ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Antalya Diplomasi Forumu'nda açıklamalarda bulundu.
İsrail'in aksine Suriye'nin İsrail'e yönelik askeri faaliyetlerde bulunmamasına rağmen ortada herhangi bir anlaşma olmamasına ilişkin soruyu yanıtlayan Barrack, "8 Aralık'tan bu yana Suriye, (Cumhurbaşkanı) Şara yönetimi altında İsrail'e tek bir kurşun bile sıkmadı. Aksine Cumhurbaşkanı Şara, defalarca İsrail ile sorun istemediklerini, düşmanlık aramadıklarını, bir saldırmazlık ve normalleşme anlaşmasına açık olduklarını söyledi" diye konuştu.
Barrack, İsrail'in güneydeki Dürzileri kendi akrabaları olarak gördüğünü ve Süveyda'daki olayların ardından İsraillilerin sınırı geçerek "Dürzileri koruduğunu" savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu, 7 Ekim'den sonra her şeyin değiştiğini açıkça söyledi. Sınırları umursamıyor, hatları umursamıyor, 1967 sınırını umursamıyor, 1974 sınırını umursamıyor, 8 Aralık hattını umursamıyor. Suriye, bu çatışmaya girmeyerek akıllıca davrandı. Bu nedenle ihlaller, sürekli devam ediyor. İsrail, bir konvoy gördüğü her seferinde bu hatları geçiyor çünkü iki taraf arasında hala güven yok."
Barrack, Suriye'nin "defalarca görüşmeye hazır olduklarını" dile getirdiğini ve İsrail'e karşı "hasmane bir tutum sergilemeyerek çok akıllıca davrandığı" ve "Suriye ile normalleşmeye Lübnan'dan daha önce varılacağı" yorumunu yaptı.
"Abraham anlaşması" mesajı
Barrack, İsrail'in 1948'den bu yana benimsediği yaklaşımın bölgedeki genel eğilimle örtüşmediğini, savaşların çözüm üretmediğini ifade etti.
Bölgesel sorunların çözümünün yine bölge ülkeleri tarafından bulunması gerektiğini belirten Barrack, bu çerçevede Abraham Anlaşması'nın uzun vadede çözümün parçası olabileceğini iddia etti.
Barrack, Suriye'de yürütülen sürecin Türkiye ile birlikte şekillenen bir "deney" niteliği taşıdığını belirterek, Türkiye'nin bölgedeki en güçlü ve işleyen ekonomilerden biri olduğunu söyledi.
Türkiye'nin yalnızca NATO'nun en büyük ikinci gücü olmadığını, aynı zamanda nüfusu, kaynakları ve askeri kapasitesiyle bölgedeki en önemli ve etkili aktörlerden biri olduğunu ifade etti.
"Ortadoğu'da güç unsuru belirleyici"
Barrack, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı "etkili bir lider" olarak nitelendirerek, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun da ülkesinin çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini iddia etti.
Ortadoğu'da güç unsurunun belirleyici olduğunu belirten Barrack, zayıflık algısının ülkeleri "dezavantajlı konuma" sürüklediğini ifade etti.
Suriye'deki gelişmeleri örnek gösteren Barrack, güçlü liderliklerin bölgedeki dönüşüm süreçlerinde etkili olduğunu, Türkiye'nin de bu çerçevede önemli rol oynadığını savundu.
"İsrail, Türkiye ile ittifak kurabilir"
Barrack, "İsrail, Abu Dabi ile ittifak kurduğu gibi Türkiye ile de ittifak kurabilir, Suudi Arabistan da İsrail ile ittifak kurabilir. İsrail halkının refahı için bence çözüm bu. Bu yüzden bu tür söylemlerin ortadan kalkacağını düşünüyorum. Türkiye, hafife alınacak bir ülke değil" ifadelerini kullandı.
ABD - Türkiye ilişkileri
Türk-Amerikan ilişkilerinin seyrine ilişkin soruyu yanıtlayan Barrack, son 16 ayda ABD ile Türkiye ilişkilerinde son 15 yıldan daha fazla ilerleme kaydedildiğini söyledi.
Barrack, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişki başta olmak üzere dışişleri, istihbarat, askeri ve ticari alanlarda gelişme olduğunu söyledi.
Türkiye'nin F-35 programından çıkarıldığını ancak ilişkilerin tamamen kopmadığını belirten Barrack, Boeing anlaşmaları, Halkbank gibi konularda ilerleme sağlandığını ve F-16 sürecinin de yeniden gündemde olduğunu söyledi.
Barrack, "Ülkeler arasındaki ittifak yeniden şekilleniyor. Suriye'de olanlar ise büyük ölçüde Türkiye'nin lehine oldu. Türkiye ve Suudi Arabistan, bazı kusurları olsa da bu 'filizlenen yapıyı' destekledikleri için büyük övgüyü hak ediyor, aslında bu süreçte belirleyici olan Türkiye'ydi. İki ülke arasındaki ilişkiler ise hiç olmadığı kadar iyi. Bence S-400 meselesine yakında bir çözüm bulunacak. Benim temsil ettiğim taraf açısından, F-35 programına yeniden kabul edilmek de mümkün" diye konuştu.
Hizbullah açıklaması
Hizbullah ile bir çözüm bulunması gerektiğini belirten Barrack, bu sürecin "Hizbullah'ı yok etmek üzerine kurulu olmaması gerektiğini" söyledi.
Barrack, ayrıca 2024'te neyin işe yaramadığının görüldüğünü, halihazırda yürürlükte olan ve taraflardan gelen taleplere yanıt veren çok taraflı bir mekanizmanın bulunduğunu ifade etti.




