ABD ile Çin arasında yapılması planlanan üst düzey zirve öncesinde, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri yeniden şekillendirebilecek yeni bir anlaşma paketi gündeme geldi.
İddialara göre Washington ve Pekin yönetimleri, ulusal güvenlik açısından risk taşımayan ürün gruplarında tarifelerin düşürülmesini ve karşılıklı ticaret hacminin artırılmasını hedefleyen yaklaşık 30 milyar dolarlık bir mekanizma üzerinde uzlaşmaya yaklaştı.
“Ticaret Kurulu” modeli gündemde
Görüşmelerin merkezinde, ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer tarafından mart ayında gündeme getirilen “Board of Trade” (Ticaret Kurulu) modeli yer alıyor.
Bu yaklaşımın, Çin’den ekonomik sistemini kökten değiştirmesini talep etmek yerine, stratejik öneme sahip olmayan sektörlerde ticaret dengesini yeniden kurmayı hedeflediği ifade ediliyor. Greer, konuya ilişkin değerlendirmesinde “Çin’in ekonomisini yönetme biçimini değiştirmesini istemiyoruz. Ancak iki sistem arasında ticareti daha dengeli hale getirecek bir yol bulunabilir” dedi.
Enerji ve tarım ürünleri başlığı
Müzakerelerde ABD’nin Çin’e yönelik enerji ve tarım ürünleri ihracatının artırılması da önemli başlıklar arasında yer alıyor. Bu kapsamda Çin’in ABD’den ithal ettiği petrol, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve kömür gibi ürünlere uygulanan ek vergilerin azaltılması gündemde bulunuyor.
Buna karşılık Washington’ın, tüketici elektroniği, ayakkabı ve bazı sanayi ürünlerinde Çin’e yönelik tarifelerde muafiyetleri değerlendirdiği belirtiliyor.
Yatırım mekanizması ve iç itirazlar
Zirvede ayrıca “Board of Investment” adı verilen yatırım odaklı bir mekanizmanın da ele alınması bekleniyor. Ancak ABD içinde bazı siyasetçiler ile otomotiv, çelik ve teknoloji sektör temsilcilerinin, Çin yatırımlarının Amerikan üretim kapasitesine zarar verebileceği gerekçesiyle sürece temkinli yaklaştığı aktarılıyor.
“Kontrollü ticaret” dönemi
Ekonomi çevrelerine göre olası bir tarife indirimi, küresel tedarik zincirlerinde rahatlama sağlayabilir ve enflasyon üzerinde sınırlı bir düşüş etkisi yaratabilir.
Bununla birlikte, teknoloji, yarı iletkenler ve güvenlik alanlarındaki kısıtlamaların devam etmesi nedeniyle sürecin tam bir normalleşmeden ziyade “kontrollü ticaret” modeli çerçevesinde ilerlemesi bekleniyor.





