasıyla her yıl 60 binin üzerinde hayat kurtarılabilir ve ekonomi üzerindeki ağır yük hafifletilebilir.) THHP olarak başlattığımız kampanya ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na PM2.5 için ulusal limit değeri belirleyin diyoruz. Bu kirliliği önlemenin ilk adımı. Kampanyamızda hedeftemizhava.org adresinden ulaşabilirsiniz” ifadelerini kullandı.



